İmar düzenlemesiyle Hazineye ait taşınmazda fuzuli şagil iddiası ve ecrimisil alacaklarının hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı idarenin mülkiyetine ilişkin taşınmazların imar düzenlemesine tabi tutulmasına dair yapılan işlemlerin iptaline ilişkin bir dizi hukuki süreci incelemiştir. İlgili taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna dair tescil işlemleri, iptal edilen parselasyon kararları ve bu kararların kesinleşmesi gibi hususlar, davanın temelini oluşturmuştur. İdare Mahkemesi, davacı idarenin taşınmaz üzerindeki hak iddialarını değerlendirirken, iptal edilen parselasyon […]

→

Kargo şirketinin işyeri açma ruhsatı başvurusunun zımnen reddi ve bilirkişi incelemesi gerekliliğiyle idare mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, bir kargo şirketinin işyeri açma ruhsatı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davacı şirketin kargo faaliyetleri nedeniyle yaya kaldırımı kapattığı ve araç trafiğini aksattığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının bu iddialara itiraz etmesi üzerine, bilirkişi heyetiyle keşif […]

→

Meslekten çıkarma cezasına itirazda masumiyet karinesi ve savunma hakkı ihlali iddialarının hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir başkomiserin meslekten çıkarma cezasına ilişkin itirazını değerlendirmiştir. Davacı, ceza davasında düşme kararı verilmiş olmasını, masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğini ve delil listesinde belirtilen belgelerin incelenmeden karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz istemini reddetmiştir. Mahkeme, davacının eylemlerinin, yetkisini kötüye […]

→

Polis memurunun rüşvet alma iddiasıyla meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz başvurusunu reddetmiştir. Dava, polis memurunun yetkisini kötüye kullanarak rüşvet alma iddialarına dayanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının eylemlerinin disiplin cezasını gerektirdiğini belirterek, Yargıtay’ın bozma kararında belirtilen delillerin, davacının suçlamalarıyla ilgili yeterli olduğunu ifade etmiştir. Danıştay, temyiz […]

→

Polis memurunun rüşvet alma ve görev ihmalinin disiplin cezası gerektirip ceza davası zamanaşımının etkisi olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaptığı süre zarfında, yetkisini kötüye kullanarak rüşvet alma ve görevini ihmal etme eylemlerinin disiplin cezası gerektirdiğine karar vermiştir. Davacı, hakkında açılan ceza davasının zamanaşımına uğraması nedeniyle beraat etmesine rağmen, disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmediğini savunmuştur. Ancak, 657 sayılı Kanun’un 131. maddesi gereği, disiplin kovuşturmasının ceza […]

→

Polis memurunun yetkisini kötüye kullanarak menfaat sağladığı gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaptığı dönemde yetkisini kötüye kullanarak menfaat sağladığına dair disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasının iptali talebiyle açılmıştır. Davacı, ceza mahkemesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyiz […]

→

Disiplin cezası, ceza kanununa göre mahkumiyet olsa da uygulanabilir; polis memurunun meslekten çıkarılması hukuka uygun bulundu. (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, bir polis memurunun disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin bir davada, memurun ceza kanununa göre mahkum olmasının disiplin cezasının uygulanmasına engel olmadığını belirtmiştir. Davacı, rüşvet suçlamalarına karşı masumiyet karinesinden yararlanmak istemiş, ancak yapılan incelemede, davacının fazla tonajlı araçların geçişlerini kolaylaştırdığı ve bu süreçte yetkisini kötüye kullandığı tespit edilmiştir. Yargıtay’ın bozma kararında menfaat temin edildiği […]

→

Siyasi partilerin iptal davası açma ehliyeti ve menfaat ilişkisi bulunmaması nedeniyle davanın reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, siyasi partilerin iptal davası açma ehliyetine ilişkin önemli bir karar vermiştir. Anayasa’nın 80. maddesi uyarınca siyasi temsil niteliği taşıyan partilerin, hukuki anlamda dava açma yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, siyasi partilerin, milletin vekâletini aldıkları düşüncesiyle iptal davası açabilme yetkisi tanınması, Anayasa’da öngörülmeyen bir yetkinin kullandırılması anlamına gelecektir. İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlamak […]

