Yükseköğrenim şartını taşımayan personelin 1. dereceli belediye başkan yardımcısı kadrosuna atanmasının hukuka aykırılığı ve kamu zararına yol açması nedeniyle sorumluluk değerlendirmesi (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 175 sayılı İlamın 5. Maddesi ile, yükseköğrenim görmüş olma şartını taşımayan bir personelin 1. dereceli belediye başkan yardımcısı kadrosuna atanmasının ve bu kadro için maaş ödemesi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Lise mezunu olan personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesi gereği yükseköğrenim şartını taşımadığı için bu kadroya atanması ve maaş […]

→

Kimyagerin sağlık memuru kadrosuna atanması işleminin mevzuata uygunluğu ve temyiz incelemesinin sınırları (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Dicle Üniversitesi bünyesinde kimyager olarak görev yapan davacının, sağlık memuru kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi uyarınca diğer sağlık personeli pozisyonunda istihdam edildiğini ve bu pozisyona uygun olarak kimyager kadrosuna atanması gerektiğini iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının sağlık memuru kadrosuna atanmasının […]

→

Daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanan kişinin atama işleminin hukuka uygunluğu ve özlük haklarının ödenmesi gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davacının daire başkanlığı görevinden alınarak memur olarak atanmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdarenin, takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği vurgulanmış, davacının görevinde başarısızlığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, idarenin atama işleminin hukuka uygun […]

→

Kamu görevlilerinin görevden alınmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması gerektiği kararı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, kamu görevlilerinin görev ve görev yerlerini değiştirme konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, mühendis olarak uzun yıllar çalıştıktan sonra daire başkanı olarak atanmış, bu süre zarfında hakkında herhangi bir disiplin cezası veya olumsuz bir değerlendirme olmamıştır. Bu durum, davacının liyakat ve kariyer […]

→

Davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi ettirilmemesi işleminin hukuka aykırı bulunarak iptali ve terfi şartlarının yeniden değerlendirilmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının 2015 yılı terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin idari işlemi iptal etmiştir. Davacı, sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi edemediğini ileri sürerek dava açmıştır. İdare Mahkemesi, bozma kararına uyarak davacının terfi için gerekli olan sözlü sınavda başarılı olup olmadığını belirlemeden terfi etmemesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, davacının […]

→

Belediyede çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi (Sayıştay)

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler Yılı 2018 Dairesi 5 Karar No 48054 İlam No 50986 Tutanak Tarihi 9.2.2022 Kararın Konusu   Konu: Kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi. 1-123 sayılı İlamın 1. Maddesi ile, Belediyede çalışan kadrolu işçilere ödenen yıllık izin ücretlerinin kapsamına sorumluluk zammının dahil edilmesi sonucunda […]

→

Menfaat ihlali ve dava açma ehliyeti: Akaryakıt istasyonları arasındaki mesafe ve potansiyel müşteri kitlesi değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, iptal davalarında dava açma koşulu olan menfaat ihlalinin, kişisel ve güncel bir menfaatin varlığına bağlı olduğunu vurgulamıştır. Davacı, ruhsat iptali talep edilen akaryakıt istasyonunun kaçak inşa edildiğini ve standart dışı akaryakıt sattığını öne sürerek, aralarında haksız rekabet olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacı ile iptali istenilen işlem arasında mesafe bulunduğu gerekçesiyle dava açma […]

→

Genel sekreter yardımcılığından şube müdürlüğüne atama işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin zararı ödeme yükümlülüğü değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının genel sekreter yardımcılığı görevinden şube müdürlüğüne atanmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, idarenin üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusundaki geniş takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamış, davacının görevden alınmasını gerektiren bir olumsuzluk tespit […]

→

Görevden alma işleminin hukuka aykırılığı ve idarenin tazmin yükümlülüğü bağlamında davacının parasal haklarının korunması gerektiği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının görevden alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davalı idarelerin, davacının görevinde yetersiz olduğu yönünde somut bir tespit sunamadığını belirtmiş, Avrupa Birliği fonlarının yönetimindeki kayıplardan davacının sorumlu olduğu iddiasını da destekleyecek bir belge bulunmadığını vurgulamıştır. Ayrıca, davalı idarelerin, davacının sorumluluğuna dair iddialarının mesnetsiz olduğunu ifade etmiştir. Anayasa’nın […]

→

Daire başkanlığından araştırmacı kadrosuna atama işleminin iptali ve vekalet ücreti talebinin hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, davacının daire başkanlığından alınarak araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını hukuka uygun bulmuştur. Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen temyiz sebeplerinin mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Davacının atama işleminin iptali yönünde verilen karar, daha önceki mahkeme kararlarıyla […]

→

Davacının denetçilik görevine atanma talebinin zımnen reddi hukuka aykırı bulunarak parasal haklarının ödenmesi kararlaştırıldı (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Denetim Merkezi Başkanlığı’nda denetçi olarak görev yapan bir davacının, görev süresinin sona ermesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Davacının denetçilik görevinin sona erdirilmesine neden olan yönetmelik hükmü, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından iptal edilmiştir. Bu iptal kararı doğrultusunda, davacının yeniden denetçilik/başdenetçilik görevine atanma talebinin zımnen reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. […]

→

Gümrük müdür yardımcılığı sözlü sınavında soruların kayda geçirilmemesi nedeniyle işlemin iptali ve kariyer liyakat ilkelerine aykırılık değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, Malatya Gümrük Müdürlüğünde şef olarak görev yapan davacının, gümrük müdür yardımcılığı sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. İdare Mahkemesi, sözlü sınav öncesinde soruların önceden hazırlanıp tutanağa bağlanmaması ve her adaya sorulan soruların kayda geçirilmemesi nedeniyle, kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı bir değerlendirme yapıldığını belirterek davacının başarısız sayılmasına ilişkin […]

→

Davacının iradesi dışında alınan istifa dilekçesinin geçersizliği ve idarenin takdir yetkisiyle restoratör kadrosuna atanmasının hukuka uygunluğu değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 2. Dairesi, davacının daire başkanlığı görevinden istifa dilekçesi ile ayrılmasının ardından restoratör kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının istifa dilekçesini dikkate alarak, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hareket ettiğini savunarak davayı reddetmiştir. Ancak, Bölge İdare Mahkemesi, davacının iradesi dışında alınan istifa dilekçesinin geçersiz olduğunu ve davalı idarenin, davacının görevden alınmasını […]

→

Emniyet amirinin terfi etmeme kararının hukuka aykırılığı ve kıdem ile liyakat değerlendirmesinin gerekliliği (Danıştay)

ÖZET: Danıştay İkinci Dairesi, emniyet amiri olarak görev yapan davacının terfi etmemesiyle ilgili Yüksek Değerlendirme Kurulu kararını hukuka aykırı bulmuştur. Daire, davacının terfi durumunun kıdem ve liyakat açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Ancak, bu hukuka aykırılığın davacının hukuki ve mesleki […]

→

Memurların atanmasında idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olması ve yargı denetimine tabi tutulması (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, memurların atanması konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak olmadığını, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu vurgulamıştır. İdarenin bu yetkisini kullanırken, kamu yararını gözetmesi gerektiği ve bu durumun yargı denetimine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava konusu olayda, davacının daire başkanlığı görevinden alınması işleminin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği, dolayısıyla […]

→