ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporları, belediye şirketinde çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığını ortaya koymuştur. Bu durum, bilançoda 372 ve 472 No.lu Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarının yer almadığını göstermektedir. 26 Aralık 1992 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, ihtiyatlılık kavramının muhasebe uygulamalarında temkinli davranmayı ve olası risklerin dikkate alınmasını gerektirdiğini belirtmektedir. Bu bağlamda, işletmelerin muhtemel giderler için karşılık ayırmaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Tebliğde, 372 No.lu Hesapta bir yıl içinde ödenecek kıdem tazminatı karşılıklarının, 472 No.lu Hesapta ise bir yıldan uzun sürede ödenecek karşılıkların izlenmesi gerektiği ifade edilmektedir. Ancak yapılan incelemeler, şirketin bu yükümlülükleri yerine getirmediğini ve dolayısıyla söz konusu hesapların kullanılmadığını göstermektedir. Bu durum, mali tabloların doğru ve güvenilir bilgi sunma amacını zedelemekte, işletmenin karşılaştığı belirsizlik ve risklerin yeterince dikkate alınmadığını ortaya koymaktadır.

İdarenin cevabında, ek özel hizmet tazminatı ödemeleri hakkında bilgi verilmiş, ancak kıdem tazminatı karşılıklarıyla ilgili bir düzeltici işlem yapılmamıştır. Bu nedenle, şirketin çalışanları için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılması ve bu tutarların belirtilen hesaplarda izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde, mali tabloların güvenilirliği ciddi şekilde etkilenmektedir.

BULGU: Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirkette çalışan işçiler için ihtiyatlılık kavramı gereği kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı bu nedenle de bilançoda 372/472 No.lu Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarının yer almadığı görülmüştür.

26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Seri No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “Muhasebenin Temel Kavramları” başlıklı ekinde;

“10. İhtiyatlılık Kavramı: Bu kavram, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin gözönüne alınması gereğini ifade eder. Bu kavramın sonucu olarak, işletmeler, muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayırırlar, (…)” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca mezkûr Tebliğ’in “Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” başlıklı ekinde, 372 ve 472 No.lu Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının işleyişi düzenlenmiş olup ihtiyatlılık kavramı gereğince Şirkette çalışan işçiler için ayrılacak ve bir yıl içinde ödenecek kıdem tazminatı karşılıklarının 372 No.lu Hesapta; bir yıldan uzun sürede ödenecek kıdem tazminatı karşılıklarının ise 472 No.lu Hesapta izleneceğine hükmedilmiştir.

Ancak yapılan incelemede, Şirkette çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı dolayısıyla söz konusu hesapların kullanılmadığı tespit edilmiştir.

Muhasebenin amacının, finansal tablo kullanıcılarına doğru ve gerçek bilgi sunmak olduğu; ihtiyatlılığın ise işletme faaliyetlerinde var olan belirsizlik ve risklerin yeterli bir şekilde göz önüne alınmasını sağlamak amacıyla yapılan basiretli bir muhasebe eylemini ifade ettiği değerlendirildiğinde Şirketin mevcut uygulaması, mali tabloların eksik bilgi üretmesine neden olmaktadır.

İdare cevabında ek özel hizmet tazminatı ödemelerine ilişkin açıklama yapılmış olup bulguda belirtilen hususa dair bir açıklama ya da düzeltici işleme yer verilmemiştir.

Bu itibarla Şirkette çalışan işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayrılması ve ayrılan kıdem tazminatı karşılık tutarlarının, vadeleri nazara alınarak 372/472 No.lu Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarında izlenmesi gerekmektedir. Söz konusu tutarların anılan hesaplarda izlenmemesi hali, mali tabloların doğruluğunu ve güvenilirliğini etkilemektedir.