ÖZET: Kamu İdaresine tahsis edilen taşınmazların yönetiminde mevzuata aykırı uygulamalar tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Karadeniz Kıyı Protokolü kapsamında tahsis edilen alan üzerinde inşa edilen altı bağımsız iş yerinin yönetimi, Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uygun değildir. Kıyı Kanunu’nun 13. maddesi, kıyı alanlarında belirli yapıların inşasına izin verirken, 20. maddesi ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların yıkımına dair hükümler içermektedir. Ancak, kiracılar, belirlenen alan sınırlarını aşarak, ruhsatsız yapılar inşa etmiş ve bu durum, İmar Kanunu’nun 32. maddesi gereğince yıkım sürecini başlatma yükümlülüğünü doğurmuştur.

Yapılan incelemelerde, kiracıların, kapalı alanları ve açık alanları belirlenen ölçülerin çok üzerinde kullanarak, toplamda 4.423,69 metrekarelik alanı yeme içme yeri olarak kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, Karadeniz Kıyı Protokolü’ne eklenmesi gereken maddelerin sözleşmelere dahil edilmediği tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu durumları tespit etmiş olmasına rağmen, gerekli önlemleri almadığı ve uygulamaları mevzuata uygun hale getirmediği görülmüştür. Bu bağlamda, Kamu İdaresi’nin, tahsis edilen taşınmazların yönetimini ve üzerindeki yapılaşmayı ilgili mevzuata uygun hale getirmesi gerekmektedir.

BULGU: Kamu İdaresine Tahsis Edilen Taşınmazın Yönetiminde Gerçekleştirilen Uygulamaların Mevzuata Uygun Olmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kamu İdaresi tarafından Karadeniz Kıyı Protokolü kapsamında tahsis alınan taşınmazın üzerine yapılan 6 adet bağımsız iş yerinin yönetiminde yasal düzenlemelere aykırı uygulamalar olduğu görülmüştür.

Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Kıyıda ve Denizde Yapı” başlıklı 13’üncü maddesinde, kıyıda onaylı uygulama imar planına göre ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin tüm önlemler alınmak koşuluyla, yaya, yürüyüş ve bisiklet yolları, park, çocuk bahçesi, oyun alanları, açık spor alanları, meydan, tematik bahçeler gibi açık alan kullanımları ile toplam emsali alanın %5’ini ve yüksekliği cami hariç 6,50 metreyi aşmayan; yeme içme yeri, büfe, çay bahçesi, sergi üniteleri, millet kıraathanesi, cami, mescit, tuvalet, duş, sağlık üniteleri (acil yardım ve benzeri) ve idare binalarını içeren millet bahçesi yapılabileceği hüküm altında alınmıştır.

Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “İmar Mevzuatına Aykırı Yapı” başlıklı 20’nci maddesinde kıyılarda, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlarda ve sahil şeritlerinde kanun, plan ve bu Yönetmelik hükümlerine uyulmadan, ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması halinde, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32’nci maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ifade edilmiştir.

İmar Kanunu’nun “Ruhsatsız veya Ruhsat ve Eklerine Aykırı Olarak Başlanan Yapılar” başlıklı 32’nci maddesinde, ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapıların yıkım süreci düzenlenmiştir. İlgili madde gereğince belediye veya valilik tarafından ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak yapılan yapıların tespiti durumunda, durumun yapı sahibine tebliğ edileceği, yapı sahibinin tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içinde yapısını ruhsata uygun hale getirmesi veya ruhsat alması gerektiği, aksi takdirde ruhsatın iptal edilip ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan yapının belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılacağı ve masrafın yapı sahibinden tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.

