ÖZET: İdarenin kamulaştırmasız el atma eylemleri nedeniyle karşılaştığı hukuki süreçler, yersiz faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri gibi mali yükümlülükler doğurmuştur. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1’inci maddesi, mülkiyet hakkını etkileyen taşınmazların kamulaştırılması veya imar planı değişikliği yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre belediyeler, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde beş yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlüdür.

Yapılan incelemeler sonucunda, idarenin gerekli kamulaştırma işlemlerini zamanında gerçekleştirmemesi nedeniyle 11 dava sonucunda toplamda 2.132.260,16 TL’lik bir ödeme yükümlülüğü doğmuştur. İdare, kamulaştırma işlemlerinin bütçe yetersizliğinden kaynaklandığını belirtse de, mevzuat gereği imar programlarının hazırlanması ve gerekli ödeneklerin bütçeye konulması zorunludur. Bu durum, idarenin stratejik planlamasını daha gerçekçi bir şekilde yapması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması için, imar planlarında kamu hizmetlerine ayrılan alanlar için mevzuatta belirtilen usul ve süreler çerçevesinde kamulaştırma işlemlerinin zamanında gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Kamulaştırmasız El Atma Eylemi Sonucunda Yersiz Olarak Faiz, Vekalet Ücreti, Yargılama Gideri Ödenmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İdarenin kamulaştırmasız el atma fiilleri sonucunda karşılaştığı davalar nedeniyle yersiz olarak faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri külfetiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde;

“Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.” denilmektedir.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10’uncu maddesinde;

“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde;

Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.

…” hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılması ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılması, eğer kamulaştırma yapılamıyorsa mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılması gerekmektedir. Ayrıca imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde parselasyon planlarının yapılmaması sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden Belediyenin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, İdarenin süresi içinde gerekli kamulaştırma işlemlerini yapmadan kamulaştırmasız el atma fiili neticesinde taraf olduğu 11 dava sonucu toplam 1.259.448,10 TL vekâlet ücreti ve 872.812,06 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.132.260,16 TL ödeme tahakkuk ettirdiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında; kamulaştırma işlemlerinin yapılamamasının bütçe yetersizliğinden kaynaklandığı, imar planlarında kamu kullanımına ayrılmış ve kamulaştırılması zorunlu olan alanların imar planı revizyonu yolu ile kamu kullanımı dışında bırakılmasının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre ancak eşdeğer başka alanların oluşturularak yapılabileceği ifade edilmiştir. Mevzuatta açıkça belirtildiği üzere imar programları hazırlandıktan sonra gerekli ödenek bütçeye konulmak durumundadır. İdare stratejik planlamasını gerçekçi yaparak bu gibi ödenek sıkıntılarının yaşanmamasını sağlamalıdır. Ayrıca cevapta söz edilen Yönetmelik’in ilgili maddeleri imar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile ilgili olup ödenek yetersizliğinden kaynaklanan durumları ifade etmemektedir.

Sonuç olarak; kaynakların etkili, ekonomik, verimli kullanılmasını teminen imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler için mevzuatta öngörülen usullere ve sürelere uygun olarak kamulaştırma işleminin yapılması gerekmektedir.