Haciz işlemlerinin iptali ve zamanaşımına uğrayan vergi borçlarıyla ilgili düzeltme-şikayet başvurusunun hukuka aykırılığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi borçlarının tahsili amacıyla uygulanan haciz işlemlerinin iptali ve zamanaşımına uğrayan vergi borçlarının kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddini hukuka aykırı bulmuştur. Daire, düzeltme ve şikayet yolunun yalnızca vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı kullanılabileceğini, ancak haciz işlemlerinin sürekli nitelikte bir mülkiyet ihlali yarattığını belirterek, bu işlemlerin her zaman dava konusu edilebileceğine […]

→

Vergi incelemelerinde yeterli delil olmaksızın yapılan tarhiyatların hukuka aykırılığı ve eksik inceleme ile sonuçlanan işlemlerin geçersizliği değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 2017 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesi, vergi tekniği raporundaki tespitlerin yetersiz olduğunu, yolcu beyanlarının güvenilir olmadığını ve matrah takdirinde dikkate alınan banka hesap hareketleri üzerinde yeterli inceleme yapılmadığını belirtmiştir. Bu […]

→

OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu Kararının İptali İçin Temyiz Başvurusunda Savunma Hakkının İhlali İddiasının Değerlendirilmesi Nasıl Olmalıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından reddedilmesine karşı açtığı davanın reddini incelemiştir. Davacı, savunma hakkının ihlal edildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu ve beraat kararı verildiğini öne sürerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Mahkeme, temyiz isteminin reddine ve […]

→

E-haciz işleminin hukuka uygunluğu ve tebligat usulsüzlükleri üzerine yapılan hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, vergi borçlarının tahsili amacıyla yapılan e-haciz işleminin hukuka uygunluğunu değerlendirmiştir. Dava, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği gerekçesiyle haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, ödeme emrinin tebliğ sürecinde yapılan usulsüzlükleri tespit ederek, e-haciz işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, ödeme emrinin ilk tebliğinde davacının […]

→

Sahte fatura düzenleyen mükelleflerden alınan faturalar üzerinden re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin, sahte fatura düzenlediği tespit edilen mükelleflerden alınan faturalar üzerinden re’sen tarh edilen katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, Yüksel Akkoyun hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki sahte fatura tespitleri nedeniyle cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğuna, ancak Demir Çelik İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret […]

→

Serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğunun sınırları ve sahte belgelerle ilgili sorumluluklarının bulunup bulunmadığına dair hukuki değerlendirme (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, bir vergi uyuşmazlığında, serbest muhasebeci mali müşavirlerin müteselsil sorumluluğuna ilişkin önemli bir karar vermiştir. Davacı, müteselsil sorumlu olarak düzenlenen ödeme emirlerinin iptali için dava açmış, ilk derece mahkemesi ise davayı kabul ederek ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Mahkeme, serbest muhasebecilerin yalnızca mükellef tarafından sağlanan belgelerin doğruluğundan sınırlı olarak sorumlu olduğunu, dolayısıyla […]

→

Danıştay (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir davacının itirazını değerlendirirken, savunma hakkının ihlal edildiği ve irtibat ile iltisak kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı iddialarını incelemiştir. Davacı, terör örgütleriyle irtibatın yalnızca ceza yargısı tarafından tespit edilebileceğini, Milli Güvenlik Kurulu kararlarının yargı kararlarına dayanak oluşturamayacağını ve gizli tanık ifadelerinin aleyhe delil […]

→

Disiplin soruşturması yapılmadan kamu görevinden çıkarılan davacının itirazı, hukuka aykırılık iddialarıyla nasıl değerlendirilmektedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin itirazını değerlendirirken, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan gerçekleştirilen işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarını incelemiştir. Davacı, OHAL KHK’larının TBMM onayına sunulması ve yürütme ile yasama organlarının kişileri yargılama yetkisi olmadığını belirterek, aleyhine somut delil ve gerekçe gösterilmediğini savunmuştur. Ancak, Danıştay, davacının […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı tespit edilmeyen davacının kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılığı ve özlük haklarının iadesi gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, babasının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi nedeniyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, davacı hakkında örgütle irtibatı veya aidiyeti tespit eden herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Davacının ByLock kullanımı, Bank Asya […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının haklarının iadesi için somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının abisi ile ilgili suçların şahsiliği ilkesinin geçerli olduğunu ve davacının FETÖ/PDY ile irtibatını gösteren somut bir delil bulunmadığını belirterek, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın ceza mahkemesi kararlarıyla sabit olması, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Davacı, ceza hukuku ilkelerinin uygulanması gerektiğini, terör örgütleriyle ilişkili olma durumunda kast unsurunun aranması gerektiğini ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının ceza mahkemesi kararlarıyla sabit olduğunu belirtmiştir. […]

→

Terör örgütü ile irtibatın tespitine yönelik delillerin yetersiz değerlendirilmesi adil yargılanma hakkını ihlal eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı işleminin iptali istemini değerlendirmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine dayanarak, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Ancak, Danıştay, […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada ceza mahkumiyetinin iptali, etkin pişmanlık beyanı olmaksızın idari tedbirin hukuka uygunluğunu etkiler mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini reddeden İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarını onamıştır. Davacı, ceza mahkumiyetinin bozulduğunu ve etkin pişmanlık beyanı olmadığını öne sürerek, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ancak Danıştay, ceza yargılaması sürecinde davacının etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanının bulunmadığını ve ceza […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatı olmadığı tespit edilen kamu görevlisinin görevine iade edilmesi ve özlük haklarının tazmini için hukuki delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının İçişleri Bakanlığı tarafından 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak yapılan incelemelerde, örgütle bağlantısını gösteren somut delil bulunamamıştır. Gizli tanık ifadeleri ve dijital materyallerin incelenmesi sonucunda, davacının 2015 yılı Mart ayından sonra […]

→

Terör örgütüyle irtibat iddiası olmaksızın kamu görevinden çıkarılmanın hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, hakkında terör örgütüyle irtibatı olduğuna dair bir mahkeme kararı olmaksızın, 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesi ile görevden alındığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, davacının terör örgütüyle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığını, bu durumun […]

→