BULGU: Kamu İdaresi Alacaklarına İlişkin Takip Sürecinde Eksiklikler Bulunması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bakanlık tarafından faaliyet alacaklarına ilişkin olarak yürütülen terkin, ret ve iade işlemleri ile takipli alacakların takibine ilişkin işlemlerin etkin olarak yürütülmediği görülmüştür.
30.12.2006 tarih ve 26392 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 51’inci maddesinde; “Gelirlerden alacaklar hesabı; mevzuatı gereğince gelir olarak tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler, duran varlıklar ana hesap grubu içindeki gelirlerden alacaklar hesabında kayıtlı tutarlardan dönem sonunda vadesi bir yılın altına inenler ile bunlardan yapılan tahsilat veya terkinlerin izlenmesi için kullanılır.” denilmektedir.
Aynı Yönetmelik’in 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 54’üncü maddesinde ise, “Gelirlerden takipli alacaklar hesabı; mevzuatı gereğince tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, diğer gelirler ve sermaye gelirlerinden ortaya çıkan alacaklardan takibe alınan tutarlar ile bunlardan yapılan tahsilat, tecil ve terkinlerin izlenmesi için kullanılır.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Bakanlığa ait ve mevzuatı gereğince idare geliri olarak tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirlerin 120-No.lu hesapta, bu alacaklardan takibe alınanların ise 121-No.lu hesapta izlenmesi gerekmektedir.
Ayrıca Mezkur Yönetmelik’e göre her iki alacak grubu için; ilgi alacaklardan yapılan terkin ve indirimlerin ilgisine göre 120-220-121-No.lu hesaplara alacak diğer yandan 630 Giderler Hesabına, indirimler 610 İndirim, İade ve İskontolar Hesabına borç kaydedilmesi gerekmektedir.
Ancak, Bakanlık adına tahakkuk eden alacaklardan takipli hale gelenlerden bazılarının 120-No.lu hesapta izlenmeye devam edildiği, ilgili alacak tutarlarının 121-No.lu hesaba aktarılmadığı tespit edilmiştir.
Söz konusu durumun; Bakanlığa ait takipli alacakların etkili olarak izlenmesine engel olmakla birlikte, ilgili alacakları kapsayacak genel düzenlemelerin usulüne uygun tesis edilmesini de güçleştireceği düşünülmektedir.
Şöyle ki; 12.03.2023 tarih ve 32130 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “7440 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile kapsam dahilinde olan idarelere ait alacaklar için bazı düzenlemeler öngörülmüş olup ilgili Kanun’un “Kesinleşmiş alacaklar” başlıklı 2’inci maddesinin birinci fıkrasında; kapsamda bulunan idarelere ait alacaklardan vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin, bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının, bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezaları ile sayılan bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ve bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i amme alacaklarının farklı oranlarda terkin edilebileceği ifade edilmiştir.
Mezkur Kanun’un “Diğer hükümler” başlıklı 10’uncu maddesinin birinci fıkrasında ise; “Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun’a göre takip edilen alacaklardan, vadesi 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde 1/1/2023 tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ve bir amme borçlusu adına tahakkuk etmiş asli ve fer’i alacakların toplamı tüm tahsil daireleri itibarıyla 2.000 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir. Bu tutarın tespitinde 1/1/2023 tarihi itibarıyla tahsil dairesi kayıtları esas alınır.” denilmektedir.
Kanun kapsamında düzenlemeye tabi tutulan çoğu alacağın, ilgili idarelerce takibi sağlanması gereken takipli alacak niteliğinde olduğu açıktır.
Bakanlık tarafından bahsi geçen Kanun kapsamında terkin edilen alacaklar özelinde gerçekleştirilen incelemede ise; Kanun’da belirtilen vadesi geçmiş alacak niteliği taşıması gereken ve bu niteliğine göre işleme tabi tutulan söz konusu alacaklardan bazılarının takipli alacak niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında, bazı faaliyet alacaklarının Bakanlık otomasyon sistemi üzerinden otomatik olarak düzenlenen ödeme evrakı üzerine tahsil edildiği, bazı faaliyet alacaklarının ise doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilgili hesaplarına yatırıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, bazı alacakların ilgilisine tebliğ ve kesinleşme sürecinden sonra tahakkuka bağlandığının bazı muhasebe birimleri tarafından bildirilmesine rağmen, birçok muhasebe birimi tarafından alacakların tahsil edilip edilmediği hususunda taraflarına herhangi bir bildirimde bulunulmadığı; taşra birimlerinde de bazı alacakların ilgili yıla ait mali tablolara yansıtılmasını sağlayacak bir sistemin de mevcut olmadığı belirtilmiştir. Öte yandan, 7440 sayılı Kanun kapsamında olan alacakların tahsilinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, Vergi Dairesi Başkanlıkları, İl Defterdarlıkları ve bağlı Mal Müdürlükleri aracılığı ile gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.
Kamu idaresi tarafından bulgu konusu alacakların tahsil daireleri tarafından tahsil edildiği ve taraflarına bildirimde bulunulmadığı belirtilmişse de ilgili mevzuat hükümlerinde faaliyet alacaklarına ilişkin olarak yürütülen terkin, ret ve iade işlemleri ile takipli alacakların takibinin ilgili idarelerce yapılacağı düzenlenmiştir. Öte yandan, 7440 sayılı Kanun kapsamındaki alacakların tahsili ilgili tahsil daireleri tarafından yapılsa da alacağın takipli alacak niteliğinde olup olmadığının takibi ilgili idareler tarafından yapılmaktadır.
Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde gerçekleştirilen tam veya kısmi terkin işlemlerine tabi tutulan bu alacakların 7440 sayılı Kanun kapsamında bir alacak olup olmadığının sağlıklı bir şekilde değerlendirebilmesi ile aynı nitelikte gerçekleştirilecek düzenlemelere uygun işlem tesis edilebilmesi için ilgili alacakların, takipli hale geldiği tarihten itibaren Yönetmelik hükümlerine uygun olarak muhasebeleştirilmesi ve alacak takip işlemlerinin usule uygun yürütülmesi gerekmektedir.


ÖZET: 2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Bakanlık tarafından kamu idaresi alacaklarının terkin, ret ve iade işlemleri ile takipli alacakların etkin bir şekilde izlenmediği tespit edilmiştir. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’ne göre, alacakların doğru hesaplarda izlenmesi gerektiği halde bazı takipli alacakların yanlışlıkla başka hesaplarda tutulduğu belirlenmiştir. Bu durum, alacakların etkin takibini engelleyerek, düzenlemelerin usulüne uygun bir şekilde yapılmasını zorlaştırmaktadır. Ayrıca, 7440 sayılı Kanun kapsamında bazı alacakların takipli niteliği taşımadığı da tespit edilmiştir.