|
ÖZET: Kamu zararı alacaklarının muhasebeleştirilmesi ve sorumluluk dağıtımında yapılan hatalar, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirgin bir şekilde ortaya konmuştur. 140-Kişilerden alacaklar hesabında, bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından mükerrer kayıtların yapıldığı ve kamu zararından sorumlu personelin, zararın tamamından müteselsil sorumluluğu bulunmasına rağmen, sorumluluğun eşit olarak dağıtıldığı tespit edilmiştir. Bu durum, alacakların birden fazla kez muhasebeleştirilmesine yol açarak, 140-Kişilerden alacaklar hesabının gerçek tutarından fazla görünmesine neden olmaktadır.
Yapılan incelemelerde, kamu zararı alacaklarının takip sürecinde, her bir sorumlu personel için ayrı tahsilat izleme dosyası açıldığı ve bu durumun mükerrer kayıtlara yol açtığı görülmüştür. Kamu İdaresi, bu konuda gerekli düzeltmelerin yapılması için Muhasebat Genel Müdürlüğü’ne yazı yazıldığını belirtmiştir. Ancak, alacakların sorumlular arasında eşit şekilde paylaştırılması, kamu zararı alacaklarının zamanında tahsil edilmesini engellemektedir. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu’ndaki müteselsil sorumluluk hükümleri, kamu zararı alacaklarının geri ödenmesi sürecinde sorumluların birlikte ve müteselsil olarak sorumlu olacağını vurgulamaktadır. Ancak, bazı vergi dairesi müdürlüklerinin uygulamaları, bu sorumluluğu yanlış bir şekilde dağıtarak, alacakların tahsilatında gecikmelere yol açmaktadır. Bu durum, kamu zararı alacaklarının etkin bir şekilde yönetilmesini zorlaştırmaktadır. |
BULGU: Kişilerden Alacaklar Hesabında Kayıtlı Kamu Zararı Alacaklarının Sorumluluk Dağıtımında ve Muhasebeleştirilmesinde Hatalı Uygulama Yapılması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
140-Kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı kamu zararından doğan alacakların muhasebeleştirilmesinde mükerrer kayıtların yapıldığı ve kamu zararı alacaklarından sorumlu olan personelin, zararın tamamından müteselsil sorumluluğu söz konusu iken kamu zararının sorumlulara eşit paylaştırılarak sorumluluk dağılımının hatalı uygulandığı görülmüştür.
A- 140-Kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı kamu zararından doğan alacakların bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından mükerrer muhasebeleştirildiği görülmüştür.
MYMY’nin;
140-Kişilerden alacaklar hesabına ilişkin “Hesabın niteliği” başlıklı 82’nci maddesinde, kamu idarelerince tespit edilen kamu zararından doğan alacakların bu hesapta izleneceği,
“Hesaba ilişkin işlemler” başlıklı 83’üncü maddesinde de, kişilerden alacaklar hesabına alınarak takibi gereken alacakların; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda ortaya çıkacağı, bu şekilde ortaya çıkan alacaklar için tahakkuk ettirilecek faizlerin de aynı maddenin üçüncü fıkrasının (ğ) bendi gereği bu hesapta muhasebeleştirilmesi gerektiği,
“Hesaba ilişkin işlemler” başlıklı 83’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı tutarların, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre takip ve tahsil edileceği, bu kapsamda kişilerden alacaklar hesabında kayıtlı alacakların tahsilinin muhasebe birimlerince yapılacağı ve kişilerden alacaklar hesabına kaydedilen alacakların her biri için ayrı bir tahsilat izleme dosyasının açılacağı ve alacakların izlenmesinin bu dosyalardan yapılacağı,
hüküm altına alınmıştır.
