ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, üniversitenin “Kişilerden Alacaklar” hesabında yer alan alacakların takip ve tahsil işlemleri yıl içinde gerçekleştirilmemiştir. Bu durum, tahsil süresi dolan ve zaman aşımına uğrayan alacakların tespit edilmediğini ve kayıt altına alınmadığını ortaya koymaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 74. maddesi, kamu zararlarının ve para cezalarının zamanaşımına uğramasıyla ilgili düzenlemeleri içermekte, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’na göre de alacakların tahsil süresi belirlenmektedir.

Alacakların zamanaşımının başlangıcı, alacağın vadesinin dolduğu tarihten itibaren işlemeye başlamakta; bu süre, ilgili bildirimlerin yapılması durumunda da etkilenmektedir. Ancak, üniversite bünyesinde, 140 Kişilerden Alacaklar Hesabı’na ilişkin zamanaşımı süreleriyle ilgili herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Ayrıca, Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi’nde hukuk süreci başlatılan alacak dosyalarının takip edilmediği ve manuel yöntemlerle izlenmeye çalışıldığı bildirilmiştir.

Sonuç olarak, Kişilerden Alacaklar Hesabı’ndaki kayıtların sağlıklı bir şekilde tutulması ve takip edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Strateji Daire Başkanlığı’nın Hukuk Müşavirliği ile işbirliği yaparak hangi alacakların hangi mevzuata tabi olduğunu belirlemesi ve zamanaşımını dikkate alarak gerekli takip işlemlerini gerçekleştirmesi gerekmektedir.

BULGU: Kişilerden Alacaklar Hesabında Bulunan Alacakların Takip Ve Tahsil İşlemlerinin Yılı İçerisinde Yapılmaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi

Üniversitenin 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında bulunan alacakların takip ve tahsil işlemlerinin yılı içerisinde yapılmadığı tahsil süresi geçen ve zaman aşımına uğrayan alacakların tespitinin yapılmadığı ve kayıt tutulmadığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“Kamu zararının meydana geldiği ve bu Kanunda belirtilen para cezalarının verilmesini gerektiren fiilin işlendiği yılı izleyen malî yılın başından başlamak üzere zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla onuncu yılın sonuna kadar tespit ve tahsil edilemeyen kamu zararları ile para cezaları zamanaşımına uğrar,” denilmektedir.
5018 sayılı Kanunun “Zamanaşımı” başlıklı 74’üncü maddesi ile bir yandan 6098 sayılı Borçlar Kanununda öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran haller benimsenirken bir yandan da 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun’da öngörülen zamanaşımının başlaması ve bitmesindeki ilke ve esaslar benimsenmiştir. Kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı olup, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’na göre tahsil edilmesi gereken alacaklar, haksız suretle mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar görenin verdiğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Söz konusu Kanuna göre zamanaşımı, alacağın vadesinin geldiği tarihten itibaren başlayıp; alacağın vadesinin dolması bir bildirime bağlı ise zamanaşımı, bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işlemeye başlamaktadır.
Yukarıda açıklanan esaslara göre vezne, mutemet, tahsildar ve ambar açıklarında açığın öğrenildiği; yersiz ödemelerde dairesinin bildirmesi üzerine muhasebe biriminin öğrendiği; öğrenim giderleri gibi sözleşmeye bağlı alacaklarda taahhüdün bozulduğu, ilama bağlı alacaklarda ilamın borçluya tebliğ edildiği; harcama yetkilisi mutemedi avanslarından doğan alacaklarda ilgili kanununda belirtilen mahsup süresinin bittiği, yolluk avanslarından doğan alacaklarda 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nda belirtilen mahsup sürelerinin dolduğu tarih, zamanaşımının başlangıcıdır.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 83’üncü maddesinin 10’uncu fıkrasının a ve c bentlerinde;
“a)Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenen alacaklar hakkında anılan Yönetmelikte belirtilen hükümlere göre işlem yapılır.
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre tahsil edilmesi gereken alacaklar, haksız suretle mal ediniminden dolayı açılacak dava, zarar görenin verdiğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Zamanaşımı söz konusu Kanunda belirtilen hâllerde kesilir. Zamanaşımının kesildiği durumlarda, kesilme tarihinden itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Ayrıca söz konusu Kanunda belirtilen hâllerde zamanaşımı durur. Bu durum ortadan kalktığında zamanaşımı, kaldığı yerden işlemeye devam eder.” denilmektedir.
Bilanço cetvelinde 140 Kişilerden Alacaklar Hesabında mizan cetveli alacak bakiyesi olarak devreden 45.828.690,87-TL tutarında kişi borcu bulunmaktadır. Devreden bu kişi borcu kayıtları ile ilgili olarak zamanaşımı sürelerine ilişkin bir çalışmanın yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kamu idaresince; Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sisteminde hukuk süreci başlayan alacak dosyalarının Alacak İşlemleri Modülünde 121-Gelirlerden Takipli Alacak Hesabına sistemsel olarak düşmediği, konuya yönelik rapor oluşturulamadığı için alacak dosyalarının manuel olarak takip edildiği bildirilmiştir. Konuya ilişkin düzeltme talebinin 17.05.2019 tarih ve E.38829 sayılı yazı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’ne gönderildiği ancak konu hakkında herhangi bir cevap yazısının gelmediği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; İlgili alacak takip modülü Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sisteminde henüz açılmasada 140 Kişilerden Alacaklar Hesabındaki her kaydın kurum veri tabanında sağlıklı biçimde tutulması ve takip edilmesi gerekmektedir. Bunun için Strateji Daire Başkanlığının Hukuk Müşavirliği ile koordinasyon içerisinde çalışması, anılan hesapta hangi alacakların hangi mevzuata tabi olduğunun tespit edilmesi ve zamanaşımının bu yönüyle değerlendirilmesi ve takibinin yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.