ÖZET: KDV iade işlemlerine ilişkin sözleşmelerin damga vergisi takibinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Yeminli Mali Müşavirler (YMM) ile mükellefler arasında düzenlenen sözleşmelerin damga vergisinin ödenip ödenmediğine dair sistematik bir kontrol yapılmadığını ortaya koymaktadır. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na göre, damga vergisine tabi belgelerin kontrolü resmi dairelerin sorumluluğundadır. Ancak mevcut uygulamalarda, bu kontrolün vergi daireleri bazında veya ilgili memurun inisiyatifine bağlı olarak gerçekleştirildiği görülmektedir.

KDV iadesi sürecinde YMM tarafından düzenlenen tasdik raporları, mükelleflerin iade taleplerinin yerine getirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, bu sözleşmelere ilişkin damga vergisi beyanlarının eksik olduğu anlaşılmıştır. Kamu idaresi, damga vergisi mükellefiyetinin her bir iade talebinde kontrol edilmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu durum, iade sürecinin tamamlanmış sözleşmeler üzerinden yapılan denetimlerle tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, KDV iade işlemlerinin daha etkin bir şekilde denetlenebilmesi için, damga vergisinin ödenip ödenmediğine dair kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Vergi daireleri arasında koordinasyon sağlanarak standart bir kontrol sistemi oluşturulması, bu vergide oluşabilecek kayıpların önlenmesine katkı sağlayacaktır.

BULGU: KDV İade İşlemlerine İlişkin Sözleşmelerin Damga Vergisi Takibinin Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Katma Değer Vergisi iade işlemlerine ilişkin olarak yapılan araştırmalarda, Yeminli Mali Müşavirler ile mükellefler arasında söz konusu verginin iade alınmasına yönelik olarak düzenlenen sözleşmelerin damga vergisinin ödenip ödenmediğinin sistemsel kontrol edilmediği tespit edilmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun;

Birinci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların Damga vergisine tabi olduğu, yine bu Kanundaki kağıtlar teriminin, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği,

Mükellef başlıklı 3’üncü maddesinde Damga Vergisinin mükellefinin kağıtları imza eden olduğu,

“Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26’ncı maddesinde ise resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları,

İfade edilmiştir.

KDVGUT’nin IV/A3-4 numaralı bölümünde; 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 12’nci maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden yayımlanan “Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” uygulamasına ilişkin genel tebliğlerle, YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile KDV iadesi yapılmasının usul ve esasları belirlendiği ifade edilmiştir.

Buna göre KDV iadesi yapılmasına ilişkin usullerden biri de YMM KDV iadesi Tasdik Raporu’dur. KDV iadesi alacak mükelleflerin bahse konu usul ile iade aldığı durumlarda sözleşme düzenlemek suretiyle söz konu iade işlemler YMM aracılığıyla yerine getirilmektedir.

Yapılan incelemelerde KDV iade sürecinde YMM ile mükellef arasında düzenlenen söz konusu bu sözleşmelerin damga vergisinin ödenip ödenmediğine yönelik olarak sistemsel bir kontrolün olmadığı, vergi daireleri bazında veya ilgili memurun inisiyatifine bağlı olarak kontrol edildiği, bu nedenle bazı YMM’ler tarafından söz konusu sözleşmelere yönelik olarak herhangi bir damga vergisi beyanı yapılmadığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında, damga vergisi mükellefiyet durumu ve düzenlenen sözleşmelerde iade tutarına yer verilip verilmemesi durumlarına göre her bir iade talebinde iade tutarı üzerinden ayrıca damga vergisinin ödenip ödenmediğine yönelik olarak sistemsel bir kontrol sağlanmasının mümkün olamayacağı ifade edilmiştir.

Ancak bulguda yer verilen konu iade süreci tamamlanmış sözleşmeler üzerinden yapılan çalışmalar sonucunda tespit edilmiştir. Bu nedenle sistemsel kontrolden yalnızca iade sürecinde yapılan kontrollerin anlaşılmaması gerekmektedir.

Söz konusu verginin vergi dairesi bazında veya ilgili memurun kişisel inisiyatifine bağlı olarak takip edilmemesi bunun yerine iade birimleri ile vergilendirme birimleri arasında gerekli koordinasyonun sağlanarak standart bir kontrol mekanizmasının oluşturulması gerektiği bu şekilde iade süreci tamamlanan sözleşmelerin damga vergisinin ödenip ödenmediğinin daha sağlıklı takip edilebileceği değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, KDV iade sürecinde iadenin tamamlanması işlemlerine yönelik olarak yapılan sistemsel kontrollere, bahse konu verginin ödenip ödenmediğine yönelik kontrol adımlarının da eklenmesi ile vergi daireleri bazında uygulama birliği sağlanacağı ve bu vergide meydana gelebilecek kaybın önüne geçilebileceği değerlendirilmektedir.