|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarına göre, Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki araçların trafik tescil kayıtları ile envanter kayıtları arasında uyumsuzluklar tespit edilmiştir. Yapılan karşılaştırmada, 112 aracın trafik tescil kayıtlarında yer almasına rağmen İdare’nin envanterinde bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Taşınır Mal Yönetmeliği, kamu idarelerinin taşınırların yönetimi ve kaydı konusundaki sorumluluklarını açıkça belirlemektedir. Bu bağlamda, taşınırların kaydının yapılması ve gerektiğinde kayıtların güncellenmesi kritik öneme sahiptir.
İdare, Noterler Birliği’nden alınan bilgiler doğrultusunda envanterinde yer almayan 149 aracı tespit etmiştir. Bu araçlardan 37’sinin hurdaya ayrıldığı, kalan 112 aracın ise akıbetinin belirsiz olduğu ifade edilmiştir. İdare, bu araçların durumunu netleştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütmekte ve bazı araçların satış veya devir işlemlerinin devam ettiğini bildirmektedir. Ayrıca, 15 aracın akıbetinin belirlenmesi için Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na yazı gönderilmiştir. Sonuç olarak, trafik tescil kayıtlarında yer alan ancak durumu belirsiz olan 99 aracın akıbetinin netleştirilmesi, satış veya devir işlemlerinin tamamlanması ve kayıp veya kötüye kullanımdan sorumlu kişilerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu süreçlerin mevzuata uygun bir şekilde yürütülmesi, kamu kaynaklarının etkin yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Kamu İdaresinin Mülkiyetinde Yer Alan Araçların Trafik Tescil Kayıtları ile Envanter Kayıtlarının Uyuşmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdarenin taşıtlarına ilişkin envanter kayıtları ile trafik tescil kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda 112 adet taşıtın trafik tescil kayıtlarında olmasına karşın İdare envanterinde mevcut olmadığı görülmüştür.
5108 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesinde; “Kamu idareleri, taşınırların yönetimi, kaydı, muhafazası ve kullanımından sorumludurlar. Taşınırların özelliğinden veya olağan kullanımından kaynaklanan yıpranma ile usulüne uygun olarak belirlenen firelerden dolayı sorumluluk aranmaz. Kullanılmak üzere taşınır teslim edilen görevliler, taşınırın korunmasından ve taşınıra verilen zararlardan sorumludur. Kamu idareleri, verilen zararların sorumlularına ödettirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Kamu idarelerine ait malları edinme, kiralama, tahsis, yönetim, kullanma ve elden çıkarma işlemleri, mevzuatında öngörülen kurallar dâhilinde hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkesine göre yapılır. Bu ilkeye aykırı eylem ve işlemlerden doğacak zararlardan, malların yönetimi veya kullanılması hususunda yetki verilenler sorumludur.” denilmektedir.
Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Sorumluluk” başlıklı 5’inci maddesinde de; harcama yetkililerinin taşınırların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesinden, kullanılmasından, kontrolünden sorumlu olduğu, kasıt, kusur veya ihmal sonucu kırılan, bozulan veya kaybolan taşınırların ilgililerden tazmini için gerekli işlemleri yapmaya veya yaptırmaya yetkili bulunduğu, taşınırların muhafazasından, yönetilmesinden sorumlu olanların, gerekli tedbirlerin alınmaması veya özenin gösterilmemesi nedeniyle taşınırın kullanılmaz hale gelmesi veya yok olması sonucunda sebep oldukları kamu zararları hakkında, “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Aynı Yönetmelik’in “Taşınırların kaydı” başlıklı 12’nci maddesinde ise bütün taşınırların ve bunlara ilişkin işlemlerin kayıt altına alınmasının esas olduğu, “Kayıt zamanı, kayıt değeri ve değer tespit komisyonu” başlıklı 13’üncü maddesinde; taşınırların, edinme şekline bakılmaksızın kamu idaresince kullanılmak üzere teslim alındığında giriş; tüketime verildiğinde, satıldığında, başka harcama birimlerine devredildiğinde, bağışlandığında veya yardım yapıldığında, çeşitli nedenlerle kullanılamaz hale geldiğinde, hurdaya ayrıldığında veya kaybolma, çalınma, gibi yok olma hallerinde çıkış kaydedileceği, “Satış suretiyle çıkış” başlıklı 26’ncı maddesinde; ilgili mevzuatı çerçevesinde satılan taşınırların Taşınır İşlem Fişi düzenlenerek çıkış kaydedileceği ve satışa ilişkin karar veya onayın bir nüshasının fişin birinci nüshasına bağlanacağı, “Kullanılmaz hale gelme, yok olma veya sayım noksanı nedeniyle çıkış” başlıklı 27’nci maddesinde; çalınma, kaybolma gibi nedenlerle yok olan taşınırlar ya da yıpranma, kırılma veya bozulma gibi nedenlerle kullanılamaz hale gelen taşınırlar, Kayıttan Düşme Teklif ve Onay Tutanağı ve Taşınır İşlem Fişi düzenlenerek kayıtlardan çıkarılacağı eğer çalınma kırılma vb. hallerde kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlik olup olmadığı araştırılarak sonuçları ayrı bir tutanakta belirtileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yapılan incelemede, İdarenin mülkiyetindeki taşıtların tespiti amacıyla Noterler Birliğine yazı yazılmıştır. Bu kapsamda, Noterler Birliği tarafından gönderilen listede yer alan ancak İdare envanterinde yer almayan 149 aracın olduğu tespit edilmiştir. Envanterde yer almayan 149 araca ilişkin İdare tarafından yapılan çalışma neticesinde 37 adet aracın hurda olmasında kaynaklı olarak İdarenin envanterinden düşüldüğü görülmüştür. Kalan 112 (149- 37=112) araca ilişkin herhangi bir kayıt getirilememiş olup mahiyeti bilinmemektedir.
Yukarıda yer verilen denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; 112 araçtan; 8 adedinin önceki tarihlerde hurdaya ayrıldığı, 5 aracın satışının yapıldığı ve bunların İdare kayıtlarından düşürüldüğü, kalan 99 araçtan 84’üne ilişkin ise; 26 adedinin ihale yoluyla satıldığı, 52 adedinin kamu kuruluşlarına satıldığı, 4 adedinin kamu kuruluşlarına devir edildiği, 1 adedinin Makine ve Kimya AŞ’ye satıldığı ve 1 adedinin çalıntı durumunda olduğu, söz konusu toplam 84 adet aracın trafik tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda çalışmaların devam ettiği belirtilmiştir. İdare tarafından ayrıca 15 aracın akıbetlerinin belirlenerek gerekli işlemlerin yapılması için Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığına 04.04.2025 tarihinde yazı gönderildiği ve çalışmaların devam ettiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, trafik tescillerinde İdare üzerine kayıtlı olan ancak akıbeti bilinmeyen 99 adet aracın akıbetlerinin belirlenmesi, satış veya devir olan taşıtların trafik tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi, kayıp ve kötüye kullanılmasından sorumlu olanların tespit edilmesi ve mevzuatın gerektirdiği işlemlerin yerine getirilmesi gerekmektedir.