Kamu İdaresi tarafından imzalanan Karadeniz Kıyı Protokolü’nün “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde, protokolün amacının, kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarının doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek korumak, bu yerlerin toplumun yararlanmasına açık şekilde kullanımlarını sağlamak, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve bunların uygulama yönetmeliklerine uygun olarak ilgili taşınmazların yapılması, yaptırılması ve yapılış amaçlarına uygun kullanılmasını düzenlemek olduğu, “Kullanım Şartları ve Denetim” başlıklı 9’uncu maddesinde, protokol konusu alanların/taşınmazların ve üzerlerine yapılacak olan yapı, tesis ve düzenlemelerin; Giresun Belediyesi, bunlara ait şirketler veya 3. kişiler tarafından yapılış amacı dışında kullanılamayacağı ve protokol konusu alanların/ taşınmazların sınırları ile üzerindeki yapı, tesis ve düzenlemelerin genişletilemeyeceği, “Protokolün Feshi” başlıklı 11’inci maddesinde, protokolün feshi halinde, bu protokol ile verilen yetkiye istinaden Giresun Belediyesince üçüncü kişiler arasında yapılan sözleşmelerin aynı tarihte başka bir işleme gerek kalmaksızın feshedilmiş sayılacağı ve bu hükmün üçüncü kişilerle yapılacak sözleşmelere özel şart olarak ilave edileceği, “Diğer Hususlar” başlıklı 15’inci maddesinde, bu protokolde yer alan hususların Giresun Belediyesi, bunlara ait şirketler veya 3. kişiler arasında yapılacak sözleşmelere özel hüküm olarak ilave edileceği, bu protokolden kaynaklanan yükümlülüklerin Giresun Belediyesi, bunlara ait şirketler veya 3. kişiler arasında yapılacak sözleşmelere özel hüküm olarak ilave edileceği ifade edilmiştir.

Söz konusu bağımsız iş yerlerinin kiralanmasına ilişkin İhale Şartnamesi’nin;

“İhale Bedeli ve Geçici Teminat” başlıklı 2’nci maddesinde bağımsız işyerlerinin; 6 m2 kapalı alan, 272 m2 açık alan ve 1’inci iş yeri için 254,17 m2 2’nci iş yeri için 258,68 m2 3’üncü işyeri için 259,81 m2, 4’üncü işyeri için 259,71 m2, 5’inci iş yeri için 259,89 m2, 6’ncı işyeri için 254,17 m2 gölgelik alan olarak kiralanacağı,

“İş Yerinde Uygulanacak İlave, Teferruat ve Mütemmim Cüz” başlıklı 17’nci maddesinde, kiracının kullanacağı alanın vaziyet planında belirtileceği, kiracının kiralanan iş yerinde hiçbir şekilde çıkma ve taşma yapamayacağı, iş yerinde yapılacak her türlü ilave, onarım ve kullanım şeklindeki değişikliklerin İdarenin izniyle yapılabileceği, İdare izniyle yapılan ilavelerin tahliye sırasında bedelsiz olarak İdareye devredileceği ve bu devirden dolayı kira bedelinden bu tutarların düşülemeyeceği,

“Sözleşme Şartlarına Uyulmaması Hali” başlıklı 25’inci maddesinde, sözleşme hükümlerine ve eklerine kiracı tarafından uyulmadığı takdirde kira sözleşmesinin İdarece tek taraflı olarak fesih edilerek kiracının kesin teminatının gelir kaydedileceği, hükümleri yer almaktadır.

Söz konusu bağımsız iş yerlerinin kiralanmasına ilişkin Teknik Şartname’nin, 1’inci maddesinde, kapalı alan içerisinde İdareden izin alınmadan kesinlikle ayrı bir bağımsız bölüm oluşturulamayacağı, ancak kiralanan kapalı alanda mutfak, depo vb. alanların oluşturulması için takılır-sökülür malzemeler kullanılabileceği, 5’inci maddesinde ise açık alanların sadece yağmur ve güneşten korunma amaçlı olarak takılır-sökülür malzemeler ile üstünün kapatılabileceği, açık alanların kesinlikle kapalı hale dönüştürülemeyeceği hükmü yer almaktadır.

