ÖZET: Kıdem tazminatı ödemeleri, dönemsellik ilkesine uygun şekilde muhasebeleştirilmemiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinde çalışan işçiler için ayrılan kıdem tazminatı karşılıklarının, mali yıl içerisinde yapılan ödemelerinin muhasebe kayıtları hatalı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 5. maddesinde dönemsellik kavramı, kamu idaresi faaliyetlerinin belirli dönemlerde raporlanması olarak tanımlanmıştır. Ayrıca, ihtiyatlılık ilkesi, muhtemel risklere karşı karşılık ayrılmasını öngörmektedir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, kıdem tazminatı karşılıklarının izlenmesi ve muhasebeleştirilmesi için belirli esaslar getirmektedir. Bu bağlamda, belediyenin, işçiler için ayırdığı kıdem tazminatı karşılıklarını 472 no.lu hesapta izlemesi ve ödenecek tutarları 372 no.lu hesaba aktarması gerekmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, bir işçinin emekli olacağı bilindiği halde, ödenen 840.423,06 TL kıdem tazminatının muhasebe sistematiği göz ardı edilerek kaydedildiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, mali yıl içinde emekliye ayrılacak işçiler için ayrılan kıdem tazminatı karşılıklarının ve yapılacak ödemelerin, mali tabloların doğruluğu ve güvenilirliği açısından dönemsellik ilkesine uygun olarak muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.

BULGU: Kıdem Tazminatı Ödemelerinin Dönemsellik İlkesine Uygun Olarak Muhasebeleştirilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediye bünyesinde çalışan işçiler için ayrılan kıdem tazminatı karşılıklarından mali yıl içerisinde ödenen tutarların muhasebe kayıtlarının dönemsellik ilkesine riayet edilmeden hatalı biçimde yapıldığı görülmüştür.

23.12.2014 tarihli ve 29214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Temel Kavramlar” başlıklı 5’inci maddesinde dönemsellik kavramı; kamu idaresi faaliyetlerinin, belirli dönemlerde raporlanması ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanması olarak ifade edilmiştir. İhtiyatlılık kavramı ise; muhtemel risklere ve olaylara karşı Yönetmelik’te belirtilen durumlarda karşılık ayrılması şeklinde tanımlanmıştır.

27.05.2016 tarihli ve 29724 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 281’inci maddesinde; bu hesabın, belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan ve faaliyet dönemi içinde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılacağı, aynı Yönetmelik’in 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 330’uncu maddesinde ise uzun vadeli kıdem tazminatları karşılıklarının bu hesapta izleneceği belirtilmiştir.

Aynı Yönetmelik’in 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının işleyişinin açıklandığı 331’inci maddesinde ise hesaplanan kıdem tazminatı karşılık tutarlarının, 472 no.lu hesaba alacak, 630 Giderler Hesabına borç kaydedileceği; vadeleri bir yılın altına düşen kıdem tazminatı karşılıklarının da 472 no.lu hesaba borç, 372 no.lu hesaba alacak kaydedileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Belediyenin, ihtiyatlılık ve dönemsellik kavramları gereği işçiler için ayırdığı kıdem tazminatı karşılık tutarlarını 472 no.lu hesapta izlemesi ve faaliyet dönemi içerisinde ödenmesi öngörülen kıdem tazminatlarını da 372 no.lu hesaba aktarması gerekmektedir.

Yapılan incelemede, Belediye bünyesinde çalışan bir işçinin mali yıl içerisinde emekli olacağı bilinmesine rağmen bu işçi için ödenen toplam 840.423,06 TL kıdem tazminatı bedelinin muhasebesistematiğinin temel kavramlarından olan dönemsellik ve ihtiyatlılık ilkeleri göz ardı edilerek 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı kullanılmadan muhasebeleştirildiği görülmüştür.

Sonuç olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, mali yıl içinde emekliye ayrılacağı öngörülen işçiler için ayrılmış kıdem tazminatı karşılıklarının ve yapılacak ödemelerin mali tabloların doğruluğunu ve güvenilirliğini sağlamak bakımından dönemsellik ilkesine uygun olarak muhasebeleştirilmesi gerekmektedir.