|
ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Türkiye’nin deniz yetki alanlarında kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri sunan özel sektör kuruluşlarının seçim sürecinin ihalesiz olarak Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan bir komisyon aracılığıyla gerçekleştirildiğini ortaya koymuştur. Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri, özel hukuk kişilerine belirli hizmet bölgelerinde kamu hizmeti sunma yetkisi tanıyan ve bu hizmetin kar-zararının kendilerine ait olduğu sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmeler, uzun süreli özel girişimlerin kamu hizmetlerini yürütmesi amacıyla düzenlenmektedir.
İdare, özel hukuk kişilerini yetkilendirme konusunda ihale prosedürlerine uymak zorundadır. Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri, özel sektör kuruluşlarının belirli şartlar altında kamu hizmetlerini sunabilmesi için istisnai bir yetki devri sağlamaktadır. Ancak, bu yetki devrinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bu kanun, genel bütçeye dahil dairelerin kira işlemlerinin belirli hükümlere göre yürütülmesini öngörmektedir. Sonuç olarak, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetleri için yapılan yetkilendirmelerin, rekabetçi bir ihale usulü ile gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. 2021 yılında bu hizmetleri sunan özel sektör kuruluşlarının elde ettiği toplam gelir 1.765.519.988 TL olarak kaydedilmiştir. Bu durum, yetkilendirme sürecinin şeffaf ve adil bir şekilde yürütülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. |
BULGU: Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Konusunda Özel Sektör Kuruluşlarının Yetkilendirilmelerinin İhalesiz Olarak Komisyon Marifetiyle Yapılması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Türkiye’nin deniz yetki alanlarında faaliyet gösteren kıyı yapılarına yanaşacak ve ayrılacak gemilere kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerini verecek özel sektör kuruluşlarının seçiminin ihale yapılmaksızın doğrudan Denizcilik Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyon marifetiyle yapıldığı tespit edilmiştir.
Kamu Hizmeti imtiyaz sözleşmeleri, bir kamu hizmetinin kurulması ve/veya işletilmesini yürütmek üzere kullanıcılardan alınacak ücret karşılığında kar ve zararı özel hukuk kişisine ait olmak üzere özel hukuk kişilerinin yetkilendirmesini ihtiva eden sözleşmelerdir. Bir kamu hizmeti uzun süreli olarak özel girişime gördürülecekse, düzenlenen sözleşme imtiyaz sözleşmesi niteliğindedir. Bu sözleşmelerde hizmetin düzenli ve istikrarlı biçimde yürütülmesini sağlamak için İdarenin yetkilendirdiği özel hukuk kişisini denetim ve gözetim yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte, İdarenin ne özel hukuka tabi sözleşmelerinde ne de
idare hukukuna tabi sözleşmelerde sözleşmenin karşı tarafını seçme özgürlüğü yoktur. İdare, akit tarafı ihale prosedürüne uygun olarak seçmelidir.
Kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri ile özel hukuk kişileri kamusal bir hizmeti İdare adına görmek üzere istisnai bir biçimde yetkilendirilmiş olmaktadırlar. Dolayısıyla, özel sektör kuruluşlarına kamu idarelerine yasa ile tanınmış bir hakkın (yetki devrine konu hizmeti belirli hizmet bölgelerinde tekel olarak sunma hakkı gibi) kullanımının belirli şartlar altında belirli süre ile devri yapılmış olmaktadır. Yani, bir nevi İdarelere yasa ile tanınmış imtiyaza konu bir hak, belirli bir süre için özel sektör kuruluşlarına kiralanmış olmaktadır.
Bu anlamda bulgu konusu yetki devirlerinin de 08.09.1983 tarih ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri kapsamında yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Şöyle ki; adı geçen Kanun’un “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde genel bütçeye dâhil dairelerin kira işlemlerinin bu Kanun’da yazılı hükümlere göre yürütüleceği belirtilmiştir. Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde yer alan kira işleminin tanımına bakıldığında ise, hakların kiraya verilmesi de kira tanımı kapsamına girmektedir.
Bakanlık tarafından yapılan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet yetkilendirmelerinin de mevcut yasal düzenlemeler gereği yalnızca Bakanlığa tanınmış bir kamu hizmeti sunma yetkisinin özel sektör kuruluşlarına belirli süreler ve şartlar altında imtiyaz şeklinde devri olduğu açıktır. Bu anlamda Bakanlık tarafından yapılan bahse konu yetkilendirmelerde yetki devri yapılan özel sektör kuruluşunun seçiminin konuya ilişkin başkaca özel bir yasal düzenleme olmadıkça 2886 sayılı Kanun’daki ihale usullerinden biri kullanılarak yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Sonuç itibarıyla, Bakanlık tarafından kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinde yapılan yetkilendirme işlemlerinin, belirli hizmet bölgelerinde söz konusu hizmeti verebilecek çok sayıda lisans sahibi kuruluş arasından kısıtlı sayıda özel sektör kuruluşuna uzun sürelerle yetki devrini içeriyor olması ve bahse konu yetki devirleri neticesinde yetkilendirme yapılan özel sektör kuruluşlarının önemli bir ticari gelir (Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Daire Başkanlığından alınan verilere göre, Yönetmelik kapsamındaki sahalarda yetkilendirilen özel sektör kuruluşlarının 2021 yılı faaliyetleri sonucu elde ettiği toplam gelir 1.765.519.988 TL’dir) elde ediyor olmaları dikkate alındığında söz konusu özel sektör kuruluşlarının seçiminin açık ve rekabetçi bir ihale usulü kullanılarak yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.