ÖZET: Kamulaştırma işlemlerinin Tapu İdaresi tarafından takip edilmemesi, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır. Belediye sınırları içinde gerçekleştirilen kamulaştırmaların, Tapu İdaresi tarafından ilgili idareye bildirilmediği ve bu işlemlere dair ek emlak vergisi tahakkuk ve tahsilatının yapılmadığı tespit edilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10. maddesi, tapu dairelerinin kamulaştırılan gayrimenkulleri vergi dairesine bildirmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi, bu bildirimin belediyelere yapılacağını ifade etmektedir.

Kamulaştırma Kanunu’nun 39. maddesi, kamulaştırılan taşınmazların emlak vergisi tarhına esas olan değerinin, kesinleşen kamulaştırma bedelinden düşük olması durumunda ek emlak vergisi alınacağını düzenlemektedir. Emlak Vergisi Kanunu’nun 23. ve 30. maddeleri ise, gayrimenkul devir ve ferağ işlemlerinin bildirilmesi ve ödenmemiş emlak vergisi sorumluluğunu detaylandırmaktadır. Ancak, kamulaştırılan gayrimenkullere ilişkin ek emlak vergisinin beyan edilmemesi ve Tapu İdaresi tarafından gerekli bildirimlerin yapılmaması, mali tabloların hatalı olmasına ve kamu gelirlerinde kayba yol açmaktadır.

Sonuç olarak, kamulaştırma işlemlerinin mevzuata uygun olarak bildirilmemesi, ödenmeyen emlak vergileri nedeniyle ciddi mali sorunlar yaratmaktadır. Bu durum, kamu tüzel kişiliği adına tescil edilen gayrimenkullerin yönetiminde önemli bir aksaklık olarak değerlendirilmektedir.

BULGU: Kamulaştırma İşlemlerinin Tapu İdaresi Nezdinde Takip Edilmemesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Belediye sınırları içerisinde yapılmış olan kamulaştırma işlemlerinin Tapu idaresi tarafından idareye bildirilmediği, kamulaştırmalara ilişkin olarak ek emlak vergisi tahakkuk ve tahsilinin yapılmadığı tespit edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 10’uncu maddesinde, tapu dairesinin kamulaştırılarak kamu tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan gayrimenkulleri ilgili vergi dairesine bildireceği hüküm altına alınmıştır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde ise “Bu Kanunda geçen “Vergi dairesi” tabiri, belediyeleri ifade eder” denilmiş
olup tapu daireleri tarafından yapılan kamulaştırmaların belediyelere bildirileceği belirtilmiştir.
Kamulaştırma Kanunu’nun “Vergilendirme” başlıklı 39’uncu maddesinde;
“Kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur.”
denilerek ek emlak vergisi alınacağı düzenlenmiştir.
Emlak Vergisi Kanunu’nun “Bildirim Verme Ve Süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde;
“Bu Kanunun 33′ üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlâk vergisi bildirimi verilmesi zorunludur. Emlâkin bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.”
“Ödeme Süresi” başlıklı 30’uncu maddesinde;
“Devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş Emlak Vergisinin ödenmesinden devreden ve devralan müteselsilen sorumlu tutulurlar. Devralanın mükellefe rücu hakkı saklıdır. Tapu daireleri devir ve ferağ işlemini, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15’inci günü akşamına kadar ilgili belediyelere bildirir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Kamulaştırılarak kamu tüzel kişiliği adına tescil edilmiş olan gayrimenkule ilişkin Kamulaştırma Kanunundan kaynaklanan ek emlak vergisinin beyan edilmediği ve tapu idaresince bildirim yapılmamış olduğundan bu hatanın düzeltilmeden devam ettiği ve bu sorunların mali tablolarda hataya sebebiyet verdiği görülmüştür.
Sonuç olarak; gayrimenkul mülkiyetinin kamu tüzel kişiliği adına tescil edildiği kamulaştırma işlemlerinin mevzuat gereği ilgili belediyeye bildirilmemiş olması sonucunda gayrimenkule ilişkin olarak ödenmeyen emlak vergisi nedeniyle gelir kaybına ve mali tablolarda hataya neden olunmaktadır.