FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında somut delil olmadan kamu görevinden çıkarılmanın hukuka aykırılığı ve hakların iadesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğuna dair somut delil bulunmadığını belirterek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, FETÖ/PDY’ye üye olma suçlamasıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. […]

→

Terör örgütleriyle irtibat iddiasıyla görevden alınan kamu görevlisinin beraat etmesi, tazminat hakkını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca terör örgütleriyle irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak mahkeme, bu iddianın yalnızca SD karttaki fişleme ve kodlamalara dayandığını, somut verilerle desteklenmediğini belirtmiştir. Ayrıca, davacının örgüt üyeliği iddiasıyla yargılanıp beraat etmesi, hukuka aykırılığı ortaya koymuştur. İdare […]

→

Davacının terör örgütü ile irtibatı iddialarının yeterli delil olmadan kamu görevinden çıkarılma kararına dayanak teşkil etmesi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi, terör örgütü ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle iptal etmiştir. Davacı hakkında yapılan incelemede, ele geçirilen dijital materyallerdeki kodlamalar, örgütle olan ilişkisini ortaya koyan yeterli delil olarak değerlendirilmiştir. Ancak, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğuna dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca […]

→

FETÖ ile irtibat tespitinde kodlama verilerinin hukuka uygunluğu, kamu görevlisinin görevden çıkarılmasını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvurunun reddine ilişkin kararı incelemiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğu gerekçesiyle görevden alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının örgütle bağlantısını gösteren delillerin varlığına dayanarak başvuruyu reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı tespit edilen kamu görevlisinin savunma hakkı tanınmadan görevden alınması hukuka uygun mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Davacı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan görevden alındığını, terör örgütüyle bağlantısının olmadığını iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı olduğuna dair somut delillerin bulunduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının ByLock programına giriş yaptığı ve örgütle bağlantılı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilmiştir. […]

→

FETÖ ile irtibat veya devir sonrası faaliyet şartı taşınmazın Hazine’ye tescilinde muvazaalı satışın tespiti için yeterli midir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 667 sayılı KHK ile kapatılan bir şirketten satın alınan taşınmazın Hazine adına tescil edilmesine ilişkin işlemin iptaline karar vermiştir. İdare Mahkemesi, taşınmazın Hazine’ye tescil edilebilmesi için devralan kişinin FETÖ ile irtibatlı olması veya devir sonrası aynı faaliyete devam etmesi gerektiğini belirtmiş, davacının FETÖ üyeliğinden açılan soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını ve taşınmazın devrinden […]

→

Yurt Dışındaki Kurumlardan Alınan Reklam Hizmetlerinde Vergi Tevkifatının Hukuka Uygunluğu: Dar Mükellefiyet ve Türkiye’den Erişim Kriterleri (Danıştay)

ÖZET: Bu uyuşmazlık, davacının Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan internet üzerinden alınan reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuka uygunluğunu sorgulaması üzerine odaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının dar mükellefiyete tabi kurumlardan hizmet almasının ve bu hizmetler için ödeme yapmasının, vergi tahakkukunda hukuka aykırılık oluşturmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, reklam hizmetinin Türkiye’den erişilebilen […]

→

İnternet Ortamında Alınan Reklam Hizmetlerinde Vergi Tevkifatının Hukuki Dayanağı: Türkiye’den Erişilebilirlik ve İş Yeri Kavramı (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, internet ortamında alınan reklam hizmetleri için yapılan vergi tevkifatının hukuki dayanağını incelemektedir. Davacı, Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan alınan reklam hizmetleri için tevkifat yapılmaması gerektiğini savunmuş, ancak mahkeme, reklam hizmetinin Türkiye’den erişilebilen web sayfaları üzerinden sunulması nedeniyle bu hizmetlerin iş yeri sayılabileceğine ve dolayısıyla tevkifatın hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlk […]

→

Türkiye’de İş Merkezi Olmayan Kurumlardan Alınan İnternet Reklam Hizmetlerinde Tevkifatın Hukuka Uygunluğu: Dar Mükellefiyet ve İş Yeri Kavramı Üzerine Değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, davacı tarafından Türkiye’de iş merkezi bulunmayan kurumlardan alınan internet reklam hizmetleri için tevkifat yapılmaması gerektiği iddiasıyla başlatılan hukuki süreç ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, dar mükellefiyete tabi kurumların yalnızca Türkiye’deki iş yerlerinde elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirileceği gerekçesiyle ihtirazi kaydı kabul ederek tahakkuku iptal etmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, reklam hizmetinin […]

→

Ruhsatında Belirtilen Eğitim Programları Dışında Faaliyet Gösteren Özel Eğitim Kurumunun İptali Hukuka Uygun mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacı şirketin özel eğitim kurumu olarak faaliyet gösterdiği ancak, ruhsatında belirtilen programlar dışında eğitimler sunduğunu tespit etmiştir. İdare Mahkemesi, müfettiş raporuna dayanarak, davacının uzaktan eğitim programları içerisinde yer almayan ve Bakanlık onayı bulunmayan kurslar verdiğini belirlemiş ve bu nedenle işyeri açma ruhsatının iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin […]

→

Eğitim protokolünün 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na uygunluğu ve iptal isteminin reddi nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Edirne Müftülüğü arasında imzalanan 07/01/2019 tarihli Okul Öncesi Eğitimi Protokolü’nün iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, protokolün 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Protokol, 4-6 yaş grubu çocukların değerler ve dini eğitim çalışmalarını içermekte olup, katılımın […]

→

5580 Sayılı Kanun’un 7. Maddesi Uyarınca Ek Eğitimler İçin İzin Alınmadan Düzenlenen Programlar Hukuka Aykırı Mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Özel … Kursu’nun kapatılması ve kurucusuna 5580 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca beş yıl geçmeden tekrar kurum açma izni verilmemesi yönündeki işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, kursun Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir program olduğunu savunarak, ek programlar için izin alınması gerekmeyeceğini iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının yetkili makamlardan […]

→

Disiplin cezası verilmesine engel bir durum olmaksızın meslekten çıkarılmanın hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu kararını hukuka uygun bulmuştur. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca, disiplin cezası verilmesine engel bir durum bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının, yargısal faaliyetlerinin disiplin soruşturmasına konu olamayacağı iddiası ise yerinde […]

→

FETÖ ile irtibat nedeniyle meslekten çıkarılan yargı mensubunun cezasının hukuka uygunluğu ve mesleki onura etkisi nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, FETÖ ile iltisak ve irtibatı nedeniyle meslekten çıkarılan bir davacının itirazını incelemiştir. Davacı, Van Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde, yasal izin almadan soruşturma yürütmekle suçlanmış ve bu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası almıştır. Davacı, bu cezanın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında Bank Asya hesap hareketlerinin değerlendirilmesinde uyumlu beyanların hukuki geçerliliği nasıl belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 1416 sayılı Kanun uyarınca öğrencilik statüsünün 673 sayılı KHK ile kesilmesi üzerine yaptığı itirazın reddedilmesiyle ilgili hukuki değerlendirmelerde bulunmuştur. Davacı, Bank Asya’daki hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibatını ortaya koyduğuna dair iddialara karşı, hesap hareketlerinin ve beyanlarının uyumlu olduğunu, örgüte yardım amaçlı bir eyleminin bulunmadığını savunmuştur. İdare Mahkemesi, davacının hesap hareketlerinin örgüt liderinin […]

→