Home-office olarak kullanılan konutta ikinci el araç ticareti faaliyeti ruhsatsızsa kapatma ve idari yaptırım uygulanabilir mi (ÇŞB)

ÖZET: Home-office olarak kullanılan bir idari büro ile farklı bir adreste bulunan taşıt park alanının ruhsatsızlık durumu nedeniyle işlem yapılıp yapılamayacağına dair belirsizlikler bulunmaktadır. İlgili mevzuat çerçevesinde, ruhsatsız faaliyet gösteren iş yerlerinin kapatılması ve bu süreçte uygulanacak idari para cezaları hakkında net hükümler mevcuttur. 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, belediyelerin ruhsatsız […]

→

Büyükşehir belediyesi sınırları içinde taksi durağı ve yazıhanesini ruhsatlandırma yetkisinin büyükşehir belediyelerinde olduğu (ÇŞB)

ÖZET: Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde taksi durakları ve yazıhanelerinin ruhsatlandırılması yetkisi, büyükşehir belediyelerine aittir. Bu durum, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun ilgili maddeleri doğrultusunda belirlenmiştir. Kanunun 7. maddesinin (d) ve (f) bentleri, büyükşehir belediyelerinin işyerlerine ruhsat verme ve denetleme yetkisini açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, toplu taşıma hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesi gibi konularda da büyükşehir belediyeleri […]

→

Özel güvenlik eğitim kurumları belediyeden işyeri açma ve çalışma ruhsatı almak zorunda mı (ÇŞB)

ÖZET: Özel güvenlik eğitim kurumlarının faaliyet izni alabilmesi için, 5188 sayılı Kanun ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetkili idarelerden işyeri açma ve çalışma ruhsatı edinmeleri gerekmektedir. Bu bağlamda, belediyelere yapılan başvuruların değerlendirilmesi için ilgili mevzuat çerçevesinde görüş talep edilmiştir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik, sıhhî ve gayrisıhhî […]

→

Yönerge değişikliği sonrası puan silme işleminin eşit uygulama ilkesine uygunluğu nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Ankara Barosu CMK sistemine kaydolduğu tarihte yürürlükte olan Yönerge gereği 3 yıl boyunca puan silme işlemi uygulanacağı belirtilmesine rağmen, Yönergenin 23.10.2019 tarihinde değişmesiyle 2020 ve 2021 yıllarında puan silme işlemi uygulanmadığı iddia edilmiştir. Başvuran, bu değişikliğin kendisine hak kaybı yaşattığını öne sürmüştür. Ancak, Danıştay, Yönerge değişikliğinin, sistemdeki tüm avukatlar için eşit […]

→

OYAK üyeliği nedeniyle yapılan fazla ödemenin yasal faiziyle Milli Savunma Bakanlığı tarafından karşılanması gerekir mi (KDK)

ÖZET: Başvuran, Milli Savunma Bakanlığı tarafından 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL Komisyonu tarafından haksız yere çıkarıldığı tespit edilerek göreve iade edildiğini belirtmiştir. OYAK üyeliğinin sonlandırılması nedeniyle emeklilik yardımı olarak 151.049,51 TL ödeme almış, ancak OYAK’a yeniden üyeliği için 239.716,74 TL ödemek zorunda kalmıştır. Başvuran, bu ödemelerin yasal faizi ile birlikte Milli Savunma […]

→

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün ATT kadrosu açmaması ve eşitlik ilkesine aykırılık iddiası ile idarenin takdir yetkisi ve kamu yararını gözetme yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Bu karar, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün Acil Tıp Teknisyeni (ATT) kadrosu açmaması üzerine yapılan bir başvurunun incelenmesi sonucunda verilmiştir. Başvuran, il içi tayinlerde kadro açılmadığı ve bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare ise, 01.12.2017 tarihinden itibaren ilçe sağlık müdürlüklerinde ATT kadrosunun Personel Dağılım Cetveli (PDC) kapsamında bulunmadığını, bu nedenle kadro açılmadığını […]

→

Eş durumu mazeretiyle İstanbul’a atanma talebi ve devlet hizmeti yükümlülüğü değerlendirmesi (KDK)

ÖZET: Başvuran, eş durumu mazeretine bağlı olarak İstanbul iline atanma talebinde bulunmuş, ancak Sağlık Bakanlığı, başvuranın Devlet Hizmeti Yükümlülüğü nedeniyle atamasının gerçekleştirilemeyeceğini belirtmiştir. Başvuranın eşi, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı bir kurumda çalışmakta olup, eşinin bulunduğu yere atanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. İlgili mevzuat incelendiğinde, aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme taleplerinin, eşlerin kamu personeli olması […]

→

Asil adayın kaydını sildirmesi durumunda yedek adayın kayıt hakkı korunur mu (KDK)

