|
ÖZET: Katı Atık Tesislerinin işletme hakkının devri sırasında, İdarenin ciro paylarının düşük belirlendiği tespit edilmiştir. İstanbul genelinde evsel katı atıkların düzenli depolanması ve bertarafı amacıyla, Odayeri ve Kömürcüoda düzenli depolama alanlarında oluşan depo gazının (LFG) toplanarak elektrik enerjisine dönüştürülmesi işlemleri, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde İdarenin iştiraki olan (X) AŞ’ye ihale edilmiştir. Ancak yapılan incelemeler sonucunda, (X) AŞ’nin alt kiracılarla yaptığı sözleşmelerde elde ettiği ciro paylarının, İdarenin belirlediği paylardan çok daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.
Örneğin, Odayeri ve Kömürcüoda tesisleri için İdare payı %8 olarak öngörülürken, (X) AŞ’nin alt kiracılara %36 ve %40 ciro payı vermesi dikkat çekmektedir. Seymen Katı Atık Bertaraf Tesisinde ise İdare payı %9 iken, (X) AŞ’nin alt kiracısına %41 pay verilmesi öngörülmüştür. 2020-2023 yılları arasında İdarenin elde ettiği gelir, (X) AŞ’nin gelirinin çok altında kalmıştır. Bu durum, İdarenin ciro paylarının adil bir şekilde belirlenmediğini ve kamu menfaatleriyle bağdaşmadığını göstermektedir. Sonuç olarak, İdarenin ciro paylarının daha makul seviyelere çıkarılması gerektiği ve bu konuda yüklenici firma ile gerekli görüşmelerin yapılmasının, İdare gelirlerini artıracağı düşünülmektedir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Katı Atık Tesislerinin İşletme Hakkının Devrinde İdare Ciro Paylarının Düşük Belirlenmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
İdare tarafından evsel katı atıkların düzenli olarak depolandığı katı atık bertaraf ve düzenli depolama sahalarında oluşan depo gazının (LFG) toplanması, toplanan gazdan elektrik enerjisi elde edilmesi ve İdareye belirli bir oranda pay verilmesi işlerinde İdarenin ciro paylarının düşük kaldığı görülmüştür.
İdare tarafından İstanbul genelinde toplanan evsel nitelikteki atıkların toplanması, düzenli olarak depolanması ve bertaraf edilmesi amacıyla İdare mülkiyetinde bulunan;
– Odayeri Katı Atık Düzenli Depolama ve Kömürcüoda Düzenli Depolama Alanlarında depolama sonrası açığa çıkan depo gazının (LFG) toplanması, enerjiye dönüştürülerek işletilmesi ve çevreye olan zararlı etkisinin bertaraf edilmesi işleri, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g maddesi kapsamında pazarlık usulü ile İdarenin iştiraki olan (X) AŞ’ye ihale edilmiştir.
– Seymen Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesislerinde oluşan depo gazının toplanması ve toplanan gazdan elektrik enerjisi elde edilmesi için kurulacak tesislerin inşa ettirilmesi, söz konusu alanlarda işletme yaptırılması ve işletme süresince de elde edilen elektrik gelirinden İdareye belirli bir oranda pay verilmesi işi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 36’ncı maddesi kapsamında İdarenin iştiraki olan (X) AŞ’ye ihale edilmiştir.
İşletme haklarını devralan İdare iştiraki (X) AŞ, bu yerlerin işletmesini alt kiracılık sözleşmeleri ile üçüncü kişilere kiralamıştır. Alt kiracılık sözleşmelerinin incelenmesi neticesinde (X) AŞ’nin elektrik üretiminden elde edilen gelirden aldığı ciro paylarının, İdarenin elde ettiği paylardan çok daha yüksek olduğu görülmüştür. Şöyle ki;
– Odayeri Katı Atık Düzenli Depolama Alanı ve Kömürcüoda Düzenli Depolama Alanı için İdare payı cirodan %8 pay olarak öngörülmüş iken asıl kiracı (X) AŞ’nin alt kiracılar ile yapmış olduğu kira sözleşmelerinde (X) AŞ’ye %36 ve %40 cirodan pay verilmesi öngörülmüştür.
– Seymen Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesislerinde oluşan depo gazının toplanması ve toplanan gazdan elektrik enerjisi elde edilmesi işi için İdare payı cirodan %9 pay olarak öngörülmüş iken asıl kiracı (X) AŞ’nin alt kiracı ile yapmış olduğu kira sözleşmelerinde bu alanların işletilmesi ve depo gazının yakılarak elektrik enerjine dönüştürülmesi sonucu elde edilen elektrik gelirinden(X) AŞ’ye %41 pay verilmesi öngörülmüştür.
