ÖZET: Kullanım süresi sona eren hibe anlaşmalarının koşullu yükümlülük olarak izlenmesine devam edilmesi, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Alınan hibelere dair kapanış işlemleri tamamlanmadığı için, bu anlaşmalarla ilgili koşullu yükümlülüklerin mevcut mevzuata aykırı bir şekilde nazım hesaplarda takip edildiği gözlemlenmiştir. 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu, hibe tanımını yaparken, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış finansman kaynaklarından aldığı yardımları kapsamaktadır. Hibe anlaşmalarının yönetimi ve takibi ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetki alanındadır.

Bakanlık bilgi sistemlerinde yapılan incelemelerde, 31.12.2021 tarihi itibarıyla aktif olan hibe anlaşmalarının bir kısmının kullanım süresinin dolmuş olmasına rağmen hâlâ koşullu yükümlülük olarak takip edildiği belirlenmiştir. Hibe tutarlarının belirlenen şartlar doğrultusunda kullanılmaması durumunda, hibe kullanıcıları için geri ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. Bu nedenle, hibe anlaşmalarının tarafı olan Bakanlık, bu yükümlülükleri izlemeye devam etmektedir.

Kamu İdaresi, hibelerin daha etkin bir şekilde izlenmesi için güncelleme çalışmaları yürütmektedir. 2020 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda da vurgulandığı üzere, Bakanlık, kullanım süresi sona eren hibe anlaşmalarının kapanış işlemlerini tamamlayarak, bu kapsamda takip edilen koşullu yükümlülüklerin kayıtlardan çıkarılmasını sağlamalıdır.

BULGU: Kullanım Süresi Sona Eren Hibe Anlaşmalarının Koşullu Yükümlülük Olarak Takibine Devam Edilmesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Kullanım süresi sona eren alınan hibelere ilişkin anlaşmaların kapanış işlemleri tamamlanmadığından, bu anlaşmalar kapsamındaki koşullu yükümlülüklerin konuya ilişkin meri mevzuata aykırı olarak nazım hesaplarda takip edilmeye devam edildiği görülmüştür.
4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, herhangi bir dış finansman kaynağından geri ödeme yükümlülüğü olmaksızın Türkiye Cumhuriyetinin aldığı ayni ve/veya nakdi yardım ile Türkiye Cumhuriyetinin yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına verdiği ayni ve/veya nakdi yardımlar hibe olarak tanımlanmıştır.
Yine anılan Kanun’un “Hibe” başlıklı 9’uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü ile Türkiye Cumhuriyeti adına herhangi bir dış finansman kaynağından hibe almaya, bununla ilgili anlaşmaları yapmaya ve bu anlaşmaların esas ve şartlarını belirlemeye, sağlanan bu hibeleri bu Kanun’un 2’nci maddesinde yer alan kurum ve kuruluşlara kullandırmaya Hazine ve Maliye Bakanı yetkili kılınmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti adına hibe alınması ve hibelerin takibi ile ilgili usul ve esaslar ise 4749 sayılı Kanun Kapsamında Hazine Müsteşarlığı Tarafından Türkiye Cumhuriyeti Adına Hibe Alınması, Hibe Verilmesi ve Hibelerin Takibine Dair Yönetmelik ile belirlenmiştir.
Anılan Yönetmelik’in “Alınan hibelerin izlenmesi” başlıklı 7’nci maddesi hükümleri gereğince;
– Hibeden kullanımların tamamlandığına ve hibe anlaşması kapsamındaki tüm hak ve yükümlülüklerin yerine getirildiğine ilişkin bilginin, hibe veren tarafın bildirimi üzerine Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğüne bildirilmesi,
– Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından bu bildirimin hibe veren taraftan temin edilememesi halinde bu durumun Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğüne bildirilmesi ve hibeden kullanımların tamamlandığına ilişkin bilginin, Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü tarafından kullanıcı kurum veya kuruluştan temin edilmesi,
– Bu yöntemlerden biri yoluyla hibeden kullanımların tamamlandığı bilgisi Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğüne ulaştığı zaman da ilgili hibenin koşullu yükümlülük olarak takibine son verilmesi,
gerekmektedir.
Bakanlık bilgi sistemlerinde 31.12.2021 tarihi itibarıyla aktif olan alınan hibelere ilişkin anlaşmaların incelenmesi neticesinde ise, kullanım süresi tamamlanmış ve/veya anlaşma kapsamında kullanılabilecek hibe tutarı kalmamış olmakla birlikte, Bakanlık hibe raporlamalarında aktif olarak görülen ve anlaşma kullanım tutarlarının koşullu yükümlülük olarak takip edilen hibe anlaşmalarının olduğu tespit edilmiştir.
Alınan hibe tutarlarının anlaşmalarda belirlenen koşullarda kullanılmaması durumunda hibe kullanıcısı kuruluşlar açısından geri ödeme yükümlülüğü doğacağından, söz konusu hibe kullanımları hibe anlaşmalarının tarafı olan Bakanlık tarafından koşullu yükümlülük olarak takip edilmektedir. Hibe anlaşma süresinin sona ermesi veya hibe kullanımlarının tamamlanması durumunda hibe anlaşmalarının sona erdirilmesi ve taraflar arasındaki yükümlülüklerin netleştirilmesi amacıyla bu yükümlülüklerin anlaşma tarafları olan kreditör ve Bakanlık arasında teyit edilmesi, teyit edilememesi durumunda ise kullanıcı kuruluştan alınacak bilgiler ile teyit işlemlerinin yapılarak koşullu yükümlülük takibinin sonlandırılması gerekmektedir.
Nitekim Kamu İdaresi cevabında da, hibelerin daha etkin bir şekilde takibinin yapılabilmesi ve Bakanlığın koşullu yükümlülüklerinin doğru ve tutarlı raporlanabilmesini teminen, kullanım süresi dolan hibelere ilişkin güncelleme çalışmalarına devam edildiği ifade edilmiştir.
Bu itibarla, 2020 yılı Sayıştay Denetim Raporunda da yer verildiği üzere, Bakanlık koşullu yükümlülüklerin doğru raporlanabilmesi amacıyla kullanım süresi sona eren hibelere ilişkin anlaşmaların kapanış işlemlerinin tamamlanarak bu kapsamda takip edilen koşullu yükümlülüklerin kayıtlardan çıkarılması gerekmektedir.