Başarı puanının somut gerekçelerle belirlenmemesi nedeniyle iptali ve maaş farklarının tazmini talebiyle açılan davada idarenin temyiz talebinin reddi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davalı idarenin temyiz istemini reddederek, İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirlemiştir. Dava, davacının başarı liyakat puanının 2011 yılı için 85 olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali ve oluşan maaş farklarının tazmini talebiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi, davacının başarı puanının belirlenmesine yönelik yeterli somut gerekçe bulunmadığına karar vermiştir. Davalı […]

→

Kamu kurumlarında atama işlemlerinin idarenin takdir yetkisiyle sınırlı olup olmadığı ve kamu yararı ile hizmet gerekleriyle uyumlu olması zorunluluğu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, kamu kurumlarında atama işlemlerinin idarenin takdir yetkisine tabi olduğunu, ancak bu yetkinin mutlak olmadığını ve kamu yararı ile hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacının, İSKİ Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, hakkında herhangi bir soruşturma veya disiplin cezası bulunmadığı, dolayısıyla görevden alınmasını gerektirecek somut bir nedenin mevcut olmadığı […]

→

Görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin takdir yetkisinin sınırları ile hukuka uygunluk denetimi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdare Mahkemesi, 657 sayılı Kanun’un 76. maddesi gereğince, idarenin takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtmiş, ancak davalı idarelerin bu gerekçeleri somut delillerle destekleyemediğini tespit etmiştir. Davacı hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma olmaması, görevden […]

→

Kamu kurumlarında üst düzey yönetici atamalarında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanımı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu kurumlarında üst düzey yöneticilerin atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Dava konusu olayda, davacının uzman kadrosuna atanması işleminin hukuka uygun olduğu, idarenin bu takdir yetkisini kamu yararını gözeterek kullandığı sonucuna varılmıştır. Davacı, görevden alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etse de, sunulan belgeler ve bilgiler, […]

→

Memurların atamasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Daire, memurların atamasında idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, kurumların memurlarını atama yetkisini düzenlerken, bu yetkinin kullanımı sırasında kamu yararının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmektedir. İdare, memurların görevden alınması ve atanmasında, geçmiş hizmetleri ve görevlerin […]

→

İdarenin memur atamalarında takdir yetkisinin sınırları ve yargı denetimine tabi olması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nde (İSKİ) daire başkanlığı görevinden mühendis kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare, atama işlemini gerçekleştirirken kamu yararı ve hizmet gereklerini gözetmek zorundadır. Davacının geçmiş hizmetlerinin, daire başkanlığı görevine uygun olduğu, hakkında herhangi bir disiplin cezası veya soruşturma bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, davacının görevden alınmasını gerektirecek somut […]

→

İdarenin personel atama takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, idarelerin personel atama ve istihdam konusundaki takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklilikleri çerçevesinde kullanması gerektiğine vurgu yapmıştır. Davacı, Kalkınma Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı’nda kariyer mesleği olarak görev yaparken, istihdam fazlası olarak başka bir kuruma atanmıştır. Ancak, davacının disiplinsizliği veya yetersizliği ile ilgili herhangi bir tespit olmaması ve hizmetine ihtiyaç bulunmadığına dair […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup olmadığı değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, memurların naklen atanmasında idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun çerçevesinde, idarenin atama işlemlerinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak yapılması gerektiği ifade edilmiştir. İdarenin takdir yetkisi, yalnızca kamu yararı […]

→

Memurun görevden alınarak başka bir kadroya atanmasında idarenin takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Davacı, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında İyileştirme Dairesi Başkanı olarak görev yaparken, bu görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atanmıştır. İdare Mahkemesi, davacının görevden alınmasını gerektirecek bir olumsuz tutum veya davranışın olmadığını, dolayısıyla atamanın hukuka aykırı olduğunu belirterek, […]

→

Sicil değerlendirme formunun iptaliyle davacının atamasının hukuka aykırılığı ve atama gerekçelerinin yetersizliği değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. ve 50. maddelerine atıfta bulunmuştur. Bu maddelere göre, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesi, yalnızca bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılabilir. Daire, daha önceki bozma kararında belirtilen gerekçelerin dikkate alındığını ve bu çerçevede verilen kararın […]

→

Memurların naklen atanmasında idarenin takdir yetkisi ve kamu yararı gözetimiyle hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, kamu kurumlarında memurların naklen atanma işlemlerinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde idarenin takdir yetkisine tabi olduğunu belirtmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddeleri, kurumların memurlarını görev ve unvan eşitliği gözetmeden atama yetkisini tanırken, bu yetkinin sınırsız olmadığını ve kamu yararına uygun kullanılması gerektiğini vurgulamaktadır. İdarenin bu yetkisini kullanırken, kamu […]

→

Üst düzey kamu yöneticilerinin atanmasında idarenin geniş takdir yetkisi ve hukuka uygunluk değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, Gözlem Sistemleri Daire Başkanlığı emrine Araştırmacı olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak davanın reddine hükmetmiştir. Mahkeme, üst düzey kamu yöneticilerinin kamu kurumlarının geleceğe dönük planlarını belirleme yetkisine sahip olduğunu ve 657 sayılı Devlet […]

→

Ek özel hizmet tazminatının hesaplanmasında kadro mu yoksa unvan mı esas alınmalı; teknik öğretmen unvanı ve 657 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılmalı. (KDK)

ÖZET: Bu karar, Sakarya Üniversitesi’nde teknisyen kadrosunda görev yapan bir başvuranın ek özel hizmet tazminatının hesaplanmasında kadro mu yoksa unvan mı esas alınacağına ilişkin bir hukuki uyuşmazlığı ele almaktadır. Başvuran, teknik öğretmen unvanına sahip olduğunu belirterek, ek özel hizmet tazminatının 3.0 oranında hesaplanmasını talep etmiş, ancak idare bu talebi kadro şartına dayandırarak reddetmiştir. 657 sayılı […]

→

OHAL KHK’si ile iade edilen kamu görevlisinin görevden uzaklaştırma kayıtlarının silinmesi hukuken zorunlu mudur (KDK)

ÖZET: Başvuran, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD) bünyesinde mühendis olarak görev yaparken, 26/07/2016-02/09/2016 tarihleri arasında görevden uzaklaştırıldığını belirtmekte ve bu döneme ait kayıtların elektronik sistemlerden silinmesini talep etmektedir. Başvuran, daha önce Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvuru sonucunda, bu bilgilerin silindiğini ancak daha sonra tekrar görünür hale geldiğini ifade etmektedir. Hukuki değerlendirmede, başvuranın görevden uzaklaştırma […]

→

Sözleşmeli öğretmenlerin sürekli görev yolluğu ödemesi, kadrolu öğretmenlerle eşit haklar kapsamında değerlendirilebilir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Mardin ilinden Ankara’ya atandığı tarihten itibaren sürekli görev yolluğunun ödenmediğini belirterek, bu ödemenin atama tarihinden itibaren yapılmasını talep etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı ise, 28/08/2019 tarihli Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı gereği, sürekli görev yolluğunun 01/01/2020 tarihinden sonra yer değiştiren sözleşmeli personele ödeneceğini, başvuranın atamasının bu tarihten önce olduğunu belirterek talebi reddetmiştir. 657 sayılı […]

→