| 10. Daire 2015/1423 E. 2015/3839 K. |
|
İstemin Özeti: İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 29.12.2014 tarih ve E:2014/412, K:2014/2473 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi…Düşüncesi: Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosyanın tekemmül ettiği anlaşılmakla yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek işin esası incelenip gereği görüşüldü: Dava; davacı belediyenin mülkiyetindeki, İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, Kazlıçeşme mahallesinde bulunan, 1617 ada, 10, 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazların, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun Geçici 11. maddesi uyarınca, Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı adına tescilinin uygun bulunmasına ilişkin 07.10.2013 tarih ve 513 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıflar Meclisi kararının iptali istemiyle açılmıştır. İstanbul 1. İdare Mahkemesince; dava konusu taşınmazların malik hanesi açık iken Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilip sonrasında imar planları uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinden çıkartılarak davacı Belediyenin mülkiyetine geçtiği, dolayısıyla açık malik hanesinden davalı Belediyece yapılan kamulaştırma ile elde edilmediği ve bu nedenle davacının iddia ettiği gibi, kamulaştırma yolu ile elde edilip Yasa kapsamı dışında kalan taşınmazlardan olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, anılan İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun (22/08/2011 gün ve 651 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle eklenen) geçici 11. maddesinde; “Cemaat vakıflarının; a) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup malik hanesi açık olan taşınmazları, b) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazları, c) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamu kurumları adına tescilli olan mezarlıkları ve çeşmeleri, tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren oniki ay içinde müracaat edilmesi hâlinde, Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince cemaat vakıfları adına tescil edilir. Cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya cemaat vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı hâlde, mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Genel Müdürlük adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olanların Maliye Bakanlığınca tespit edilen rayiç değeri Hazine veya Genel Müdürlük tarafından ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Geçici 11. maddeye göre, bir taşınmazın vakıf adına tescil edilebilmesi için; çekişmesiz olarak vakfın 1936 Beyannamelerinde kayıtlı olmakla birlikte kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı olması ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren oniki ay içinde müracaat edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesinde bulunan 1617 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi boş bırakılarak tapuya tescil edildiği, anılan taşınmazın 43,160 m²’lik kısmının Zeytinburnu Belediye Başkanlığının 12.2.1985 tarih ve 12-1/59 sayılı kararı ile kamulaştırıldığı, söz konusu kamulaştırma kararının iptali istemiyle açılan davada, İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 24.6.1986 tarih ve E:1985/147, K:1986/536 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesince verilen 11.12.1986 tarih ve E:1986/1317, K:1986/1119 sayılı kararı ile onandığı; 1617 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın, Zeytinburnu Belediye Başkanlığının 12.2.1985 tarih ve 12-1/59 sayılı kararı ile kamulaştırılmasına karar verilen 43,160 m²’lik kısmının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca Zeytinburnu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.2.1987 tarih ve E:1985/273, K:1987/68 sayılı kararıyla davacı belediye adına tesciline karar verildiği, 1617 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdan kamulaştırılan kısmı ifraz edilerek oluşturulan 1617 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın 15.1.1990 tarihinde davacı belediye adına tescil edildiği, 1617 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın ise 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi gereği imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 1617 ada, 10, 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazların oluşturulduğu, anılan taşınmazların dava konusu işlem ile, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun Geçici 11. maddesi uyarınca, Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı adına tescilinin uygun bulunması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazların kamulaştırma yoluyla davacı belediye adına tescil edildiği, dolayısıyla 5737 sayılı Kanun’un Geçici 11. maddesinin (b) bendi kapsamında olmadığı açık olup; uyuşmazlık konusu taşınmazların cemaat vakıfları adına tescil edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 29.12.2014 tarih ve E:2014/412, K:2014/2473 sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 45,60 TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay Onuncu Dairesi, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 29.12.2014 tarihli kararını temyiz incelemesi sonucunda bozma kararı vermiştir. Dava, Zeytinburnu ilçesindeki taşınmazların Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı adına tescilinin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkeme, taşınmazların davacı belediye tarafından kamulaştırıldığını ve bu nedenle 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun Geçici 11. maddesi kapsamında olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, Danıştay, taşınmazların cemaat vakfı adına tescil edilemeyeceği gerekçesiyle mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığına karar vermiştir. |