Meslekten çıkarma cezasına itirazda masumiyet karinesi ve savunma hakkı ihlali iddialarının hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir başkomiserin meslekten çıkarma cezasına ilişkin itirazını değerlendirmiştir. Davacı, ceza davasında düşme kararı verilmiş olmasını, masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğini ve delil listesinde belirtilen belgelerin incelenmeden karar verilmesinin savunma hakkını kısıtladığını ileri sürmüştür. Ancak, Danıştay, İdare Mahkemesi’nin kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirterek, temyiz istemini reddetmiştir. Mahkeme, davacının eylemlerinin, yetkisini kötüye […]

→

Kargo şirketinin işyeri açma ruhsatı başvurusunun zımnen reddi ve bilirkişi incelemesi gerekliliğiyle idare mahkemesi kararının hukuka aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, bir kargo şirketinin işyeri açma ruhsatı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka aykırı bulmuştur. İdare Mahkemesi, davacı şirketin kargo faaliyetleri nedeniyle yaya kaldırımı kapattığı ve araç trafiğini aksattığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının bu iddialara itiraz etmesi üzerine, bilirkişi heyetiyle keşif […]

→

Disiplin cezasının ceza mahkemesi kararından bağımsız değerlendirilmesi ve idari yargılamada temyiz sebepleri (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının meslekten çıkarma cezasına ilişkin itirazını değerlendirirken, idari yargılamada nihai kararların temyizinin yalnızca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen sebeplerle mümkün olduğunu vurgulamıştır. Davacı, ceza mahkemesinde beraat etmesine rağmen disiplin cezasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Ancak, Danıştay, disiplin soruşturması sonucunda elde edilen delillerin davacının eylemlerinin sübuta erdiğini […]

→

Polis memurunun rüşvet alma iddiasıyla meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının hukuka uygunluğu ve temyiz nedenlerinin yetersizliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, bir polis memurunun meslekten çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davada, İdare Mahkemesi’nin kararını onayarak temyiz başvurusunu reddetmiştir. Dava, polis memurunun yetkisini kötüye kullanarak rüşvet alma iddialarına dayanmaktadır. İdare Mahkemesi, davacının eylemlerinin disiplin cezasını gerektirdiğini belirterek, Yargıtay’ın bozma kararında belirtilen delillerin, davacının suçlamalarıyla ilgili yeterli olduğunu ifade etmiştir. Danıştay, temyiz […]

→

Emniyet mensubunun rüşvet alma eylemi nedeniyle meslekten çıkarılması ve ceza mahkemesindeki düşme kararının disiplin cezasına etkisi değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının emniyet mensubu olarak görev yaptığı süre zarfında, yetkisini kötüye kullanarak rüşvet alma eylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirlemiştir. Davacı, ceza mahkemesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmiş olmasının disiplin cezasının düşmesine yol açacağını savunsa da, Danıştay, memur disiplin hukukunun bu durumu kapsamadığını ve disiplin cezasının […]

→

Polis memurunun yetkisini kötüye kullanarak menfaat sağladığı gerekçesiyle meslekten çıkarma cezasının hukuka uygunluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaptığı dönemde yetkisini kötüye kullanarak menfaat sağladığına dair disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Dava, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasının iptali talebiyle açılmıştır. Davacı, ceza mahkemesinde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla temyiz […]

→

İmar düzenlemesiyle Hazineye ait taşınmazda fuzuli şagil iddiası ve ecrimisil alacaklarının hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacı idarenin mülkiyetine ilişkin taşınmazların imar düzenlemesine tabi tutulmasına dair yapılan işlemlerin iptaline ilişkin bir dizi hukuki süreci incelemiştir. İlgili taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna dair tescil işlemleri, iptal edilen parselasyon kararları ve bu kararların kesinleşmesi gibi hususlar, davanın temelini oluşturmuştur. İdare Mahkemesi, davacı idarenin taşınmaz üzerindeki hak iddialarını değerlendirirken, iptal edilen parselasyon […]

→

Polis memurunun rüşvet alma ve görev ihmalinin disiplin cezası gerektirip ceza davası zamanaşımının etkisi olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının polis memuru olarak görev yaptığı süre zarfında, yetkisini kötüye kullanarak rüşvet alma ve görevini ihmal etme eylemlerinin disiplin cezası gerektirdiğine karar vermiştir. Davacı, hakkında açılan ceza davasının zamanaşımına uğraması nedeniyle beraat etmesine rağmen, disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmediğini savunmuştur. Ancak, 657 sayılı Kanun’un 131. maddesi gereği, disiplin kovuşturmasının ceza […]

