|
ÖZET: Kamu İdaresine ait taşınmazların, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulü ile kiraya verilmesi durumu tespit edilmiştir. Bu kanunun 2’nci maddesi, ihtiyaçların en iyi şekilde karşılanması, ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. İhalelerde esas olan kapalı teklif usulü, belirli şartlar altında istisnai olarak diğer yöntemlerin uygulanabileceğini belirtmektedir. Özellikle, taşınmazların kiralanması gibi durumlar, pazarlık usulü ile gerçekleştirilebilmektedir.
Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, Kamu İdaresi tarafından kiraya verilen taşınmazların, 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi kapsamında uygun bir şekilde kiralandığına dair yeterli düzenlemenin olmadığı görülmüştür. Kamu İdaresi, kiralama işlemlerinin Belediye Encümeni tarafından onaylandığını ve kira sözleşmelerinin yapıldığını belirtmiştir. Ancak, bu tür kiralamaların, kanunun belirttiği temel ihale yöntemi olan kapalı teklif usulü ile gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Sonuç olarak, Kamu İdaresi’nin taşınmaz kiralama işlemlerinin, yasal çerçeveye uygun bir şekilde yürütülmesi gerektiği ve gelecekteki kiralamaların açık teklif usulü ile gerçekleştirilmesi için gerekli adımların atılacağı belirtilmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve şeffaflık açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Kamu İdaresine Ait Taşınmazlardan Pazarlık Usulüyle Kiraya Verilenlerin Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kamu İdaresine ait taşınmazlardan bir kısmının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulü ile kiraya verildiği görülmüştür.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 2’nci maddesinde ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu belirtilmiştir.
“İhalelerde Kapalı Teklif Usulünün Esas Olduğu” başlıklı 36’ncı maddesinde; bu Kanun’un 1’inci maddesinde belirtilen işlere ilişkin ihalelerde tekliflerin gizli olarak verilmesini sağlayan kapalı teklif usulünün esas olduğu ancak, 44’üncü maddede gösterilen işlerin belli istekliler arasında kapalı teklif usulüyle, 45’inci maddede gösterilen işlerin açık teklif usulüyle, 51’inci maddede sayılan işlerin pazarlık, 52’nci maddede gösterilen işlerin de yarışma usulüyle yaptırılabileceği hükmüne yer verilmiştir.
“Pazarlık Usulüyle Yapılacak İşler” başlıklı 51’inci maddesinin (g) bendinde; kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisinin pazarlık yöntemiyle yapılabileceği belirtilmiştir.
Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının, Kanun’un temel ilke ve prensiplerinden olduğu ve bu ilke ve prensibin gereği olarak, Kanun’un 36’ncı maddesi hükmünde yer alan kapalı teklif usulünün esas usul, diğer usullerin ise belirli şartlar dahilinde uygulanacak istisnai usuller olduğu anlaşılmaktadır.
Kanun’un 3’üncü maddesinde de ifade edildiği üzere, Kanun’a tabi kurum ve kuruluşlar genel olarak ‘idare’ olarak tanımlanmış ve bu ifade Kanun’un birçok maddesinde yerini bulmuştur.
Pazarlık usulüyle yapılabilecek işler Kanun’un 51’inci maddesinde bentler halinde tek tek sayılmıştır. Bu maddenin (g) bendinde; kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi işinin pazarlık usulü ile yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Kanun’un diğer maddelerinde ifade edilen “idare” kavramı yerine bu maddede “Devlet” kavramı kullanılmıştır. Aynı Kanun’un diğer maddelerinde, hatta aynı maddenin diğer bentlerinde (örneğin (f) bendinde) Kanun’a tabi kurumlar için idare kavramı kullanılırken (g) bendinde “idarelerin özel mülkiyetinde” kavramı yerine “Devletin özel mülkiyetinde” ve “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan” kavramlarının kullanılması idare kavramından başka bir mana ve içeriği ifade ettiğini açıkça göstermektedir.
Kanun’un “Tarihi ve Bedii Değeri Olmayan Taşınmaz Mallarla İlgili İşlemler” başlıklı 74’üncü maddesinde söz konusu hususa bir parça açıklık getirilmiş ve tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esaslarının Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirleneceği ifade edilmiştir.
Nitekim aynı Kanun’un 75’inci maddesinde de Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar hakkında ecrimisil ve tahliye hususları düzenlenmiş, bu malların işgalinden dolayı “hazinenin zararından” bahsedilmiştir.
Ayrıca söz konusu 75’inci maddenin belediyeler hakkında uygulanıp uygulanmayacağı üzerinde tartışılmış ve özellikle yargı kararları ile belediyelerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bunun üzerine 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesi ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağına ilişkin düzenleme yapılarak belediye taşınmazları hakkında 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine atıf yapılmıştır. Ancak, Kanun’un 51/g maddesinde yer alan hükümlerin belediye malları için de uygulanacağına dair bir düzenleme yapılmamıştır. Gerek yargı kararları gerekse 5393 sayılı Kanun’la yapılan atıf, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar kavramına belediyelerin özel mülkiyetinde olan mallarının girmediğini açıkça göstermektedir.
Yapılan incelemede, Kamu İdaresince bir adet bina, bir adet mesire alanı olmak üzere toplam 2 adet taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulü ile belediye şirketine kiraya verildiği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, bulgu konusu kiralama işlemlerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında gerçekleştirildiği, her bir pazarlık usulü kiralama işleminin Belediye Encümen kararıyla onaylandığı, taraflarla kira sözleşmesi yapıldığı, bedellerin tahakkuk ve tahsil edilerek bütçeye gelir kaydedildiği, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulü ile kiraya verilen mülkiyeti Kamu İdaresine ait iki adet taşınmazın olduğu, bunların kiralama ihalelerinin üç yıllığına yapılmış olduğu, kira sürelerinin 03.01.2026 tarihinde biteceği, sonraki süreçlerde kiraya verme işleminin açık teklif usulüyle yapılması yönünde gerekli adımların atılacağı ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından söz konusu maddeyi gerekçe göstererek pazarlık usulü ile kendi mülkiyetinde yer alan taşınmazların kiraya verilmesi veya üzerinde ayni hak tesis edilmesi mümkün olmayıp, yapılacak kiralamalarda Kanun’un belirttiği temel ihale yöntemi olan kapalı teklif usulünün kullanılması gerekmektedir.