Gecikme cezası uygulanmaması, sözleşmeye aykırılık ve kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, bir yükseköğretim kurumunun acil müdahale ve tedavi arabası alımında, yüklenicinin sözleşmede belirtilen teslim süresine uymadığı halde gecikme cezası uygulanmamasını incelemektedir. Sözleşmenin 10.3.1 maddesine göre, yüklenici malzemeleri 30 takvim günü içinde teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, teslimat süresi geçmesine rağmen gecikme cezası kesilmemiştir. Sözleşmenin 34.2 maddesi, gecikme durumunda %1 oranında ceza uygulanacağını belirtmektedir. Yapılan […]

→

Kamu görevlilerinin kusurunun bulunmaması durumunda konaklama hizmetinde cezai müeyyide uygulanmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu idaresinin konaklama hizmeti alımında yükleniciye uygulanması gereken cezai müeyyidenin uygulanmaması sonucu kamu zararının oluşup oluşmadığına dair bir hukuki değerlendirme içermektedir. İddia, konaklama hizmetinin teknik şartnamede belirtilen 3’er kişilik odalarda değil, 4’er kişilik odalarda gerçekleştirilmesi üzerine kurulmuştur. Ancak, yapılan incelemelerde, konaklamaların teknik şartnameye uygun olarak gerçekleştirildiği ve bazı katılımcıların daha […]

→

Eğitim ve seminerlerde konaklama masrafları karşılandığında ek gündelik ödenmesi mükerrerliğe yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 6245 sayılı Harcırah Kanunu çerçevesinde, kamu idarelerinin düzenlediği eğitim ve seminerlerde katılımcılara konaklama ve yemek masraflarının kurum bütçesinden karşılandığını, bu nedenle ayrıca gündelik ödenmesinin mükerrerliğe yol açacağını belirlemiştir. Kanunun 3. maddesi, harcırahın yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını kapsadığını ifade ederken, 4. maddesi ise memur veya hizmetli olmayanların geçici görevle […]

→

Emekli işçilere ödenen yıllık izin ücretleri üzerinden sosyal güvenlik prim kesintisi yapılmaması kamu zararı oluşturur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, emekli olan işçi personele ödenen kullanılmayan yıllık izin ücreti bedelleri üzerinden sosyal güvenlik prim kesintisi yapılmaması nedeniyle oluşan kamu zararını incelemektedir. 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na göre, yıllık izin ücretleri üzerinden sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, emeklilikte ödenen izin ücretleri, prime esas kazançlar arasında […]

→

Muhtarlıklara yapılan nakdi yardımlar, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na aykırı olduğundan kamu zararına neden olur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, muhtarlara yapılan nakdi yardımların hukuka aykırı olduğuna ve bu nedenle kamu zararının sorumlulara ödettirilmesine karar vermiştir. Temyiz başvurusunda bulunan belediye başkanları, muhtarlara yalnızca ayni yardım yapılabileceğini ve mevcut yasal düzenlemelerin bu durumu desteklediğini savunmuşlardır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi, belediyelerin muhtarlıklara yalnızca ayni yardım yapabileceğini belirtirken, muhtarların gelir kaynaklarının azalması nedeniyle nakdi […]

→

Sosyal denge sözleşmesiyle emeklilik ikramiyesi ödemeleri mevzuata aykırı olup kamu zararı doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye ile sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesine dayanarak emekli personele yapılan ikramiye ödemelerinin hukuki durumunu ele almaktadır. 133 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesi gereği, bu ödemelerin kamu zararına yol açtığı ve sorumluların bu zararı ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, 4688 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi gereği, sosyal denge tazminatı ödemeleri […]

→

Muhtarlıklara Yapılan Nakdi Yardımların 5393 Sayılı Kanun’a Aykırılığı ve Kamu Zararının Sorumlulara Ödettirilmesi Gerekliliği (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca muhtarlara yalnızca ayni yardım yapılabileceğine hükmetmiştir. Daire Kararı ile muhtarlara yapılan nakdi yardımlar sonucunda oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi kararlaştırılmıştır. Temyiz başvurusunda bulunan belediye başkanları, muhtarlara yapılan yardımların yasal dayanağı olduğunu savunmuş, ancak Sayıştay, bu yardımların mevzuata aykırı olduğunu ve yalnızca ayni yardım yapılabileceğini vurgulamıştır. Sayıştay, […]

