ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Burdur ilindeki işyerlerine uygulanan katı atık bedeli tahakkuklarıyla ilgili önemli bulgular sunmaktadır. İşyerleri sahipleri, belediye tarafından bilgilendirilmeden gecikme bedelleriyle karşılaşmakta ve bazıları hakkında hukuki süreçler başlatılmaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu, katı atık hizmetlerinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu belirtirken, bu hizmetlerin tarifelerinin belirlenmesi ve tahsilat süreçlerinin nasıl yürütüleceği konusunda ayrıntılı düzenlemeler içermektedir.

Burdur Belediyesi, katı atık bedelinin tahakkukunu su faturaları üzerinden gerçekleştirmekte, ancak işyerleri için bu süreçte sözleşme yapılmadığı ve bilgilendirme eksikliği olduğu görülmektedir. Bu durum, 1.988 işyerinin toplam 9.346.002,21 TL borçla karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. 2023 yılı içerisinde yapılan saha çalışmalarıyla bazı bilgilendirmeler yapılmış olsa da, işyerlerine tebliğ işlemlerinin henüz başlatılmadığı anlaşılmaktadır.

İdare, katı atık bedeli tahakkuklarıyla ilgili olarak işyerlerine bildirim yapılması ve borçları hakkında bilgilendirme sürecinin başlatılması gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, borcunu ödememiş olan işyerleri için takibat süreçlerinin de hızlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir. Bu durum, hem işyeri sahiplerinin haklarının korunması hem de belediyenin gelirlerinin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi açısından önem taşımaktadır.

BULGU: Katı Atık Bedeli Tahakkukları ve Vade Tarihleri Hakkında İşyerleri İle Sözleşme ve Bilgilendirme Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İşyerlerine uygulanan katı atık bedeli tahakkukları hakkında işyeri sahiplerinin Belediye tarafından bilgilendirilmediği halde gecikme bedelleri uygulandığı ve bunların bir kısmı için hukuki süreçlerin başlatıldığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinde, katı atık hizmetleri belediyelerin görev ve sorumlulukları arasında yer alırken; 15’inci maddesinde ise katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak belediyelerin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun “Tanımlar” kenar başlıklı 2’nci maddesinde katı atık ve evsel katı atık tanımları, “Katı atık: üreticisi tarafından atılmak istenen ve toplumun huzuru ile özellikle çevrenin korunması bakımından, düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı atık maddeler, / Evsel katı atık: Tehlikeli ve zararlı atık kapsamına girmeyen konut, sanayi, işyeri, piknik alanları gibi yerlerden gelen katı atıkları” şeklinde yapılırken; 11’inci maddesinde “… Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz…” denilmiştir.

Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97’nci ve 103’üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik (RG: 27.10.2010/27742)’te evsel katı atıkların tarifelendirilmesi ile ilgili detaylı açıklamalara yer verilmiştir.

Anılan Yönetmelik’in 8’inci maddesinde, Evsel Katı Atık İdarelerinin evsel katı atık hizmetini vermek veya verdirmekle, evsel katı atık hizmetlerine ilişkin tarifeleri belirlemekle ve evsel katı atık ücretini toplamakla yükümlü oldukları belirtilmiş; 18’inci maddesinin birinci fıkrasında, evsel katı atık hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esaslarının kullanılacağı ve bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esasların Bakanlık tarafından hazırlanan ve Bakanlığın internet sayfasında yayınlanan Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz’da yer aldığı belirtilirken; ikinci fıkrasında, evsel katı atık hizmetlerine ait ücretler belirlenirken, atık üreticisinin ürettiği atık miktarının, (a) atık ağırlığı, (b) konteyner sayısı, konteyner hacmi, konteyner doluluk oranı ve atık toplama sıklığı, (c) atık toplama aracı sayısı, araç hacmi, araç doluluk oranı ve atık toplama sıklığı, (ç) atık üreticilerinin hanehalkı büyüklüğü, hastanelerde yatak sayısı, okullarda öğrenci sayısı gibi belirli özelliklerine göre belirlenebilecek sabit atık üretim değerlerinden biri veya birkaçı kullanılarak tespit edilebileceğine yer verilmiştir.

Yönetmelik’in 12’nci maddesine göre, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler.

Yine aynı Yönetmelik’in 22’nci maddesinde, atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirmenin, yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden yapılacağına yer verilirken; 23’üncü maddesinin birinci fıkrasında, mahalli idare birlikleri veya belediye meclisince atıksu ve evsel katı atık tarife ücretleri kararı alınmadan önce halkın önerilen tarifeler ve esasları hakkında bilgilendirilmesi ve görüş ve önerilerinin alınması maksadıyla ücretlerin hangi esaslar çerçevesinde belirlendiğini, hangi ana maliyet kalemlerinin dikkate alındığını, geçmiş yıllardaki maliyetleri, planlanan yatırım programını ve önerilen tarifeleri içerecek bir rapor hazırlanacağı; ikinci fıkrasında belediyeler ve mahalli idare birliklerince hazırlanan raporların meclis kararlarının duyurulması yöntemi ile halka duyurulacağı; üçüncü fıkrasında, yorumların toplanması ve yorum verme süresinin, atıksu altyapı yönetimleri ve evsel katı atık idareleri tarafından uygun bir süreye göre düzenleneceği; dördüncü fıkrasında ise belediyeler ve mahalli idare birliklerinin ücret ve tarifelere ilişkin aldıkları meclis kararlarını diğer meclis kararları gibi duyuracakları belirtilmiştir.

