|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, bir belediye şirketine ait kayıtdışı bir banka hesabının varlığını ortaya koymuştur. Bu hesap, 102 No.lu Banka Hesabı altında izlenmediği için mali tablolarda eksik bilgilere yol açmıştır. 2024 yılı itibarıyla aktif olarak kullanılan vadesiz Türk Lirası hesabı, şirket defterlerinde yer almadığı için, şirketin mali durumu ve borç-alacak ilişkileri hakkında yanıltıcı bilgiler sunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, her tacirin ticari defterlerini tutma ve mali durumunu açıkça ortaya koyma yükümlülüğünü vurgulamaktadır.
Ayrıca, 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, 102 Bankalar Hesabı’nın, yurt içi ve yurt dışındaki banka işlemlerinin izlenmesi için kullanılması gerektiğini belirtmektedir. Ancak yapılan incelemeler, kurumun 102 No.lu Hesaba kaydedilmeyen bir banka hesabı olduğunu göstermektedir. Bu durum, mali işlemlerin kayıt dışı kalmasına ve hesap verilebilirlik ilkesinin ihlaline neden olmuştur. Kamu idaresi, söz konusu hesabın yönetim değişikliği öncesinde açıldığını ve yeni yönetim tarafından kullanılmadığını ifade etmiştir. İç denetim birimi tarafından tespit edilen bu eksikliklerin giderileceği ve gerekli düzeltme kayıtlarının yapılacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, mali tablolarda yer almayan banka hesabının muhasebe kayıtlarının düzenlenmesi ve 102 No.lu Hesapta doğru bilgi akışının sağlanması önem arz etmektedir. |
BULGU: Kayıt Dışı Banka Hesabının Kullanılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket adına açılmış olup, 2024 yılı itibariyle birçok işlem görmüş olan banka hesabının bulunduğu, bu hesabın 102 Banka Hesabında ve dolayısıyla mali tablolarda izlenmediği tespit edilmiştir.
2024 yılında vadesiz Türk Lirası hesabı açıldığı ve aktif olarak kullanıldığı halde, Şirket Defterlerinde ve 102 Banka Hesabında yer almadığı; dolayısıyla Şirket Mali Tablolarında eksik bilgilerin olduğu tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Defter tutma ve envanter” başlıklı 64/1’inci maddesinde; her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Defter tutma ve envanter” başlıklı 64/5’inci maddesinde; Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişilerin, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanun’un 175’inci ve mükerrer 257’nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorunda olduğu belirtilmiştir.
1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı ekinde 102 Bankalar Hesabı tanımlanmış olup, işletmece yurt içi ve yurt dışı banka ve benzeri finans kurumlarına yatırılan ve çekilen paraların izlenmesi için kullanılmaktadır. Bankalara para olarak veya hesaben yatırılan değerler borç, çekilen tutarlar ile üçüncü kişilerce tahsil edildiği anlaşılan çek ve ödeme emirlerinin alacak kaydedilmesi gerekmektedir.
Tebliğ hükümleri gereğince, kurum adına bankaya yatırılan tüm paraların 102 Banka Hesabında muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. Ancak bankalardan alınan yılsonu hesap özetlerinin incelenmesi sonucunda; Kurumun 102 No.lu Hesaba kaydedilmeyen 1 adet hesabı olduğu görülmüştür.
Belirtilen mevzuat ve tebliğ hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; Kurumun hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, hesap verilebilirlik ve tekdüzenin sağlanması, işlemlerin kayıt dışında kalmasının önlenmesi, faaliyetlerin gerçek mahiyetlerine uygun olarak sağlıklı ve güvenilir bir biçimde muhasebeleştirilmesi için belirtilen banka hesaplarından yapılan işlemler ile yılsonunda hesapta bulunan bakiyelerin ilgili muhasebe hesaplarında izlenmesi zorunludur.
Kurumun hâlihazırda mevcut olan tüm banka hesaplarının 102 No.lu Hesapta takip edilmemesinden ve banka hesaplarına ilişkin muhasebe kayıtları ile banka kayıtları arasında fark olmasından dolayı mali işlemlerden bir kısmının kayıt dışında kalmasına sebep olunmuştur.
Kamu idaresi cevabında, ilgili banka hesabının Şirkette yönetim değişikliği yapılmadan önce açıldığı, Şirket Yönetimi devralındıktan sonra bu hesabın kullanılmadığı, söz konusu eksikliğin iç denetim birimi tarafından hazırlanan raporda da ortaya konduğu ve gerekli düzeltme kayıtlarının yapılacağı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, mali tablolarda yer almayan banka hesabının muhasebe kayıtlarının yapılarak, 102 Banka Hesabının doğru ve güvenilir bilgi vermesinin sağlanması gerekmektedir.