Bahsi geçen tesislerden 2020,2021, 2022 ve 2023 yıllarında İdare payları ve (X) AŞ’nin payları aşağıdaki tabloda yer almaktadır;
Tablo 57: Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesislerinden Elde Edilen Gelirler
| Yıl | İdare Geliri (TL) | (X) Aş Geliri (TL) |
| 2020 | 37.679.925,32 | 178.739.307,75 |
| 2021 | 66.032.483,58 | 308.530.437,04 |
| 2022 | 151.195.803,69 | 707.220.473,15 |
| 2023 | 182.223.838,97 | 846.322.821,78 |
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, kamu kaynağı; borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dâhil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların; kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.
5018 sayılı Kanun, üst yöneticilere de önemli sorumluluklar yüklemiş olup belediyelerde üst yönetici olan belediye başkanı, sorumluluğu altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden belediye meclisine karşı sorumluluğu bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesine göre belediye başkanının, belediye teşkilatının en üst amiri olarak belediyenin hak ve menfaatlerini koruma görevi bulunmaktadır.
Belediye şirketleri belediyenin hissedarı olduğu şirketler olsalar da bu şirketler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan düzenlemeler doğrultusunda piyasa koşullarına göre faaliyet göstermekte olan özel hukuk tüzel kişileridir.
Yukarıda sayılan işlerden, Odayeri ve Kömürcüoda düzenli depolama tesislerinde ortaya çıkan depo gazından (LFG) elektrik enerjisi üretilmesi ve satışına ilişkin işletme hakkı 2005 yılında 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi kapsamında pazarlık usulü ile; Seymen düzenli depolama tesisinde ortaya çıkan depo gazından (LFG) elektrik enerjisi üretilmesi ve satışına ilişkin işletme hakkı 2016 yılında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 36’ncı maddesine göre kapalı teklif usulü ile ihale dilmiştir.
Odayeri ve Kömürcüoda tesisleri mevzuata aykırı olarak ve rekabet şartlarından uzak şekilde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g maddesi çerçevesinde pazarlık usulü ile ihale edilmiştir. Seymen tesisi ise aynı Kanun’un 36’ncı maddesine göre Kapalı Teklif usulü ile ihale edilmiş olsa da ihaleye katılım şartlarının ağır düzenlenmesi sebebiyle sadece İdare iştiraki olan (X) AŞ’nin katılımı ile sonuçlanmıştır. Dolayısıyla bahsi geçen üç tesisin de ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanması esaslarına aykırı olarak işletme haklarının devredildiği anlaşılmıştır.
İşletme hakkını alan (X) AŞ’nin herhangi bir faaliyette bulunmadan bu tesislerin yapımı ve buralardan üretilecek elektrik enerjisinin satışından pay almak suretiyle buraları İdareye verdiği paydan çok daha yüksek ciro payları ile üçüncü şahıslara kiralaması İdarenin bu tesisleri rekabet şartlarından uzak şekilde, çok düşük bedellere kiraladığı sonucunu doğurmaktadır.
Bu itibarla, (X) AŞ’nin hiçbir faaliyette bulunmadan bu işlerden %30-40 gibi cirodan pay alırken mülk sahibi olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, cirodan %8-9 oranlarında pay almasının hakkaniyetle ve kamu menfaatleri ile bağdaşmadığı düşünülmektedir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine İdare tarafından özetle; söz konusu işlerde Devlet İhale Kanunu’na göre muhammen bedel tespit komisyonlarının ihale konusu olan işlerin “tahmin edilen bedelini” belirlediği, bu bedelin gerekli görüldüğü hallerde ihale komisyonu (Büyükşehir Belediye Encümeni) tarafından tahkik edildiği, İdare paylarının Odayeri LFG Tesisi ve Kömürcüoda LFG Tesisi için 10.11.2005 tarihinde ve Seymen LFG için 21.12.2016 tarihinde yapılan ihalelerde ihale komisyonu tarafından karara bağlandığı, söz konusu işlerde İdare paylarının, ilgili sözleşmelere istinaden alındığı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, İdare ciro payları, hakkaniyetle bağdaşmayacak şekilde İdare aleyhine çok düşük belirlenmiştir. İdarenin yüklenici firma ile gerekli görüşmeleri yaparak ciro paylarının İdare açısından daha makul seviyelere yükseltilmesi, İdare gelirlerinin artırılması açısından yerinde olacağı değerlendirilmektedir.