|
ÖZET: Kamu İdaresine ait döviz hesaplarının muhasebe kayıtlarında izlenmemesi, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında dikkat çeken bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. İlgili raporda, çeşitli döviz türlerinde banka hesaplarının mevcut olmasına rağmen, bu hesapların muhasebe kayıtlarına dahil edilmediği tespit edilmiştir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 5. maddesi, muhasebe işlemlerinin ulusal para birimi ile yapılması gerektiğini belirtirken, mali tabloların da yeterli ve anlaşılır bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 105. maddesi, döviz hesaplarının izlenmesi için gerekli düzenlemeleri içermekte ve bu hesapların işleyişine dair detaylar sunmaktadır. Ancak yapılan incelemelerde, Kamu İdaresi adına açılan döviz hesaplarına ilişkin işlemlerin muhasebe kayıtlarında yer almadığı, bu durumun bilanço verilerinde eksikliklere yol açtığı görülmüştür. Kamu İdaresi, döviz hesaplarının hal esnafından alınan teminatlar olduğunu ve bu nedenle ayrı bir banka hesabında izlendiğini belirtmiş, ancak bu durum muhasebe ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Sonuç olarak, Kamu İdaresi, tüm banka hesaplarının muhasebe kayıtlarında izlenmesi gerektiğini kabul etmekte ve gelecekteki kayıt işlemlerinin bu doğrultuda yapılacağını ifade etmektedir. Ancak, 2024 yılı dönem sonu mali tablolarındaki hataların düzeltilmesi açısından, 2025 yılında yapılacak kayıtların yeterli olmayacağı anlaşılmaktadır. |
BULGU: Kamu İdaresine Ait Döviz Hesaplarının Muhasebe Kayıtlarında İzlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresine ait çeşitli döviz türlerinde banka hesaplarının bulunmasına karşın İdarenin muhasebe kayıtlarında ilgili banka hesaplarının izlenmediği görülmüştür.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinde muhasebe ilke ve kurallarının dayanağını oluşturan kavramlar arasında sayılan “Parayla ölçülme” kavramı ile parayla ölçülebilen ekonomik olay ve işlemlere ilişkin muhasebe kayıtlarının, ortak ölçü olarak ulusal para birimi ile yapılacağı belirtilmiştir. Aynı maddede yer alan “Tam açıklama” kavramı ile de mali tabloların, bu tablolardan yararlanacak olanların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır şekilde düzenleneceği belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 105 Döviz Hesabı’na ilişkin “Hesabın Niteliği” başlıklı 64’üncü maddesinde, kurum veznelerince tahsil edilen veya her ne şekilde olursa olsun bankalara intikal eden konvertibl dövizlerle ilgili yapılan ödeme, iade ve göndermelerin izlenmesi için 105 Döviz Hesabı’nın kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.
Anılan Yönetmelik’in 105 Döviz Hesabı’na ilişkin “Hesabın İşleyişi” başlıklı 66’ncı maddesinde, Kurum hesabının bulunduğu bankaya adına intikal eden döviz tutarları teslim tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 105 Hesabı’na borç; ilgili hesaplara alacak kaydedileceği, ayrıca gün sonlarında bu hesaba ilişkin yardımcı kayıtlardan elde edilen bilgilere göre, konvertibl yabancı paralar mevcudunun T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden değerlemesi sonucu lehte meydana gelen farkın 105 Hesabı’na borç, 600 Gelirler Hesabı’na alacak kaydedileceği; aleyhte meydana gelen farkın ise bu hesaba alacak, 630 Giderler Hesabı’na borç kaydedileceği belirtilmiştir
Yapılan incelemede, Kamu İdaresi adına açılan döviz hesaplarının bulunduğu ancak bu hesaplara ilişkin işlemlerin muhasebe kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durum, Bilanço’da 105 Döviz Hesabı’nın 3.042.099,80 TL (85.992 Dolar ve 76,51 Avro karşılığı olarak) eksik görünmesine sebep olmasının yanı sıra muhasebenin temel ilke ve kurallarına aykırılık teşkil etmektedir.
Kamu idaresi cevabında, İdareye ait döviz hesaplarının hal esnafının yatırmış olduğu teminatlar olduğu ve yabancı para cinsinden teminatların belirlenmiş teminatlara uygun olmadığı bu nedenle muhasebe kayıtlarına alınmadan ayrı bir banka hesabında izlendiği, bulguya istinaden döviz hesaplarının muhasebe kayıtlarına alındığı ve bundan sonraki kayıt işlemlerinin takip edileceği ifade edilmiştir.
Bulgu konusu hususa ilişkin hal esnafından alınan teminatlar 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında alınmakta olup ilgili Kanun’un “Teminat” başlıklı 12’nci maddesinde; ticarî güvenin sağlanması ve tarafların haklarının korunması amacıyla, toptancı hallerinde faaliyet gösterenlerden, belediye meclisince belirlenen miktarda nakit, banka teminat mektubu, Hazine bonosu, Devlet tahvili, hisse senedi, gayrimenkul rehni, sigorta teminatı ve nakde çevrilebilir diğer kıymetler teminat olarak alınır denilmektedir. Kanun maddesi kapsamında alınan teminatlar için yabancı paralara ilişkin bir kısıt bulunmamaktadır. Ayrıca muhasebe kayıtlarına alınmayan ancak banka bakiyesi bulunan diğer Avro hesaplarının da kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.
Bunlarla birlikte, bulgu konusu hususa ilişkin 2025 yılında yapılan kayıtların, 2024 yılı dönem sonu mali tablolarındaki hatayı düzeltici bir etkisi bulunmamaktadır.
Kamu İdaresince, adına açılan tüm banka hesaplarının muhasebe kayıtlarında izlenmesi gerekmektedir.