Burdur ili sınırları içerisindeki katı atıkların toplanma, depolanma, bertaraf ve ücretlendirme süreçlerinin incelenmesi sonucunda; katı atıkların belediyeler tarafından toplanarak aktarma istasyonlarına taşındığı, aktarma istasyonlarındaki katı atıkların Burdur Belediyeler Birliği tarafından işletilen depolama sahasına taşındığı ve depolanma sahasındaki bertarafının Burdur Belediyeler Birliği tarafından işletme hakkı verilerek işletilen çöpten elektrik üretimi tesissinde yapıldığı görülmüştür.

Meskenlere tahakkuk ettirilen katı atık bedelinin tahsilatı su faturaları üzerinden gerçekleştirildiğinden bu alanda sorun bulunmamakla birlikte, aynı durum işyerleri için geçerli değildir. Şöyle ki, katı atık bedelinin belirlenmesi, tahakkuku ve ödenmesi konusunda işyerleri ile hizmet sözleşmesi imzalanmamış, bilgilendirme yapılmamıştır. İşyerleri için hesaplanan katı atık bedeli, sistem üzerinden otomatik tahakkuka bağlanmakta ve vadesi geçtikten sonra doğrudan gecikme bedeli uygulanmaktadır. Katı atık bedeli ödemesi konusunda bilgisi olmayan işyeri sahipleri, bu kapsamda bir borcu olduğunu ve hatta duruma göre gecikmeye girdiğini ya bilmemekte ya da takibat başlatıldığında öğrenmektedirler. Bu işleyiş dolayısıyla mevcut durumda, katı atık bedeli tahakkuku yapılan ve borcunu ödememiş olan 1.988 adet işyeri bulunmaktadır. Bu işyerlerinin 31.12.2024 tarihi itibariyle toplam 9.346.002,21 TL (6.676.037,73 TL asıl alacak + 2.669.964,48 TL gecikme zammı) borcu bulunmaktadır. Bunlardan 908’i hakkında hukuksal süreç başlatılmış, 1.080’i hakkında takibat yapılmamıştır.

İdarenin cevabında, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 11’inci maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 97 ve 103’üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 18 ve 23’üncü maddeleri uyarınca tam maliyet ve kirleten öder esasına göre Burdur Belediyesi Evsel Katı Atık Tarife Raporu hazırlandığı (Ek-8); hazırlanmış olan raporun belediye meclisine sunulduğu ve gerekli meclis kararının alınıp, halkın bilgilendirilmesi amacıyla da Belediye internet sitesinde yayımlandığı; işyerleri için ise Belediye tarafından 2023 yılı içerisinde yapılan saha çalışmaları kapsamında, mücavir alan sınırları içerisindeki tüm iş yerlerine yönelik bilgilendirme yapıldığı; Burdur Belediye Başkanlığı Evsel Katı Atık Tarifesi Beyannamesinin ilgili işletmelere dağıtılarak, beyan formunun imzalattırıldığı; işyerleri için yapılan tahakkukların ise belediye personeli tarafından işyerlerine tebliğ edileceği ifade edilmektedir.

İdarenin cevabının ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda, Burdur Belediyesi 2025 Yılı Evsel Katı Atık Tarife Raporunun usulüne göre hazırlandığı ve İdarenin internet sitesine konulmak suretiyle halka duyurulduğu ile 2025 yılı içerisinde yapılan saha çalışmaları kapsamında, mücavir alan sınırları içerisindeki tüm iş yerlerine yönelik bilgilendirme yapıldığı; Burdur Belediye Başkanlığı Evsel Katı Atık Tarifesi Beyannamesinin ilgili işletmelere dağıtılarak, beyan formunun imzalattırıldığı anlaşılmaktadır. Buna karşın, işyerleri için yapılan tahakkukların belediye personeli tarafından işyerlerine tebliği işlemlerine henüz başlanmamış ve ayrıca katı atık bedeli tahakkuku yapılan ve borcunu ödememiş olan 1.988 adet işyerinin 31.12.2024 tarihi itibariyle toplam 9.346.002,21 TL (6.676.037,73 TL asıl alacak + 2.669.964,48 TL gecikme zammı) borcuna ilişkin 908’i hakkında hukuksal süreç başlatılırken, 1.080’i hakkında takibat yapılmamasına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmamıştır.

Bu itibarla, aboneliği olmayan işyerleri için yapılan tahakkuklarla ilgili ilgililerine bildirim yapılarak borçtan haberdar edilme işlemlerine başlanması ile borcunu ödememiş olan 1.080 işyeri hakkında da takibat yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.