ÖZET: Kamu kurumlarına ait taşınmazların, kamu kurumu niteliğinde olmayan kuruluşlara tahsis edilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 47. maddesi, kamu idarelerinin taşınmazlarını yalnızca belirli kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla tahsis edebileceğini belirtmektedir. Bu kapsamda, taşınmaz tahsisleri, yalnızca mahallî idareler ve diğer kamu kurumlarıyla sınırlı olup, özel ve tüzel kişilere tahsis edilmesi yasaktır.

Sayıştay Genel Kurulu’nun içtihadı, belediyelerin taşınmaz tahsisinde kamu hizmeti gerekliliklerini vurgulamaktadır. İlgili mevzuat, belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazları, yalnızca mahallî müşterek hizmetlerin sunulması amacıyla tahsis edebileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Yapılan incelemelerde, idarenin elindeki beş taşınmazın, kamu kurumu niteliği taşımayan dernekler ve ticaret odaları gibi kuruluşlara tahsis edildiği belirlenmiştir.

İdare, bu uygunsuz tahsisin iptal edildiğini ve diğer taşınmazlarla ilgili gerekli düzenlemelerin yapılacağını bildirmiştir. Gelecekte benzer durumların yaşanmaması için, taşınmaz tahsis süreçlerinin yasal çerçevede yürütülmesi ve tahsis edilecek kuruluşların kamu kurumu niteliği açısından titizlikle değerlendirilmesi önem arz etmektedir.

BULGU: Kamu Kurumu Niteliğinde Olmayan Kuruluşlara Taşınmaz Tahsis Edilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İdareye ait bazı taşınmazların mevzuata aykırı şekilde kamu kurumu niteliğinde olmayan kuruluşlara tahsis edildiği belirlenmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Taşınmaz tahsisi” başlıklı 47’nci maddesinde; kamu idarelerinin, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirebilmek için mülkiyetlerindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri, birbirlerine ve köy tüzel kişiliklerine bedelsiz olarak tahsis edebileceği, Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlarla Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerleri tahsis etmeye, kamu ihtiyaçları için gerekli olmayanların tahsisini kaldırmaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, diğer taşınmazları tahsis etmeye ve tahsisini kaldırmaya ise maliki kamu idaresinin yetkili olduğu, bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği, Kanunlardaki özel hükümlerin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.

5018 sayılı Kanun’un 47’nci maddesine istinaden çıkarılan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; Yönetmelik’in amacının, kamu idarelerinin mülkiyetlerindeki taşınmazların birbirlerine bedelsiz olarak tahsis ve devri ile; Hazineye ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kamu idarelerine tahsis ve devir işlemlerinin usul ve esaslarını belirlemek olduğu ifade edilmiştir.

Ayrıca, Sayıştay Genel Kurulu’nun 2017/1 Esas ve 5415/1 Karar No’lu İçtihadı Birleştirme Kararı’nda; Belediyelerin taşınmaz tahsisinde, kamu hizmetinin ve kamu idaresinin varlığı ölçütlerinin geçerliliğini korumakta olduğu ifade edilmektedir. Söz konusu Kararda, Belediyelerin mülkiyetlerindeki taşınmazları, ancak mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla ve meclislerinin bu konuya ilişkin alacakları bir kararla ve sadece mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilecekleri, mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları dışındaki özel ve tüzel kişilere ise tahsis edemeyecekleri belirtilmektedir.

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “İçtihatların birleştirilmesi” başlıklı 58’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında; İçtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi kararlarının Resmî Gazetede yayımlanacağı, bu kararlara Sayıştay daire ve kurulları ile kamu idareleri ve sorumluların uymak zorunda olduğu hükmü yer almaktadır.

5393 sayılı Belediye Kanun’un “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesinde; belediyelerin belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan dernekler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınmış vakıflar ve 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri yapabileceği, diğer dernek ve vakıflar ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği, (d) fıkrasında; belediyelerin belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda, kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına devredebileceği veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edebileceği, bu taşınmazların tahsis amacı dışında kullanılması halinde, tahsis işleminin iptal edileceği belirtilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere Kamu İdaresi belediye meclisinin kararı ile kendi mülkiyetlerindeki taşınmazları sadece asli görev ve hizmetlerde kullanmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilir. Kamu kurum ve kuruluşları dışındaki dernek ve vakıflara tahsis yapılamayacağı mevzuat hükümlerinde ve Sayıştay Genel Kurul Kararı’nda açıkça belirtilmiştir.

Bahsedilen mevzuat hükümleri minvalinde yapılan inceleme neticesinde; İdarenin tasarrufunda bulunan 5 adet taşınmazın, kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olmayan dernek, yapı kooperatifi, ticaret odası ve elektrik dağıtım şirketine tahsis edildiği tespit edilmiştir.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta özetle, uygun olmayan bir tahsisin iptal edildiği ve diğer taşınmazlara ilişkin gerekli çalışmaların yapılacağı belirtilmiştir.

İdarenin, kamu kurumu niteliğinde olmayan kuruluşlara yapılan tahsisleri iptal ederek taşınmaz yönetimini mevzuata uygun hale getirmesi gerekmektedir. Gelecekte benzer hataların önüne geçilmesi için taşınmaz tahsis süreçlerinin yasal çerçevede yürütülmesi sağlanmalı ve tahsis edilecek kuruluşların kamu kurumu niteliğinde olup olmadığı titizlikle incelenmelidir.