|
ÖZET: Kamulaştırılan mülklerle ilgili emlak vergisinin takip edilmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Büyükşehir İlçe Belediyesi sınırları içinde gerçekleştirilen kamulaştırmalara dair emlak vergisi hesaplamalarının, Tapu Müdürlüğü tarafından güncellenmediği ve belediye tarafından da takip edilmediği tespit edilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, kamulaştırma işlemleri ve mülkiyet değişikliklerinin belediyelere bildirilmesini zorunlu kılmakta, bu durum vergi güvenliğini sağlamaktadır.
Yapılan incelemeler, Yenimahalle Belediyesi sınırları içindeki kamulaştırmalara ilişkin bilgilerin Tapu Müdürlüğü tarafından belediyeye iletilmediğini göstermektedir. Bu durum, kamulaştırılan taşınmazların emlak vergisi durumunun kontrol edilmesini engellemektedir. Ayrıca, eski malik adına tahakkuk yapılma riski de bulunmaktadır. İdare, kamulaştırma bilgilerini Emlak ve İstimlak Müdürlüğü aracılığıyla Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne ilettiğini belirtse de, bu açıklamalar mevcut sistematik eksiklikleri gidermemektedir. Sonuç olarak, Tapu Müdürlüğü’nün kamulaştırma ve emlak vergisi işlemleri konusunda belediyeyi düzenli olarak bilgilendirmesi ve verilerin paylaşımını sağlaması gerekmektedir. Belediyenin de bu bilgileri takip ederek emlak vergisi tahakkuk ve tahsil işlemlerini etkin bir şekilde gerçekleştirmesi önem arz etmektedir. |
BULGU: Kamulaştırılan Yerlerle İlgili Emlak Vergisinin Tapu Müdürlüğü Nezdinde Takibinin Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediye sınırları içerisinde yapılmış olan kamulaştırmalara ait emlak vergisine ilişkin Tapu Müdürlüğünden alınan veriler ile güncellenmesi gereken hesaplamaların İdarece takibinin yapılmadığı görülmüştür.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, belediyeler tarafından tahsil edilen ve önemli bir gelir kalemi olan emlak vergisini güvence altına almak amacıyla, tapu idarelerine; kamulaştırma işlemleri ve devir gibi mülkiyet değişimlerini ilgili belediyeye bildirme zorunluluğu getirmiştir. Bu zorunluluk bir vergi güvenlik önlemidir.
2942 sayılı Kanun’un “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı 10’uncu maddesinde kamulaştırma kaynaklı tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmayacağı; ancak tapu dairesinin durumu ilgili vergi dairesine bildireceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun’un “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesinde kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değerinin, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunacağı hükmü yer almaktadır.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde bu Kanun’un 33’üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dâhil) emlâk vergisi bildirimi verilmesinin zorunlu olduğu ve bildirimlerin emlâkin bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verileceği düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Vergi değerini tadil eden sebepler” başlıklı 33’üncü maddesinin altıncı bendinde bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi (Araziden bir kısmının istimlak edilmesi de ifraz hükmündedir.) vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmış; “Usul hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinde bu Kanun’da geçen “Vergi dairesi” tabirinin belediyeleri ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Ödeme süresi” başlıklı 30’uncu maddesinde ise Tapu Müdürlüklerinin devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15’inci günü akşamına kadar ilgili belediyelere elektronik ortamda bildireceği hükmü yer almaktadır.
Yapılan incelemede, Yenimahalle Belediyesi sınırları içinde yapılan kamulaştırmalara ait bilgilerin İlçe Tapu Müdürlüğü tarafından Belediyeye bildirilmediği ve Belediyenin de yapılan kamulaştırmalara ait bilgileri talep ederek takibini yapmadığı tespit edilmiştir.
Kamulaştırma işlemlerinin, mevzuat gereği ilgili belediyeye bildirilmemiş olması kamulaştırılarak kamu tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan gayrimenkule ilişkin olarak;
Daha önceden beyanname verilip verilmediğinin veya emlak vergisi ödenip ödenmediğinin,
Daha önceden gelen emlak vergisi borçlarının bulunup bulunmadığının ve
2942 sayılı Kanun’dan kaynaklanan ek emlak vergisinin beyan edilip edilmediğinin Belediye tarafından kontrol edilememe sonucunu doğurmaktadır.
Ayrıca bildirim yapılmamış olması nedeniyle beyanname verilmiş olan gayrimenkullerde kamu adına tescil tarihinden sonra tahakkuk yapılmaması gerekirken, eski malik adına tahakkuk yapılmaya devam etme riski de bulunmaktadır.
İdare tarafından, kamulaştırılan taşınmazlara ilişkin bilgilerin Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne iletildiği ve Tapu Müdürlüğü verilerine uygun takibin yapıldığı ifade edilmiştir. Ayrıca, kamulaştırılan şahıs hisselerinin vergiden düşürülmesi amacıyla da Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından bilgi aktarımının sağlanacağı belirtilmiştir. Ancak bu açıklamalar, bulguda tespit edilen sistematik eksiklikleri tamamen karşılamamaktadır.
Öncelikle, kamulaştırma işlemlerine ilişkin verilerin Tapu Müdürlüğü ile düzenli, sistematik ve güncel şekilde entegre olarak takip ve tahsil yükümlülüğü, mevzuat gereği doğrudan Belediyenin sorumluluğundadır. Ayrıca, İdarenin “kamulaştırılan şahıs hisselerinin vergiden düşürülmesi amacıyla bilgi verileceği” yönündeki ifadesi, ilgili işlemlerin halen tam anlamıyla gerçekleşmediğini ve mevcut durumda bir takip eksikliğinin devem ettiğini göstermektedir. Bu durum bulgu metninde de belirtildiği üzere kamulaştırılan taşınmazlara ait emlak vergisi borcunun bulunması, yanlış kişilere tahakkuk yapılması ve ek emlak vergilerinin tarh edilmemesi gibi riskleri barındırmaktadır.
Buna ek olarak, İdare tarafından sunulan savunma hiçbir belgeye veya doğrulanabilir veriye dayandırılmamış; Tapu Müdürlüğü’nden hangi tarihlerde, hangi taşınmazlara ilişkin bildirimlerin alındığı ya da buna ilişkin hangi vergisel güncellemelerin yapıldığına dair somut bir örnek de sunulmamıştır. Bu nedenlerle, İdarenin savunması bulguda yer alan tespitleri ortadan kaldırmamakta; aksine, takip ve tahsil yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmediğini açıkça göstermektedir.
Sonuç olarak, Tapu Müdürlüğünce özellikle Kamulaştırma Kanunu ve Emlak Vergisi Kanunu kapsamındaki işlemler konusunda İdareyi bilgilendirmesinin ve verilerin paylaşılmasının sağlanması, İdare tarafından ise bilgilerin takibinin yapılarak emlak vergisi tahakkuk ve tahsil işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.