→

Müteveffa eşin hizmet sürelerinin eksik hesaplanması nedeniyle ölüm aylığının yeniden bağlanması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) yaptığı başvuruda, müteveffa eşinin ölüm aylığının iptali ve yersiz ödeme borcunun kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuranın vekili, müvekkilinin 2012 yılında ölüm aylığı bağlandığını, ancak 2021 yılında yapılan inceleme sonucunda, eşinin sigortalılık şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle aylığın iptal edildiğini belirtmiştir. Başvuran, müteveffa eşinin hizmet kayıtlarında eksiklikler olduğunu ve bu nedenle yersiz ödeme […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk oranları ve Covid-19 tedbirleri nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazının amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu bağlamda, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesi, infaz rejiminin ıslah edici rolü açısından önem taşımaktadır. Ancak, 5275 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesine dair […]

→

Açık çalışma mahallinde yapılmayan görevler için ek özel hizmet tazminatı talep edilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde teknik hizmetler sınıfında çalıştığını belirterek, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2021 dönemine ait Ek Özel Hizmet Tazminatı talep etmiştir. İdare ise, başvuranın görevlerinin faal durumdaki hizmet binaları içerisinde olduğunu ve bu nedenle açık çalışma mahalli kapsamında değerlendirilmeyeceğini ifade etmiştir. İdare, başvuranın icra ettiği görevlerin rutin olduğunu ve mevzuata uygun olmadığını […]

→

Geçici personelden sözleşmeli pozisyona geçişte yıllık izin süresi hesaplamasında geçmiş hizmet sürelerinin dikkate alınmaması ve iş sonu tazminatının etkisi (KDK)

ÖZET: Başvuran, geçici personel statüsünden sözleşmeli personel pozisyonuna geçişi sırasında yıllık izin süresinin hesaplanmasında geçmiş hizmet sürelerinin dikkate alınmadığını iddia etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun geçici 43. maddesi gereğince, geçici personel pozisyonlarından sözleşmeli pozisyonlara geçişte iş sonu tazminatı ödenmediği ve bu durumun yıllık izin sürelerinin hesaplanmasında etkili olduğu belirtilmiştir. Başvuran, özelleştirilen işletmede geçen sürelerin […]

→

Yurt dışı borçlanma talebinin tebliğ usulü ve geçerliliği üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamaları (KDK)

ÖZET: Başvuran, 31/07/2019 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunmuş, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan tebligatın yanlışlık nedeniyle kendisine ulaşmadığını iddia etmiştir. Başvuru sürecinde, müvekkilinin adres bilgileri doğru olmasına rağmen, tebligatın yanlış soyadı yazılarak yurt dışı adresine gönderildiği ve bu nedenle evrakın iade edildiği belirtilmiştir. Başvuran, SGK’nın bu hatası nedeniyle borçlanma talebinin geçersiz sayılmaması […]

→

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yeniden atanma talebinin 657 sayılı Kanun’un 92. maddesi çerçevesinde idarenin takdir yetkisiyle değerlendirilmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda uzman unvanlı kadroda görev yaparken Adalet Bakanlığı’nın hakim adaylığına geçiş yapmış, ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından mesleğe kabul edilmemesi nedeniyle adaylığı sona ermiştir. Başvuran, bu durumun ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yeniden atanma talebinde bulunmuş, ancak talebi, ilgili idarenin kontenjan ve hizmet gerekleri nedeniyle reddedilmiştir. Danıştay, başvuranın atama […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın cezaevine nakil talepleri doluluk oranı nedeniyle reddedilebilir mi (KDK)

ÖZET: Bu karar, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil taleplerinin reddi üzerine yapılan bir başvuruya ilişkindir. Başvuran, ailesinin bulunduğu İzmir’e yakın bir cezaevine nakil talep etmiş, ancak Adalet Bakanlığı, mevcut cezaevlerinin doluluk oranlarını gerekçe göstererek bu talebi reddetmiştir. Danıştay, ceza infazının amacının sadece cezayı infaz etmek değil, aynı zamanda hükümlünün topluma kazandırılması ve aile […]

→