ÖZET: 2023 yılına ait Sayıştay Denetim Raporları, bazı kurumlar vergisi mükelleflerinin kıdem tazminatı karşılıklarını beyanname düzenlerken Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dikkate almadığını ortaya koymuştur. Bu durum, mükelleflerin vergi matrahlarının aşınmasına yol açmakta ve kamu idaresinin toplamakla yükümlü olduğu vergi gelirlerinde kayıplara neden olmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi, kurumlar vergisinin mükelleflerin elde ettikleri safi kazanç üzerinden hesaplanacağını belirtirken, Gelir Vergisi Kanunu’nun ilgili hükümleri de giderlerin belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.

Kıdem tazminatlarının gider olarak dikkate alınabilmesi için, işçinin bu tazminata hak kazanmış olması ve ödemenin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Ödenmemiş kıdem tazminatlarının gider yazılması mümkün değildir. Sayıştay raporları, mükelleflerin kıdem tazminatı karşılıklarındaki artışların, henüz ödenmeyen kısımlarının KKEG olarak eklenmediğini göstermektedir. Bu durum, kurumlar vergisine esas vergi matrahının düşmesine neden olmaktadır.

Kamu idaresi, bu bulguların risk kriteri olarak değerlendirileceğini ve gerektiğinde vergi incelemesi yapılabileceğini belirtmiştir. 2022-2023 yıllarında ortaya çıkan bu uygulamaların 2024 yılında da devam ettiği anlaşılmaktadır. Mükelleflerin beyanlarında kanunen kabul edilmeyen giderlerin doğru bir şekilde gösterilmesi, vergi matrahının aşınmasını önlemek adına önem arz etmektedir. Bu nedenle, dönem sonu işlemlerine yönelik kontrollerin artırılması gerekmektedir.

BULGU: Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Mükellefler Tarafından Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlere Eklenmemesi Sonucu Kurumlar Vergisi Matrahının Aşınması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

2023 yılına ilişkin beyanname veren bazı kurumlar vergisi mükelleflerinin beyanname ve eki mali tabloları incelendiğinde; kıdem tazminatı karşılığı olarak ayırdıkları ve henüz ödemesini gerçekleştirmedikleri tutarları, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider (KKEG) olarak dikkate almadıkları, beyanname düzenlerken KKEG kısmına eklemedikleri ve bu nedenle Başkanlığın toplamakla yükümlü olduğu vergi gelirlerinde aşınmaya neden olunduğu tespit edilmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 6’ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde de Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

193 sayılı GVK’nin 40’ıncı maddesinin 3’üncü bendinde; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükme bağlanmıştır. Kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için İş Kanunu’na göre işçinin kıdem tazminatına hak kazanması ve hak edilen kıdem tazminatının da işçiye ödenmiş olması gerekmektedir. Tahakkuk etmiş olsa da ödenmemiş kıdem tazminatının gider yazılması mümkün değildir. İş Kanunu’nun işverenlere yüklediği yükümlülükler nedeniyle ödenen kıdem tazminatları, ihbar tazminatı, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ödedikleri tazminatlar ile işveren veya çalıştırdığı bir kimsenin başkasına zarar veren fiili nedeniyle Borçlar Kanunu hükümlerine göre ödedikleri tazminatlar gider yazılabilmektedir. Ancak, kıdem tazminatları için ayrılan ve henüz ödenmemiş karşılıkların gider olarak dikkate alınması mümkün değildir. Sadece ödenen kıdem tazminatlarının gider olarak yazılması mümkün olacaktır.

Bununla birlikte GVK’nin 41’inci ve KVK’nın 11’inci maddelerinde; safi kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün olmayan harcamalar sayılmış olup; bu maddelerde yer alan ve ticari bilanço kârının tespiti aşamasında gider olarak dikkate alınan harcamaların Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olarak kurum kazancına ilave edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Ancak, 2023 mali yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri ile beyanname eki gelir tablosu ve bilançoların incelenmesi neticesinde; bazı mükelleflerin kıdem tazminatı karşılıklarında bir önceki yıla göre ortaya çıkan artışın işçilere henüz ödenmeyen kısımlarının, beyanname düzenlerken Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlere ilave edilmediği, bunun sonucunda söz konusu mükelleflerin kurumlar vergisine esas vergi matrahının aşındığı görülmüştür.

Kamu idaresi cevabında, bulguda yer verilen hususların risk kriteri olarak dikkate alınmasının ve gerektiğinde ilgili mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.

Bulgu konusu hususa 2022-2023 yılı Sayıştay Denetim Raporunda yer verilmiş olup, aynı uygulamaya 2024 yılında da devam edildiği anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, söz konusu matrahların hesaplanmasında ve beyanında mükellef bazında ortaya çıkan; ilgili mali yıla ilişkin kanunen kabul edilmeyen giderlerin olması gerekenden daha düşük gösterilmesi şeklinde vergi matrahının aşınmasına yol açacak uygulamaların önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, risk kriterlerine göre, beyanname vermeyi zorlaştırmayacak ve vergiye gönüllü uyumu azaltmayacak şekilde dönem sonu işlemlerine ilişkin kontrollerin uygulamaya geçirilerek vergi matrahının aşınmasının engellenmesi gerekmektedir.