ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, bir belediye şirketinde çalışan personelin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı tespit edilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yayımladığı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre, kıdem tazminatı karşılıkları belirli hesaplarda gösterilmeli ve ilgili gider hesaplarına yansıtılmalıdır. Ancak yapılan incelemelerde, 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarının mali tablolarda yer almadığı, dolayısıyla 654 Karşılık Giderleri hesabının da kullanılmadığı ortaya çıkmıştır. 2024 yılında toplam 21.461.643,28 TL tutarında kıdem tazminatı ödemesi, doğrudan 740 Hizmet Üretim Maliyeti hesabına gider olarak kaydedilmiştir.

Kamu İdaresi, kıdem tazminatı karşılığı ayırma yükümlülüğünün yalnızca Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi şirketler için geçerli olduğunu belirtse de, bu açıklama hukuki açıdan yeterli bulunmamıştır. 2014 yılında yayımlanan düzenlemeler, bağımsız denetim kapsamında olan şirketlerin kıdem tazminatı yükümlülüklerini tahmin ederek giderleştirmelerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması, mali tabloların gerçeği yansıtmadığı ve karşılaştırılabilir bilgi sağlamadığı anlamına gelmektedir. Sonuç olarak, belirtilen tebliğe aykırı hareket edilmesi, 2024 yılı Bilançosu ve Gelir Tablosu’nda önemli hatalara yol açmıştır.

BULGU: Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket bünyesinde çalışan personel için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı görülmüştür.

26.12.1992 tarih ve 21447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı 1 Sıra numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde, belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılacak kıdem tazminatı karşılıklarının 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarında gösterileceği, hesaplanan kıdem tazminatı karşılık tutarlarının ilgili gider hesaplarına borç, vadesine göre 372 ve/veya 472 no.lu hesaplara alacak kaydedileceği, uzun vadeli olanların 472 no.lu hesaba kaydedileceği, vadesi bir yılın altına düşerek izleyen dönemde ödenebilir hale gelenlerin ise 372 no.lu hesaba aktarılacağı, ödendiği takdirde de 372 no.lu hesabına borç yazılarak hesabın kapatılacağı düzenlenmiştir.

Yukarıda belirtilen mezkûr Tebliğ’de muhasebenin temel kavramları sayılmıştır. Buna göre gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi “dönemsellik” ilkesi gereğidir. Bir diğer temel kavram ise “ihtiyatlılık”tır. Bu kavram, muhasebe olaylarında temkinli davranılması ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınması gerektiğini ifade eder. Bu kavramın sonucu olarak, işletmeler, muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayırırlar, muhtemel gelir ve kârlar için ise gerçekleşme dönemlerine kadar herhangi bir muhasebe işlemi yapmazlar. Buna göre kıdem tazminatı karşılığının ayrılması ihtiyatlılık kavramının da bir gereğidir.

Yapılan incelemede, 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarının mali tablolarda yer almadığı, diğer bir deyişle Belediyede görev yapmayıp Şirket bünyesinde görev yapan 17 kişi için kıdem tazminatı karşılığının ayrılmadığı, bu nedenle 654 Karşılık Giderleri hesabının da kullanılmadığı, 2024 yılında yapılan toplam 21.461.643,28 TL’lik kıdem tazminatı ödemesinin 740 Hizmet Üretim Maliyeti hesabı aracılığıyla doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında her ne kadar, İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuat hükümleri gereğince kıdem tazminatı karşılığı ayrılma yükümlülüğünün Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi şirketler için mevcut olduğu, diğer şirketler için zorunlu olmadığı, karşılık ayırma zorunluluğu olmayan şirketlerin kıdem tazminatını ödedikleri zaman gider olarak yazdıkları ifade edilmişse de, söz konusu cevap hukuki çerçevede bulgumuzu karşılar nitelikte değildir.

Bilindiği üzere 30.12.2014 tarih ve 29221 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 41 sayılı KGK Kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 88’inci ve Geçici 1’inci maddeleri ile 660 sayılı KHK’nın 9’uncu, 26’ncı ve Geçici 1’inci maddeleri uyarınca; 26.08.2014 tarih ve 29100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Türkiye Muhasebe Standartlarının Uygulama Kapsamının Belirlenmesine İlişkin Kurul Kararı” doğrultusunda bağımsız denetim kapsamında olup TMS uygulamayan şirketlerce 01.01.2014 tarihi ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ilişkin finansal tabloların hazırlanmasında ve sunulmasında yürürlükteki mevzuata ilave olarak uygulanacak hususlar kararlaştırılmıştır. Anılan 29.12.2014 tarihli ve 41 sayılı Kara”ın “Kıdem Tazminatı” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında, ilgili bulunduğu hesap dönemi sonu itibarıyla şirketlerin kıdem tazminatı yükümlülüklerinin tahmin edileceği ve bu tahmin nedeniyle cari dönemde ortaya çıkan kıdem tazminatı yükümlülük artışları hesaplanarak giderleştirileceği hükmüne yer verilerek bağımsız denetime tabi olup TMS uygulamayan şirketlere Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri (MSUGT) ile ihtiyari bırakılan kıdem tazminatı karşılığı ayırma uygulaması zorunlu hale getirilmiştir. Anılan Karar ile 213 sayılı VUK’a dayanılarak düzenlenen MSUGT’ların işletmelerin vergisel durumlarına öncelik vermesi sebebiyle mali tablolarının gerçeğe uygunluk amacından uzaklaşmalarının engellenmesi hedeflenmiş, mali tabloların gerçek, ihtiyaca uygun ve karşılaştırılabilir bilgi sağlama amaçları olduğundan kıdem tazminatı karşılığı ayrılmasının bu amaçlara hizmet edeceği net bir şekilde değerlendirilmiştir.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen Tebliğ’e aykırı olarak Şirket personeline ilişkin kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmaması nedeniyle 372 ve 472 no.lu hesaplara eksik kayıt yapılması sonucunda 2024 yılı Bilançosunda, 654 no.lu hesaba eksik kapılması sonucunda ise 2024 yılı Gelir Tablosu’nda 21.461.643,28 TL’lik hataya sebebiyet verilmiştir.