ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinde kişilerden alacaklar hesabında zamanaşımına uğramış alacakların bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu alacakların tahsiline yönelik herhangi bir hukuki süreç başlatılmamıştır. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu kaynaklarının etkili ve hukuka uygun bir şekilde elde edilmesinden sorumlu olanların yükümlülüklerini belirlemektedir. Ayrıca, belediye başkanının gelir ve alacakları takip etme yetkisi bulunmaktadır.

Yapılan incelemelerde, 140 Kişilerden Alacaklar Hesabı’na kaydedilen bazı alacakların, zamanaşımına uğradığı ve bu süreçte gerekli işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir. Toplamda 215.884,42 TL tutarındaki alacak, zamanaşımına uğrayarak tahsil edilemez hale gelmiştir. Bu durum, kamu zararı oluşturmakta ve sorumluluk konularını gündeme getirmektedir. Anayasa ve ilgili mevzuatlar, kamu görevlilerinin neden olduğu zararların tazmini için gerekli düzenlemeleri içermektedir.

Belediyenin, alacakların zaman aşımına uğramasını önlemek amacıyla tahsilat işlemlerini düzenli bir şekilde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Alacakların takip ve tahsil süreçlerinin etkin bir biçimde yürütülmesi, kamu kaynaklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, alacakların zamanaşımına uğratılmasına neden olan personelin sorumluluğu da göz önünde bulundurulmalıdır.

BULGU: Kişilerden Alacaklar Hesabında Zamanaşımına Uğramış Alacaklarının Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kişilerden Alacaklar Hesabında zamanaşımına uğramış alacakların yer aldığı, bu alacakların tahsiline ilişkin hukuki süreçlerin başlatılmadığı tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde; her türlü kamu kaynağının elde edilmesinde görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesi için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda oldukları düzenlenmiştir.

Anılan Kanun’un 60’ıncı maddesinde; ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinde; belediye başkanı belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili kılınmıştır.

Buna göre, belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmekle görevli ve yetkili olanlar belediye başkanı ile mali hizmetler birimidir.

27.05.2016 tarihli ve 29724 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 110’uncu maddesinde; 140 Kişilerden Alacaklar Hesabının faaliyet alacakları ve kurum alacakları dışında kalan alacakların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir. Adı geçen Yönetmelik’in 111’nci maddesinde, Kişilerden Alacaklar Hesabına kayıtlı tutarlar için tahakkuk ettirilecek faizlerin bu hesapta izleneceği, bu hesaba kaydedilen alacakların her biri için ayrı bir alacak izleme dosyası açılacağı ve alacakların izlenmesinin bu dosyalar üzerinden yapılacağı, bu hesapta kayıtlı olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre tahsil edilmesi gereken alacakların, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre tahsil edilmesi gereken alacakların ise, haksız suretle mal ediniminden dolayı açılacak dava zarar görenin verdiğini geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten başlayarak 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımını kesen ve durduran hallerin neler olduğu hüküm altına alınmıştır.

Zamanaşımı, bir davanın açılması veya bir hükmün yerine getirilmesi için kanunen belli olan sürelerin geçmesi; alacağın doğumunu takip eden ve kanunla belirlenmiş süre içinde alacaklının alacağını istememesi ya da alacağını tahsil etmek için borçluyu dava etmemesi nedeniyle alacak hakkını isteme ve dava açma hakkının ortadan kalkması şeklinde tanımlanabilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun eksik borç (alacaklıya, borçluyu dava ve takip yetkisi vermeyen borç) haline dönüşecek ve dolayısıyla borçlu sadece kendi isteğiyle borcunu ifa ettiği zaman, borç tahsil edilebilecektir.

Yapılan incelemede, 140 Kişilerden Alacaklar Hesabına 01.02.2011 tarihinde kaydedilen 52.990,81 TL (gecikme faiziyle birlikte 71.041,07 TL), 15.08.2011 tarihinde kaydedilen 162.277,61 TL (gecikme faiziyle birlikte 209.751,58 TL), 05.09.2011 tarihinde kaydedilen 616,00 TL’nin (gecikme faiziyle birlikte 793,01 TL) takip ve tahsiline yönelik mevzuatta öngörülen herhangi bir işlem yapılmadığı, zamanaşımını kesecek veya durduracak süreç işletilmediği ve böylelikle toplam 215.884,42 TL (gecikme faiziyle birlikte 281.585,66 TL) alacağın zamanaşımına uğratıldığı görülmüştür.

Alacakların zamanaşımına uğratılmasının bir kamu zararı olduğu dikkate alındığında, bu durumda sorumluluk ve zararın tazmini hususları ortaya çıkmaktadır. Anayasa’nın 129’uncu maddesinin beşinci fıkrası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesi ile “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesi, Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in 9, 10 ve 11’inci maddelerinde sırasıyla yer alan “Amirlerin sorumlulukları”, “Zararların takibi ve yapılacak işlemler” ve “İdarenin rücu hakkı” başlıklı maddelerinde bu konularda düzenlemeler yapılmıştır.

Herhangi bir kamu görevlisinin kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır. Memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.

Dolayısıyla alacağının zamanaşımına uğraması nedeniyle tahsilinin imkânsız hale gelmesinde sorumluluğu bulunan personel bu alacaklardan sorumludur. Belediye gerekli incelemeyi yaparak, alacağın zamanaşımına uğratılmasına neden olan personelden bu alacağı tahsil etmelidir.

Belediye tarafından Kişilerden Alacaklar Hesabında kayıtlı alacaklarının tahsilinin süresi içinde gerçekleştirmesi, bu alacakların zaman aşımına uğratılmasını engellemek için takip ve tahsil işlemlerinin düzenli olarak yapılması gerekmektedir.