ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, kamu ihale mevzuatında belirtilen kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçları ile ilgili düzenlemelere uyulmadığı tespit edilmiştir. İhalelere katılmak için gereken e-borcu yoktur belgelerinde, yalnızca belirli kapsam ve tutardaki prim borçlarının dikkate alınması gerektiği halde, tüm prim borçları belirtilerek isteklilerin ihale dışı bırakılmasına neden olunmuştur. Bu durum, kamu idarelerinin mevzuata aykırı işlemler yapmasına yol açabilir.

BULGU: Kamu İhalelerine Katılmak İsteyenler Hakkında Kamu İdareleri İçin Düzenlenen Borç Sorgulama Belgelerinde Kesinleşmemiş Prim Borçlarına Yer Verilmesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Kurum tarafından düzenlenen ihalelere katılmak için gereken e-borcu yoktur belgelerinde kamu ihale mevzuatı hükümlerinin dikkate alınmadığı görülmüştür.
4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10’uncu maddesinde; Türkiye veya kendi ülkesinin mevzuat hükümleri uyarınca kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı maddenin devamında; vadesi geçmiş sosyal güvenlik prim borcunun kapsam ve tutarının Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşünün alınarak Kamu İhale Kurumunca belirleneceği hükmü yer almaktadır.
Vadesi geçmiş sosyal güvenlik prim borcunun kapsam ve tutarına ilişkin açıklamalara Kamu İhale Genel Tebliği’nde yer verilmiştir. Söz konusu Tebliğ’in 17.3.2’nci maddesinde: isteklilerin Türkiye genelindeki;
• İlgili kanunlara göre tecil ve taksitlendirilerek ya da özel kanunlara göre yeniden yapılandırılarak ödeme planına bağlanan ve anılan kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirmeye ya da yapılandırmaya ilişkin taksit ve/veya cari aya ilişkin ödeme yükümlükleri yerine getirilmiş olması kaydıyla, tecil ve taksitlendirmeye ya da yeniden yapılandırmaya konu prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer’ilerinin,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmayan ve (a) bendi kapsamına giren (7 numaralı alt bendinde belirtilen borçlar hariç) sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını aşmayan ve (a) bendinin 7 numaralı alt bendinde belirtilen sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmayan ve (b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmayan ve (b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin prim, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmayan ve (c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin ((a) bendinin 7 numaralı alt bendinde belirtilen borçlar hariç) sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın alt sınırının 3 katını aşmayan, (c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ve 5510 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• 5510 sayılı Kanun’un 82’nci maddesine göre tespit edilen sigorta primine esas aylık kazancın alt sınırının 3 katını aşmayan ve (ç) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ile ve 5510 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları bunların fer’ileri toplamından oluşan borçların,
• Tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı, idari para cezaları borçlarının,
• İlgili Kanunlar uyarınca takip ve tahsil görevi verilmiş olan özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve damga vergisi ile bunlara bağlı gecikme zamlarının,
kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; isteklilerinin tüm prim borçlarının değil, sadece belirli kapsam ve tutarda olan prim borçlarının ihale mevzuatı açısından kesinleşmiş prim borcu olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Söz konusu mevzuat hükmü kapsamında 2022 yılının birinci ve ikinci 6 aylık dönemleri için en düşük ve en yüksek tutarlar sırasıyla 15.012,00 TL – 225.180,00 TL, 19.413,00 TL – 291.195,00 TL olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla ihale tarihinde bu tutarların altında prim borcu bulunan isteklilerin ihale mevzuatı açısından kesinleşmiş prim borcunun olmadığının kabul edilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede; Kurum tarafından düzenlenen ihalelere katılmak için e-borcu yoktur belgelerinde yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca belirlenmiş olan tutarların dikkate alınmadığı, tüm belgelerde prim borcu tutarlarına yer verilerek sorgulama konusu kişinin prim borcunun bulunduğu ve bu belgeyle ihaleye katılamayacağı ibaresine yer verildiği tespit edilmiştir.
Kurumca yapılan bu uygulamanın; ihale mevzuatı açısından kesinleşmiş prim borcu bulunmayan isteklilerin ihaleleri gerçekleştiren kamu idarelerince kesinleşmiş prim borcu varmış gibi değerlendirilmesine ve bu suretle söz konusu idarelerce mevzuata aykırı işlemler tesis edilmesine neden olabileceği değerlendirilmektedir.