ÖZET: 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, özel bütçeli idare genel müdürlükleri ve bölge müdürlükleri bünyesindeki birçok kamulaştırma davasının, kamulaştırma bedelinin bankaya yasal süre içinde yatırılmaması nedeniyle reddedildiğini ortaya koymuştur. 6203 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddeleri, yeterli ödeneği temin etmeden kamulaştırma işlemlerinin başlatılamayacağını ve mahkemece belirlenen kamulaştırma bedelinin 15 gün içinde bankaya yatırılması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Ancak yapılan incelemeler, bu süre zarfında gerekli ödemelerin yapılmadığı durumlarda davaların reddedildiğini göstermektedir.

Kamulaştırma davaları, yargı giderleri, tebligat giderleri ve bilirkişi raporları gibi çeşitli mali yükümlülükler içermektedir. Reddedilen davalar, idare açısından iki önemli sonuç doğurmaktadır. İlk olarak, yeniden kamulaştırma sürecinin başlatılması için ek maliyetler ortaya çıkmakta; ikinci olarak, taşınmazların fiyatlarındaki artışlar nedeniyle daha yüksek bedellerle karşılaşılmaktadır. Bu durum, kamu idaresinin bütçe yönetimini olumsuz etkilemektedir.

Bu bağlamda, genel müdürlük ve bölge müdürlüklerinin, kamulaştırma işlemlerini dikkatli bir şekilde planlayarak, ödeneği bulunan işler için zamanında hareket etmeleri ve bütçe yönetimlerini etkin bir şekilde yürütmeleri önem arz etmektedir. Bu yaklaşım, hem mali yükümlülüklerin azaltılmasına hem de kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacaktır.

BULGU: Kamulaştırma Bedelinin Bankaya Zamanında Yatırılmaması Nedeniyle Reddine Karar Verilen Kamulaştırma Davalarının Bulunması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare

Genel Müdürlük ile Bölge Müdürlüklerindeki birçok kamulaştırma davasının, kamulaştırma bedelinin bankaya yasal süresi içerisinde depo edilememesinden dolayı reddedildiği görülmüştür.
6203 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma şartları” başlıklı 2’nci maddesinde;
İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlarnlamaz..”,
Aynı Kanun’un “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” başlıklı 10’uncu maddesinde;
cc
Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hâkim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hâkim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılır. Tarafların anlaşamaması halinde hâkim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedelin (.) mahkemece belirlenecek banka hesabına yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere ödeneği bulunmayan taşınmazlar için kamulaştırma işlemlerinin yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Mahkemelerce tespit olunan kamulaştırma bedellerinin 15 günlük süre içerisinde İdare tarafından bankaya yatırılması gerektiği açıkça ifade edilmektedir.
Kamulaştırma davaları; yargı giderleri, tebligat giderleri, keşif ve bilirkişi giderleri ile ulusal gazete ilanları gibi birçok gider kalemini bünyesinde bulundurmaktadır.
Yapılan incelemede; Genel Müdürlük ile Bölge Müdürlüklerindeki birçok kamulaştırma davasının; mahkemelerce hükmedilen ve 15 gün içerisinde bankaya depo edilmesi gereken kamulaştırma tutarlarının zamanında depo edilememesinden kaynaklı reddedildiği tespit edilmiştir. Oysa Kamulaştırma Kanunu’nda yeterli ödeneği bulunulmayan hallerde kamulaştırma işlemlerinin yapılamayacağı sarih bir şekilde ifade edilmektedir.
Mahkemelerce verilen ret kararlarının İdare açısından iki önemli sonucu olmaktadır. Bunlardan birincisi, kamulaştırılması reddedilen taşınmazın tekrar kamulaştırılması için; yargı, tebligat, keşif, bilirkişi ve ulusal gazete ilanları gibi giderlerin, yeniden ödenmesi nedeniyle bütçeye ek mali külfet getirmesidir. İkinci önemli sonuç ise, ilk seferinde kamulaştırılamayan taşınmazların, ikinci kez kamulaştırmaya konu olmaları halinde, taşınmazların fiyatlarında meydana gelen artışlarından kaynaklı yüksek kamulaştırma bedellerinin ödenmesidir.
Kamu İdaresi tarafından, bulgu konusu hususa iştirak edildiği ifade edilmiştir.
Bu itibarla Genel Müdürlük ile Bölge Müdürlüklerinin; ihtiyaçların uygun zamanda uygun yöntemle karşılanabilmesi için, kamulaştırma işlemlerini özenli planlayarak ödeneği bulunan işler için kamulaştırmaya çıkması ve bütçe yönetimlerini etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütmesi gerekmektedir.