Yapılan incelemeler neticesinde;

-Kiracıların, İmar Kanunu’na, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’e, Karadeniz Kıyı Protokolü’ne, Uygulama İmar Planına, İhale Şartnamesi ve Teknik Şartnameye aykırı olarak, İdareden izin almadan çıkma, taşma, ilave, onarım ve kullanım şeklinde değişiklikler yaptığı ve bunun sonucunda;

Birinci iş yerinde kiracının, 6 metrekare olması gereken kapalı alanı 201,00 metrekare olarak, 272 metrekare olması gereken açık alanı 688,80 metrekare olarak ve 254,17 metrekare olması gereken gölgeliği takılır-sökülür malzemeler kullanmadan kapalı alana çevirerek 226,22 metrekarelik kapalı restoran olarak kullandığı,

İkinci iş yerinde kiracının, 6 metrekare olması gereken kapalı alanı 268,00 metrekare olarak, 272 metrekare olması gereken açık alanı 622,67 metrekare olarak ve 258,68 metrekare olması gereken gölgeliği takılır-sökülür malzemeler kullanmadan kapalı alana çevirerek 528,19 metrekarelik kapalı restoran olarak kullandığı,

Üçüncü iş yerinde kiracının, 6 metrekare olması gereken kapalı alanı 267,00 metrekare olarak, 272 metrekare olması gereken açık alanı 1.082,81 metrekare olarak ve 259,81 metrekare olması gereken gölgeliği takılır-sökülür malzemeler kullanmadan kapalı alana çevirerek 495,14 metrekarelik kapalı oturma alanı olarak kullandığı,

Dördüncü iş yerinde kiracının, 6 metrekare olması gereken kapalı alanı 268,00 metrekare olarak, 272 metrekare olması gereken açık alanı 1.217,66 metrekare olarak ve 259,89 metrekare olması gereken gölgeliği takılır-sökülür malzemeler kullanmadan kapalı alana çevirerek 499,15 metrekarelik kapalı restoran olarak kullandığı,

Beşinci iş yerinde kiracının, 6 metrekare olması gereken kapalı alanı 268,00 metrekare olarak, 272 metrekare olması gereken açık alanı 1.402,99 metrekare olarak ve 254,17 metrekare olması gereken gölgeliği takılır-sökülür malzemeler kullanmadan kapalı alana çevirerek 1.402,99 metrekarelik kapalı restoran olarak kullandığı,

-Protokol kapsamında Kamu İdaresince 71.684,57 metrekare alanın tahsis alındığı, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik uyarınca bu alanın %5’i olan 3.584,22 metrekarenin yeme içme yeri ve büfe olarak kullanılabileceği ancak kiracıların Yönetmelik’e aykırı olarak toplamda 4.423,69 metrekarelik alanı yeme içme yeri ve büfe olarak kullandığı,

-Bu iş yerlerindeki işletmelerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarında belirtilen metrekarelerden çok daha geniş alanlarda faaliyet gösterdikleri,

-Karadeniz Kıyı Protokolü’ne göre sözleşmelere şart olarak eklenilmesi gereken maddelerin yapılan sözleşmelerde şart olarak eklenmediği,

tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, İdarece ruhsat eki mimari projelere ve kira sözleşmelerine aykırı olarak ilave pergole, ortak alan ve kapalı alanların iş yerlerine katılması, ilave yapı gibi imalatların yapılması hususlarının tespit edildiği, durumun Belediye Encümenine iletildiği, Belediye Encümeninin 19.09.2024 tarih ve 519 sayılı kararı ile kapalı alanların belirlenmesi ve fazla olan kapalı alan kısımlarının kaldırılarak şartnameye uygun hale getirilmesi kararının alındığı ifade edilmiştir. Her ne kadar Belediye Encümenince yapıların şartnameye uygun hale getirilmesine yönelik karar alınmış olsa da yerinde yapılan denetimlerde kararın uygulanmasına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği görülmüştür.

Kamu İdaresinin, tahsis edilen taşınmazların kullanımı ve üzerindeki yapılaşmaya ilişkin tüm uygulamaları, ilgili mevzuat, protokol ve sözleşme hükümlerine uygun hale getirmesi ve aykırılıkların giderilmesine yönelik önlemleri alması gerekmektedir.