→

Komiser yardımcılığına atanan davacının sınav iptali sonrası polis memurluğuna atanmasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının komiser yardımcılığına atanmasının ardından, sınavda iptal edilen hatalı sorular nedeniyle yeniden yapılan değerlendirmede başarısız duruma düştüğünü belirterek, davacının polis memurluğuna atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının komiser yardımcılığı statüsünün kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu statünün ortadan kaldırılmasının hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğunu […]

→

Davalı idarenin masraflarının davacıdan alınarak kendisine verilmesi ve mahkeme kararındaki hukuka aykırılıkların düzeltilmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı şirketin ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açtığı davada, davacının temyiz aşamasında feragat ettiğini belirtmesi üzerine, feragat nedeniyle davanın konusu kalmadığına karar vermiştir. Ancak, davalı idarenin temyiz isteminin bozulması sonrası mahkeme, davalı idarenin yaptığı masraflar hakkında bir hüküm vermemiştir. Uyuşmazlık, davacının feragat dilekçesinde 6736 sayılı Kanun’dan faydalanmak amacıyla feragat ettiğine dair bir ifade […]

→

Görevden uzaklaştırma işleminin usulsüz telefon dinleme iddialarıyla kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz incelemesi sonucunda onamıştır. Mahkeme, davacının görevden uzaklaştırılmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı döneminde usulsüz telefon dinlemesi yapıldığına dair ciddi iddialara dayandığını ve bu durumun emniyet hizmetlerinin yürütülmesini olumsuz etkileyebileceğini belirterek, kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek yapılan […]

→

İşyeri açma ruhsatının iptali ve kazanılmış hakların korunması bağlamında idari işlemlerin hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali üzerine yapılan temyiz başvurusunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesine atıfta bulunmuştur. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararın usul ve hukuka uygun olduğunu belirten Danıştay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını ifade etmiştir. Dava konusu işyeri açma ruhsatının iptali, […]

→

Dolandırıcılık fiilinin disiplin cezası kapsamından çıkarılması ve davacının lehine hukuki değerlendirme yapılması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının dolandırıcılık fiilinin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği iddiasını değerlendirirken, 7068 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte bu fiilin disiplin cezasını gerektiren eylem olmaktan çıkarıldığını belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararı doğrultusunda, disiplin cezasının yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun’un 83. maddesinin iptali, dolandırıcılık suçunun disiplin cezası […]

→

Disiplin cezası gerektiren eylem olmaktan çıkarılan dolandırıcılık fiili için lehe olan hükmün uygulanması ilkesi geçerli olur. (Danıştay)

  ÖZET: Danıştay, davacının disiplin cezasının dayanağı olan dolandırıcılık fiilinin, 7068 sayılı Kanun ile disiplin cezasını gerektiren eylem olmaktan çıkarıldığını belirterek, lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin geçerli olduğunu vurgulamıştır. Disiplin cezasının tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri arasında farklılık bulunduğunda, disiplin cezası ile cezalandırılacak kişilerin lehine olan mevzuat […]

→

Geçici 28. madde kapsamında emniyet personelinin nakli için fiillerin sübutu ve zaman aşımı incelemesi yapılmadan verilen kararın hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 28. maddenin uygulanmasına ilişkindir. Bu madde, geçmişte işlenmiş fiiller nedeniyle ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğraması durumunda, emniyet personelinin diğer kamu kurumlarına naklini düzenlemektedir. Geçici 28. maddenin uygulanabilmesi için, öncelikle fiillerin sübuta erip ermediği ve ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususlarının incelenmesi gerekmektedir. Danıştay, davacının meslekten […]

→