→

Sosyal denge tazminatı emeklilere ödenebilir mi, yoksa yalnızca çalışanlara mı yöneliktir? (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, belediye ile sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesine dayanarak emekli personele yapılan ikramiye ödemelerinin hukuki durumunu incelemektedir. 133 İlam sayılı Daire Kararının 6’ncı maddesi uyarınca, bu ödemelerin kamu zararı oluşturduğu ve sorumluların bu zararı ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, 4688 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi gereğince, sosyal denge tazminatı ödemeleri hakkında mali […]

→

Sosyal denge ödemelerinin gelir vergisi ve sigorta primine tabi tutulmaması kamu zararına yol açar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, sözleşmeli personele yapılan sosyal denge ödemelerinin gelir vergisi ve sigorta primine tabi tutulmaması nedeniyle kamu zararına yol açıldığı iddiasını incelemektedir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde, ücretin tanımı ve kapsamı belirlenmiştir. Ücretin, işverene bağlı olarak çalışanlara sağlanan her türlü menfaatin, adından bağımsız olarak, […]

→

İdari para cezalarının zaman aşımına uğraması, kamu zararı doğurur mu ve yöneticilerin müteselsil sorumluluğu nasıl değerlendirilir (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay, 2009 yılında tahakkuk eden idari para cezalarının 2012 yılı sonuna kadar tahsil edilmediği ve bu nedenle zaman aşımına uğradığı iddiasını incelemiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili hükümleri gereğince, idari para cezalarının vadesinde ödenmemesi durumunda, 7 gün içinde ödeme emri ile borçludan tahsilat talep edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak, bu süreçlerin […]

→

Zamanaşımına uğramış vergi alacaklarının tahsil edilmemesi, kamu zararına yol açan yöneticilerin sorumluluğunu doğurur mu (Sayıştay)

ÖZET: Sayıştay kararı, 2007 yılında tahakkuk etmiş ilan ve reklam vergisinin, 2012 yılı sonu itibariyle tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğraması ve bu durumun kamu zararına yol açtığı iddiasını incelemektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri doğrultusunda, vergi borcunu ödemeyen mükelleflere gönderilen ödeme emirlerinin ve haciz işlemlerinin zamanaşımını durdurmadığı belirlenmiştir. Bu bağlamda, […]

→

Emlak vergisinin zamanaşımına uğraması, kamu zararına yol açan bir durum olarak belediye başkanı ve mali hizmetler müdürünü sorumlu tutar mı (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 2007 yılında tahakkuk etmiş emlak vergisinin 2012 yılı sonuna kadar tahsil edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğraması ve bunun sonucunda kamu zararına yol açılması üzerine yapılmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri incelendiğinde, tahsil edilmemiş amme alacaklarının 5 yıl içinde cebren tahsil edilmemesi durumunda zamanaşımına uğrayacağı belirtilmektedir. Kararda, ödeme […]

→

İdarenin iş artışları ve süre uzatımları, yüklenicinin gecikme cezasının iadesini haklı kılabilir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu ihalesinde yükleniciye kesilen gecikme cezalarının, iş artışları ve süre uzatımları gerekçe gösterilerek iade edilmesi üzerine odaklanmaktadır. Sözleşmeye göre işin bitirilmesi gereken tarih 04.04.2012 iken, yüklenici bu tarihe kadar taahhüdünü yerine getirememiştir. Ancak, idarenin iş artışları ve süre uzatım kararları, yüklenicinin gecikmesini haklı kılacak sebepler olarak değerlendirilmiştir. İdare, %10 iş […]

→

İş artışının zamanında yapılmaması, yüklenicinin gecikme cezasından muaf tutulmasını gerektirir mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, bir kamu ihalesinde yükleniciye uygulanan gecikme cezalarının, iş artışları nedeniyle verilen süre uzatımları gerekçe gösterilerek iade edilmesini konu almaktadır. İhale sözleşmesine göre işin bitim tarihi 27.05.2012 olarak belirlenmiş, ancak yapılan değişiklikler sonucu yeni bitim tarihi 17.06.2012 olarak belirlenmiştir. Yüklenici, bu tarihe kadar %96 oranında iş tamamlamış olmasına rağmen, idare tarafından iş […]

→

Doğrudan temin ihalesinde alt yüklenici devri, ihale mevzuatına aykırılık teşkil eder mi (Sayıştay)

ÖZET: Bu Sayıştay kararı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca doğrudan teminle yapılan bir ihale sürecinde yaşanan hukuki uyuşmazlıkları ele almaktadır. İhaleyi üstlenen ………. A.Ş.’nin, işin büyük kısmını alt yüklenici ………. Ltd.Şti.’ye devretmesi, açık bir devir niteliği taşımadığı gerekçesiyle, doğrudan temin usulünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, ihale sürecinin 4734 sayılı Kanun’un […]

→