|
ÖZET: Yapılan denetimlerde, bazı personelin tahsilat ve ödeme işlemlerini gerçekleştirdiği, ancak bu kişilerin veznedar veya tahsildar kadrolarında yer almadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, kefalet kesintisine tabi olan veznedar kadrosundaki personelden kesinti yapılmadığı gözlemlenmiştir. 2489 sayılı Kefalet Kanunu’nun 1. maddesi, kamu idareleri ve bağlı kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren personelin müteselsil kefalet usulüne tabi olduğunu belirtmektedir.
Kefalet kesintileriyle ilgili düzenlemeler, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda ve 16.02.1935 tarihli Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı Nizamnamesi’nde yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre, veznedar, tahsildar ve ambar memurları kefalete tabi olup, bu görevleri yerine getirenlerin kesintiye tabi olması gerekmektedir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, sadece veznedarların bankadan para alabileceğini ve diğer personelin tahsilat yapamayacağını açıkça ifade etmektedir. Bu çerçevede, tahsilat ve ödeme işlemlerinin yalnızca kefalet kesintisine tabi personel tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
BULGU: Kefalet Sandığı Kesintisine Tabi Olmayan Personele Tahsilat ve Ödeme Yaptırılması Kefalet Kesintisine Tabi Olan Personelden Kefalet Kesintisi Yapılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Tahsildar veya veznedar kadrolarında yer almadığı halde bazı personele tahsilat ve ödeme yaptırıldığı, veznedar kadrosunda bulunup kefalet kesintisine tabi olan personelden kefalet kesintisi yapılmadığı görülmüştür.
2489 sayılı Kefalet Kanunu’nun 1’inci maddesinde; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlarda para, menkul kıymet ve ayniyatı alıp veren ve elinde tutan; memur, sözleşmeli personel ve işçiler (geçici işçiler hariç) için müteselsil kefalet usulünün kabul edildiği ve bu maksatla Kefalet Sandığı kurulduğu ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 13’üncü maddesinde bu kanun dışında kalan belediyeler dahil devlet teşekkülleri için gerekirse bu kanunda yazılı esaslar dahilinde bir veya birkaç kefalet sandığı kurulabileceği ve bu konuda bir düzenleme yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu amaçla 16.02.1935 tarih ve 2931 sayılı Resmi Gazete’de Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı Nizamnamesi yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İlgili Nizamname’nin 1’inci maddesinde, özel idare ve belediyelerde para ve menkul kıymetleri alıp veren ve elinde tutan memur ve müstahdemler için müteselsil kefalet uygulamak amacıyla İçişleri Bakanlığına bağlı kamu tüzel kişiliğini haiz Hususi İdareler ve Belediyeler Kefalet Sandığı kurulduğu belirtilmiştir.
Aynı Nizamname’nin 11’inci maddesinde ise kefalete bağlı olanlar sayılmıştır. Buna göre il özel idareleri ve belediyelerde para ve menkul kıymetler ile ayınları alıp veren, elinde tutan ve bunların girmesinden, çıkmasından ve saklanmasından sorumlu olan veznedar, tahsildar ve ambar memurlarının, müteselsil kefalete tabi oldukları belirtilmiştir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Veznedarın kasa ihtiyacı için bankadan alacağı paralar” başlıklı 50’inci maddesinin (d) bendinde; Muhasebe yetkilileri de dâhil olmak üzere, veznedarlardan başka hiçbir kimsenin bankadan para alamayacağı, kefalete tabi olmadığı için muhasebe yetkililerinin fiilen tahsilat ve ödeme yapamayacağı ve veznedarlara vekâlet edemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre tahsildar ve veznedar kadrolarında yer almayan personel kefalet sandığı kesintisine tabi olmadığı için tahsilat ve ödeme yapamayacaktır.
Yapılan incelemede, bazı personele tahsildar ve veznedar kadrolarında yer almadığı halde tahsilat ve ödeme yaptırıldığı veznedar kadrosunda bulunan personelden ise kefalet kesintisi yapılmadığı görülmüştür.
Veznedar ve tahsildar kadrosunda bulunmayan personele tahsilat ve ödeme yaptırılmaması veznedar kadrosunda bulunan personelden ise kefalet kesintisi yapılması gerekmektedir.