ÖZET: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2020-2024 yılları arasında kaçak hafriyat dökümü nedeniyle kesilen idari para cezalarına ilişkin haciz işlemlerini etkin bir şekilde uygulamamıştır. Sayıştay denetim raporlarına göre, toplam 1.715.070.194,01 TL tutarında cezanın yalnızca 171.861.457,92 TL’si tahsil edilebilmiştir. Haczedilen 1.091 adet menkul mal ve 551 adet gayrimenkul için ise 6183 sayılı Kanun kapsamında gerekli işlemler yapılmamıştır.

Büyükşehir Belediyesi, 5216 sayılı Kanun ve 2872 sayılı Çevre Kanunu çerçevesinde, çevre kirliliğini önlemek ve hafriyat atıklarının yönetimini sağlamakla yükümlüdür. Ancak, yapılan denetimlerde, çevreye zarar verecek şekilde atık dökümü gerçekleştirenler hakkında uygulanan cezaların etkin bir şekilde tahsil edilmediği tespit edilmiştir. Haciz uygulamaları sonrasında, ilgili malların satış işlemlerinin yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Sonuç olarak, idari para cezalarının tahsili için gerekli adımların atılması ve haczedilen malların belirlenen süreler içinde satılması gerekmektedir. Bu durum, çevre koruma yasalarının etkinliğini artırmak ve kaçak hafriyat dökümünü önlemek açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Kaçak Hafriyat Dökümü Neticesinde Kesilen İdari Para Cezalarına İlişkin Yapılan Hacizlerin Uygulanmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İstanbul genelinde kaçak hafriyat dökenlerin tespiti neticesinde kesilen idari para cezalarına ilişkin yapılan hacizlerin işleme koyulmayarak uygulanmadığı görülmüştür.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde;

“Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:

… inşaat malzemeleri hurda depolama alanları ve satış yerlerini, hafriyat toprağı, moloz, kum ve çakıl depolama alanlarını, odun ve kömür satış ve depolama sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak; büyükşehir katı atık yönetim plânını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek, bu amaçla tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; sanayi ve tıbbî atıklara ilişkin hizmetleri yürütmek, bunun için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek; deniz araçlarının atıklarını toplamak, toplatmak, arıtmak ve bununla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmak.”

Hükmü tesis edilmiştir.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Kirletme yasağı” başlıklı 8’inci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama verme, depolama, taşıma, uzaklaştırma ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu belirtilmiş; mezkur maddenin ikinci fıkrasında da kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenlerin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

18.03.2004 tarihli ve 25406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Genel Esaslar” başlıklı 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında; hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının, üretici ve taşıyanları tarafından belediyelerin veya mahallin en büyük mülki amirinin gösterdiği ve izin verdiği geri kazanım ve depolama tesisleri dışında denizlere, göllere, akarsulara veya herhangi bir yere dökülmesi ve dolgu yapılmasının yasak olduğu, üçüncü fıkrasında; yapılan denetimlerde hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarını Yönetmelik’te belirtilen esaslara aykırı olarak çevre kirliliğine neden olacak şekilde alıcı ortama verdiği tespit edilen üretici, taşıyıcı ve depolayanlar hakkında 46’ncı maddede belirtilen cezai işlemler uygulanacağı, ayrıca tespit edilen eksiklik veya kirlilik, tebliğ edilen süreler içinde giderilmezse bu atıkların toplanması, taşınması ve bertarafı maliyetinin ilgililerden peşin olarak tahsil edileceği düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmelik’in “Yönetmeliğe Aykırılık” başlıklı 46’ncı maddesinde; Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında Kanun’un 15 ve 16’ncı maddelerinde belirtilen merciler tarafından gerekli işlemlerin yapılacağı ve Kanun’un 20, 21, 23, 24 ve 26’ncı maddelerinde belirtilen cezaların verileceği düzenlemesi bulunmaktadır.

Ayrıca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun “Kanunun şümulü” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur”

Hükmü bulunmaktadır.

Bahse konu Kanun’un “Ödeme emri” başlıklı 55’inci maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmalarının lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; “Haciz başlıklı” 62’nci maddesinde; borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haciz olunacağı; “Menkul malların satışı” başlıklı 84’üncü maddesinde; menkul malların tahsil dairelerince, köylerde ihtiyar kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılacağı; “Satış ve satış komisyonları” başlıklı 90’ıncı maddesinde; gayrimenkullerin, satış komisyonlarınca fiziki veya elektronik ortamda açık artırma ile satılacağı, satış komisyonunun oluşumunun alacaklı amme idarelerince belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; hafriyat toprağı sahalarını belirlemek, bunların taşınmasında çevre kirliliğine meydan vermeyecek tedbirler almak büyükşehir belediyesinin görevleri arasında sayılmış, her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek ve benzeri faaliyetlerde bulunmanın yasak olduğu, hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının, üretici ve taşıyanları tarafından belediyelerin veya mahallin en büyük mülki amirinin gösterdiği ve izin verdiği geri kazanım ve depolama tesisleri dışında herhangi bir yere dökülmesi ve dolgu yapılmasının yasak olduğu, Yönetmelik’te belirtilen esaslara aykırı olarak çevre kirliliğine neden olacak şekilde alıcı ortama verdiği tespit edilen üretici, taşıyıcı ve depolayanlar hakkında 46’ncı maddede belirtilen cezai işlemlerin uygulanacağı, belediyelere ait para cezalarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun’un uygulanacağı, verilen para cezası neticesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarın tahsil dairesince haciz olunacağı, menkul malların tahsil dairelerince haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içinde satışa çıkarılacağı, gayrimenkullerin, satış komisyonlarınca fiziki veya elektronik ortamda açık artırma ile satılacağı anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, hafriyat sahaları dışında kaçak bir şekilde çevreye dökülen hafriyat atıklarına ilişkin olarak 2020-2024 yılları arasında 4739 adet tespit tutanağı düzenlendiği, bunun sonucunda ceza tatbik olunanlara ödeme emri tebliğ edildiği, tebliğ edilen ödeme emirlerinin 3429 adedinin kesinleşerek 1.715.070.194,01 TL idari para cezası meydana geldiği, kesilen idari para cezalarından 171.861.457,92 TL’sinin tahsil edildiği, tahsil edilemeyenlere ilişkin olarak 1091 adet menkul malın ve 551 adet gayrimenkul malın haczedildiği, tahsil edilemeyen ve haciz uygulanan menkul ve gayrimenkul mallara ait 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; hafriyat sahaları dışında yapılan kaçak hafriyat dökümü neticesinde, kesilen idari para cezaları için ödeme emri düzenlendiği ve ilgilisine tebliğ edildiği, tebliğ işlemlerinden sonra banka haczi, araç haczi, gayrimenkul haczi uygulandığı, tahsil edilemeyen hafriyat araçları için yakalamalı haciz yapıldığı ve ilgili araçlara el konulduğu, yakalanan araçlarla ilgili satış işleminin ise kamu yararı gözetilerek yapılan değerlendirmeler sonucu yapılmaya başlanacağı ifade edilmiştir. Ancak kesilen 1.715.070.194,01 TL idari para cezasının sadece 171.861.457,92 TL’sinin tahsil edildiği ve haczedilen menkul ve gayrimenkullere ilişkin 6183 sayılı Kanun kapsamında işlem yapılmadığından dolayı İdare cevabı yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, İdare tarafından Çevre Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlar uyarınca kesilen idari para cezalarına ilişkin haczedilen malların belirlenen sürelerde sattırılarak cezalardan kaynaklanan alacakların tahsil edilmesi gerekmektedir.