|
ÖZET: İşyeri açma ve çalışma ruhsatı muafiyeti bulunan bazı işyerlerinden emlak vergisinin mesken üzerinden tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, bina vergisinin kimler tarafından ödeneceğini ve vergi oranlarını belirlemektedir. Özellikle büyükşehir belediye sınırları içinde, meskenler için vergi oranı binde bir, diğer binalar için ise binde iki olarak uygulanmakta ve bu oranlar %100 artırımla tahakkuk ettirilmektedir.
Yapılan incelemelerde, ruhsat muafiyeti olan avukatlık büroları, muhasebe hizmeti veren işyerleri ve diş tabipleri gibi 80 işyerinden 35’inin emlak vergisi beyannamelerinin mesken olarak verildiği görülmüştür. Bu durum, söz konusu işyerlerine emlak vergisinin işyeri üzerinden değil, mesken üzerinden tahakkuk ettirilmesine yol açmıştır. Kamu idaresi, emlak vergisi ile ilgili saha çalışmalarına başladığını belirtmiştir; ancak ruhsat alma zorunluluğu bulunmayan bu işyerleriyle olan ilişkilerinin sınırlı olması, beklenen vergi gelirlerinin düşmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak, kamu idaresinin emlak vergisi tahakkuk ve tahsilat süreçlerini mevzuata uygun hale getirmesi ve bu işyerlerinden elde edilmesi gereken vergi gelirlerini artırması gerekmektedir. Bu sayede, idarenin gelir kaybının önüne geçilmesi mümkün olacaktır. |
BULGU: İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Alma Zorunluluğu Bulunmayan Bazı İşyerlerine Emlak Vergisi Tahakkukunun Mesken Üzerinden Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İşyeri açma ve çalışma ruhsatından muaf olan işyerlerinin büyük bir kısmından emlak vergisinin, mesken üzerinden tahakkuk ve tahsil edildiği görülmüştür.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Mükellef” başlıklı 3’üncü maddesinde, bina vergisini; binanın malikinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği ifade edilmiş; Kanun’un “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinde ise, bina vergisinin oranının meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde iki olduğu, bu oranların, 5216 sayılı Kanun’un uygulandığı büyükşehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Kanun’un “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33’üncü maddesinde;
“Vergi değerini tadil eden sebepler aşağıda gösterilmiştir:
3. Bir binanın kullanış tarzının tamamen değiştirilmesi veya bir binanın ikamete mahsus mahallerinden bir kısmının dükkân, mağaza, depo gibi ticaret ve sanat icrasına mahsus mahaller haline kalbedilmesi, (Bu hükmün uygulanmasında bir apartmanın her dairesi bir bina sayılır ve tadil sebebi, yalnız kullanış tarzı tamamen veya kısmen değiştirilen daire için geçerli olur.)
hükümlerine yer verilmiştir.
Yapılan incelemede, 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun hükümlerinden muaf tutulan avukatlık büroları, serbest muhasebeci ve mali müşavirlik hizmeti veren işyerleri, diş tabipleri gibi işyerlerinden örnek olarak seçilen 80 adet işyerinden 35’inde emlak vergisi beyannamelerinin mesken olarak verildiği ve bu nedenle söz konusu yerlere işyeri üzerinden değil mesken üzerinden emlak vergisi tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.
Kamu İdaresince, emlak vergisine yönelik saha çalışmalarına başlandığı ifade edilmiştir.
Söz konusu yerlerin İdareden ruhsat alma zorunluluğu bulunmadığından İdare ile ilişkileri diğer işyerlerine göre daha sınırlı olmaktadır. Bu nedenle İdarenin bu yerlerden elde etmesi gereken vergiler, olması gerekenden daha düşük tutarlı olmaktadır.
Sonuç olarak, İdare tarafından gerekli saha çalışmalarının tamamlanarak emlak vergisi tarh, tahakkuk ve tahsilinin mevzuata uygun olarak yapılması ve İdarenin gelirlerinde meydana gelen kaybın giderilmesi gerekmektedir.