ÖZET: Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan incelemede, Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yatay geçiş başvurusu yapan birinci yedek adayın, asil adayın kaydından vazgeçmesi durumunda yatay geçiş hakkı talebinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Başvuran, asil adayın kayıt yaptırıp eğitim-öğretim dönemi başlamadan kaydını sildirmesi üzerine, yedek aday olarak kayıt hakkı talep etmiştir. Ancak Kırıkkale Üniversitesi, yedek adayın […]

→

Hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri doluluk ve güvenlik kriterleriyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Bu karar, Erzurum Dumlu 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir hükümlünün, ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil talebinin incelenmesine ilişkindir. Hükümlünün nakil talebi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde, infazın amacı olan sosyal rehabilitasyon ve aile bağlarının korunması gerekliliği ile değerlendirilmektedir. Ancak, mevcut mevzuat, […]

→

Hükümlülerin nakil talepleri ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve güvenlik gerekçeleriyle nasıl değerlendirilir (KDK)

ÖZET: Başvuran, eşiyle birlikte aynı ceza infaz kurumunda bulunarak, çocuklarının ikametlerine yakın bir kuruma nakil talep etmiştir. Ceza infazının temel amacı, hükümlünün yeniden topluma kazandırılması ve aile bağlarının sürdürülmesi olarak belirlenmiştir. 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesi, hükümlülerin kendi istekleriyle nakil olabilmeleri için belirli şartlar öngörmektedir. Ancak, başvuranın talebinin reddedilmesi, ceza infaz kurumlarının doluluk oranları ve […]

→

Yurtdışı borçlanma talebinin tebligat usulüne uygun olarak yapılmaması nedeniyle geçersiz sayılması durumu (KDK)

ÖZET: Başvuru, yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması talebiyle ilgili olup, başvuranın 29/07/2019 tarihinde yaptığı başvurunun, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tebligatın usulsüz yapılması nedeniyle geçersiz sayılması üzerine şekillenmiştir. Başvuran, 16/12/2019 ve 20/06/2020 tarihlerinde kendisine iletilen eksik evrak bildirimlerinin tebliğ edilmediğini, dolayısıyla borçlanma talebinin geçerli sayılmasını talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın yurtdışı borçlanma talebinin, belirtilen tarihlerde kendisine […]

→

Cezaevi nakil taleplerinde aile ziyaretlerinin kolaylaştırılması ve cezaevi kapasitesi nasıl dengelenmelidir (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın, ailesinin ikametgahına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebi incelenmiştir. Başvuran, 5 yıldır tutuklu olduğu ceza infaz kurumundan, İzmir veya Manisa’daki cezaevlerine nakil edilmek istemiştir. Adalet Bakanlığı, başvuranın talebini, talep ettiği kurumların dolu olması gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, mahkeme, hükümlülerin aileleriyle olan ilişkilerinin sürdürülmesinin önemine vurgu yaparak, nakil taleplerinin sadece cezaevi […]

→

Adli yardım kararı kesinleşmeden icra takibi başlatılması mahkemeye erişim hakkını ihlal eder mi (KDK)

ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açtığı davada adli yardım talebinin kabul edilmesine rağmen, karar kesinleşmeden icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Başvuran, icra takibinin durdurulmasını ve icra dosyasının kapatılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 335. maddesi gereği adli yardımın hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesi gerektiği vurgulanmış, ancak karşı […]

→

Fatih Sultan Mahallesine halk ekmek büfesi kurulması talebi (KDK)

ÖZET: Başvuru, Kocaeli ilinin Derince ilçesi Fatih Sultan Mahallesi’ne halk ekmek büfesi kurulması talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, mevcut halk ekmek büfelerinin adaletsiz dağılımını ve ihtiyaç sahibi vatandaşların bu hizmetten yeterince faydalanamadığını öne sürmüştür. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu talebe ilişkin olarak, halk ekmek büfelerinin belirli kriterlere göre yerleştirildiğini ve mevcut büfelerin, başvuranın ikamet adresine yaklaşık 950 […]

→

Belediye meclis üyeliğinin düşmesi (ÇŞB)

ÖZET: Belediye meclis üyeliğinin düşmesiyle ilgili olarak, bir üyenin görevden alınması süreci detaylandırılmıştır. İlgili belediye meclisi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesi çerçevesinde, belirli bir üyenin meclis üyeliğini düşürme kararı almıştır. Yapılan incelemelerde, üyenin 2021 yılı içerisinde gerçekleştirilen 13 toplantıdan 7’sine katıldığı, 2’sine izinli, 1’ine hastalık nedeniyle katılmadığı ve 3 toplantıya ise mazeretsiz olarak katılmadığı […]

→