| ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretlerinin tahakkuk kayıtları zamanında yapılmamıştır. 2017, 2020 ve 2021 yıllarında kesinleşen mahkeme kararları için ödemeler 2022 yılında gerçekleştirilmiş, bu durum mali tabloların doğruyu göstermemesine yol açmıştır. Kamu idaresi, giderlerin tahakkuk ve ödeme aşamalarının ayrı olduğunu kabul etmemektedir. |
BULGU: Kaybedilen Davalar Nedeniyle Ödenen Vekalet Ücretlerinin Tahakkuk Kayıtlarının Zamanında Yapılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretlerinin tahakkuk kayıtlarının zamanında yapılmadığı görülmüştür.
Kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretleri, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra, avukatın talebi üzerine ödenmektedir. Yapılan incelemede, 2017, 2020 ve 2021 yıllarında mahkeme kararının kesinleştiği ancak avukatın başvurusu üzerine 2022 yılında ödemenin yapıldığı dosyalar bulunduğu tespit edilmiştir.
Kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretlerinin, ödeme yapılması aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmaması, bu durumun ertesi yıla sarkan ödemeler olması halinde bahse konu ilam giderlerinin ilgili olduğu yılda Faaliyet Sonuçları Tablosuna yansıtılamamasına yol açmaktadır. Dolayısıyla yukarıda detayları açıklanan 2017, 2020 ve 2021 yılı giderleri, ait oldukları yıllarda muhasebeleştirilmeleri gerekirken, 2022 yılında muhasebeleştirilmişlerdir.
Yapılan incelemede, ayrıca, 2022 yılında kaybedilen davalara ilişkin olarak kesinleşen ancak ilgilisi tarafından talep edilmediği için ödenmeyen vekalet ücretlerinin de 630 Giderler Hesabına kaydedilmediği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi, bulguda belirtilen hususlara katılmamıştır.
Kamu idaresi her ne kadar, 2022 yılında kaybedilen davalara ilişkin kesinleşen ancak ilgilisi tarafından talep edilmediği için ödenmeyen vekâlet ücretlerinin, 630 Giderler Hesabına kaydedilmesi durumunda, ilgilisine ödenmediği halde bütçeden çıkış yapılmış olacağını ifade etmişse de, giderler, tahakkuk ve ödeme olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. 630 Giderler Hesabına kayıt, tahakkuk, yani giderin kesinleşmesi yani ödenecek aşamaya gelmesini ifade ederken, ödeme, söz konusu tutarın bütçeden çıkışı anlamına gelmektedir. Bu amaçla ödeme aşamasında, 103 Verilen Çek ve Gönderme Emirleri ile 102 nolu Bankalar Hesabı kullanılmaktadır.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin, “Kayıt zamanı, kamu gelir ve giderleri ile bütçe gelir ve giderlerinin yılı” başlıklı 16’ncı maddesinde de, kamu gelir ve giderlerinin, tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterileceği belirtildikten sonra; bütçe gelirleri tahsil edildiği, bütçe giderleri ise ödendiği yılda muhasebeleştirilir, denilmektedir.
Dolayısıyla, yukarıda yer verilen mevzuatta da ifade edildiği üzere, tahakkuk esaslı muhasebe sistemi gereğince, giderlerin, kesinleştiği dönemde, 630 Giderler Hesabına kaydedilmesi bir zorunluluk olup, kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretlerinin, ödeme yapılması aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmaması, bu durumun ertesi yıla sarkan ödemeler olması halinde bahse konu ilam giderlerinin ilgili olduğu yılda Faaliyet Sonuçları Tablosuna yansıtılamamasına ve dolayısıyla mali tabloların doğruyu göstermemesine yol açacaktır.
Kamu idaresi ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün Avukatlık Vekalet Ücreti Ödemeleri konulu yazısında da 630 Giderler hesabının ödeme aşamasında kullanılması gerektiğinin açıkça belirtildiğini ifade etmekle birlikte; atıfta bulunulan Muhasebat Genel Müdürlüğü yazısı, idareler aleyhine sonuçlanan davalarla ilgili karşı tarafa yapılacak vekalet ücreti ödemelerinde, ödeme anında serbest meslek makbuzunun aranıp aranmaması ve yapılacak muhasebe kayıtlarına ilişkin olup, kaybedilen davalara ilişkin kesinleşen ancak ilgilisi tarafından talep edilmediği için ödenmeyen vekâlet ücretlerinin, ödeme aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmamasına ilişkin bir görüş de bulunmamaktadır.
Muhasebenin temel ilkeleri ve tahakkuk esaslı muhasebe sistemi gereğince, kaybedilen davalar nedeniyle karşı taraf avukatına ödenen vekalet ücretlerinin, mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra, ilgili olduğu dönemde tahakkuk kayıtlarının yapılması suretiyle, ilgili olduğu dönemde mali tablolara yansıtılması ve mali tabloların doğruyu göstermesinin sağlanması gerekmektedir.