Ancak yapılan incelemelerde; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda ortaya çıkan kamu zararı alacaklarının, bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından kamu zararından sorumlu tüm personel adına ayrı ayrı tahsilat izleme dosyası açılarak takip edildiği, zarardan sorumlu personel sayısı kadar tahsilat izleme dosyası ile takip edilmesinin ise, alacak toplamlarının birden fazla kez muhasebeleştirilmesine neden olduğu, dolayısıyla bazı kamu zararı alacaklarının 140 Kişilerden alacaklar hesabına mükerrer kaydedildiği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, bulgu konusu husus ile ilgili olarak Muhasebat Genel Müdürlüğüne yazılan 13.05.2022 tarihli yazı ile anılan Genel Müdürlükten, Defterdarlık ve Merkez Saymanlık Müdürlükleri muhasebe kayıtlarının düzeltilmesinin ve buna ilişkin yapılacak işlemler hususunda gerekli talimatın verilmesinin talep edildiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, kamu zararı alacaklarının tek bir tahsilat izleme dosyası yerine kamu zararından sorumlu her bir personel adına ayrı ayrı açılan tahsilat izleme dosyaları ile takip edilmesi muhasebe hesaplarında mükerrer kayda sebebiyet vererek 140 Kişilerden alacaklar hesabının olması gereken tutardan daha fazla görünmesine neden olmaktadır.
B- 140-Kişilerden alacaklar hesabına kayıtlı kamu zararı alacaklarından sorumlu olan personelin, zararın tamamından müteselsil sorumluluğu söz konusu iken bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından muhasebe kayıtlarında kamu zararının sorumlulara eşit paylaştırıldığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin üçüncü fıkrasında; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Sorumluluk” başlıklı 5’inci maddesinde de, Kanun’un ilgili maddeleri gereğince; kamu görevlilerinin; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu oldukları belirtilmiş olup tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileri ile birlikte ilgililerin de dahil edileceği ifade edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil sorumluluğa ilişkin;
“a. Dış ilişkide” başlıklı 61’inci maddesinde, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermesi veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması durumunda müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı,
“b. İç ilişkide” başlıklı 62’nci maddesinde ise tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı; tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğu ve zarar görenin haklarına halef olacağı,
belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, zarardan sorumlu kamu görevlileri ile birlikte ilgililerin de dahil edileceği ve tüm sorumluların söz konusu zarardan birlikte ve müteselsil sorumlu olacakları anlaşılmaktadır. Bu kapsamda müteselsil sorumluluk, tespit edilen ve hükme bağlanan kamu zararına sebebiyet veren sorumlular bakımından önem arz etmektedir.
Kamu zararı alacağının sürüncemede kalmayıp bir an evvel tahsil edilebilmesini sağlayan müteselsil sorumluluk kavramı, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermelerini veya çeşitli sebeplerden dolayı aynı zararın tamamından zincirleme olarak birlikte sorumlu olmalarını ifade etmektedir. Müteselsil sorumlulukta, zararın sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, sorumluların kusur ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Oluşan zarardan kendi payına düşenden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olmaktadır. Bu nedenle müteselsil sorumlulukta, kamu zararının buna sebebiyet veren sorumlulardan öncelikle hangisinden tahsil edilebilecekse ondan tahsil edilmesi amaçlanmaktadır.
Ancak yapılan incelemelerde, bazı vergi dairesi müdürlükleri tarafından kamu zararı alacaklarının sorumlu personel sayısına bölünmek suretiyle her bir personelin zarardan eşit miktarda sorumlu tutulduğu ve muhasebe kayıtlarında da sorumlu personel sayısı kadar tahsilat izleme dosyası açıldığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, bulgu konusu hususa ilişkin olarak Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlık gelir birimlerine 2022 yılı için gerekli uyarıların yapılmış olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, kamu zararı alacaklarının zarardan sorumlu olan personel sayısına bölünerek her bir personelin zararın tamamı yerine belli bir payından sorumlu tutulması, kamu zararı alacaklarında sorumluluk dağılımının hatalı uygulanmasına ve söz konusu alacakların zamanında ve tam olarak tahsil edilememesine sebebiyet vermektedir.