ÖZET: Kamu İdaresi faaliyetleri kapsamında, üçüncü şahıslara verilen maddi zararlarla ilgili olarak, sorumlu personel hakkında rücu işlemi yapılmadığı tespit edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, kamu personelinin görevleri sırasında sebep oldukları zararların tazmin edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak, yapılan incelemelerde, çeşitli olaylar sonucunda ödenen zararların, sorumluluğu bulunan personelden talep edilmediği görülmüştür.

Örneğin, Yazıhan Karasu Tesisi’nde gerçekleştirilen bir iş nedeniyle, güvenlikli alana izinsiz giren müteahhidin yaptığı imalatlar için Kamu İdaresi tarafından tazminat ödenmiş, ancak bu duruma sebep olan görevliler hakkında rücu işlemi başlatılmamıştır. Benzer şekilde, Paşaköşkü Mahallesi’ndeki içmesuyu arızası ve Orduzu Elmasuyu Mahallesi’ndeki kanalizasyon sorunu gibi olaylarda da, zararın tazmini için sorumlu personel hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır.

Bu durum, kamu idaresinin, sorumluluğu bulunan personelin tespit edilmesi ve bu kişilere rücu edilmesi gerekliliğini göz ardı ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla, ilgili yasalar çerçevesinde, kamu personelinin sebep olduğu maddi zararların tazmini için gerekli işlemlerin yapılması önem arz etmektedir.

BULGU: Kurum Faaliyetlerinden Kaynaklanan Zararlar İçin Rücu İşlemi Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

Kamu İdaresi faaliyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere verilen maddi zararlara ilişkin ödemelerin, şahsi kusurları olan personele rücu edilmesine yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığı görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasıyla; Kanun’un, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı ve sözleşmeli ve geçici personel hakkında Kanun’da belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı, hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zarar” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. (…) Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.” denilmek suretiyle memur, sözleşmeli personel veya geçici personel ayrımında bulunmaksızın tüm kamu personelini, görevleri gereği verdikleri zararların ödettirilmesine muhatap kılmıştır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “II. Özen sorumluluğu” kısmının “1. Adam çalıştıranın sorumluluğu” başlıklı 66’ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarıyla; Adam çalıştıranın, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğu ve ödediği tazminat için zarar veren çalışana, ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahip bulunduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “VI. İşçinin sorumluluğu” başlıklı 400’üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumlu tutulmuştur.

Bu hükümlere göre hangi statüde bulunursa bulunsun kamu personelinin, yaptığı iş ve işlemler nedeniyle sebep olduğu maddi zararların, Kamu İdaresince ödenmesi ve bu ödemelerin, sorumlulukları oranında ilgili personele ödettirilmesi gerekmektedir.

Yapılan incelemede;

-Yazıhan Karasu Tesisi Enerji Nakil Hattı Yapım İşi için Kamu İdaresinin, (…) Elektrik Ticaret Limited Şirketinden 17.06.2019 tarihinde teklif aldığı, İşin yapılması için güvenlik teli çevrili ve bekçili alana Şirketin girişine müsaade edildiği, İşin yapımı devam ederken 20.06.2019 tarihli Piyasa Fiyat Araştırma Tutanağının onaylanmaması ve İşletmeler Dairesi Başkanlığının 10.07.2019 tarihli ve 4502 sayılı İşin iptali talepli yazısı gerekçe gösterilmek suretiyle İşin anılan Şirkete verilmediği ileri sürülerek İşin durdurulduğu, akabinde adı geçen Şirketçe yapılan imalatların bedelleri için dava açıldığı, davanın, 2023/10 esas ve 2024/45 karar sayılı ve 18.01.2024 tarihli Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesince Şirket haklı bulunmak suretiyle sonuçlandırıldığı ve davaya ait vekâlet ücreti, faiz ve yargılama giderlerinin, 04.03.2024 tarihli ve 1474 yevmiyeli ödeme emriyle ödendiği; ancak İşin yapılması için güvenlikli alana girilmesine müsaade eden, bu çerçevede yapılan bazı imalatların ödenmemesi karar veren ve bu şekilde dava giderlerinin ödenmesine neden olan Kamu İdaresi görevlileri hakkında ödenen tutarların rücusuna ilişkin olarak işlem tesis edilmediği,

-15.09.2023 tarihinde Paşaköşkü Mahallesi Paşalar Sokak’ta içmesuyu arızasının giderilmesine yönelik çalışmada sokağın sularının bu çukurda birikmesi, bitişikteki apartmandaki bir daireye sızması ve parke zeminlere zarar vermesi sonucu oluşan zararın, mülk sahibine 21.03.2024 tarihli ve 1908 yevmiyeli ödeme emriyle ödendiği; zarar ödemesine neden olan olayda sorumluluğu bulunan Kamu İdaresi görevlileri hakkında zararın temini için herhangi bir işlemin tesis edilmediği,

-26.07.2024 tarihinde Orduzu Elmasuyu Mahallesi Vaizpınarı Kültür Caddesi’nde kanalizasyon hattında Q400’lük boru yerine Q200’lük boru kullanılması sonucu bir binanın giriş katındaki daireye kanalizasyon suyu basması sonucu oluşan zararın, mülk sahibine 31.10.2024 tarihli ve 6680 yevmiyeli ödeme emriyle ödendiği; zarar ödemesine neden olan olayda sorumluluğu bulunan Kamu İdaresi görevlileri hakkında yapılan ödemenin rücu edilmesine ilişkin herhangi bir işlemin yürütülmediği,

anlaşılmıştır.

Kamu İdaresince;

Yazıhan Karasu Tesisi Enerji Nakil Hattı Yapım İşinin başlatılması için herhangi bir yazılı metin bulunmadığından, müteahhidin kendi inisiyatifiyle ya da şifahi talimatla işe başladığının, İşin üzerinden yaklaşık beş sene geçmesinden ötürü tespit edilemediği ve bundan sonraki işlerde böyle bir durum yaşanmaması için gereken azami gayretin gösterileceği belirtilse de; müteahhidin, güvenlikli alana İdare personelinin izin ve müsaadesi olmaksızın girmesi mümkün olmadığından ve bu durum, İşin yapımına ilişkin zımni bir izin olduğundan, sürecin rücuya ilişkin işlemler yapılmadan sonlandırılması düşünülemez.

Paşalar Sokak’taki olayla ilgili olarak Kahramanmaraş depremlerinden dolayı altyapının ağır hasar alması nedeniyle sürdürülebilir su temininde sorunlar yaşandığı, şehrin değişik mahallelerindeki hatlarda arızalar meydana geldiği, personelin bu zor ve yoğun durumlarda arızalara yetişmek için 7/24 çalışma esasına göre çalışma azmi ve dirayeti gösterdiği, depremin sebep olduğu bu arızanın çıkış yönü ve arızanın konumundan dolayı vatandaşın evinin zarar gördüğü, arızaya hızlıca müdahale edilip sorunun çözüldüğü; bahse konu arızanın, personelin görevini yaparken deprem sebebiyle bina yıkımlarının yapıldığı döneme denk gelmesi çerçevesinde değerlendirildiği ve personelin herhangi bir kusuru bulunmadığından rücu işlemi yapılmadığı ifade edilse de; mevzubahis olay, depremden 7 ay sonra gerçekleştiğinden ve olayın sebebi, içmesuyu arızasının giderilmesine yönelik çalışmalar olduğundan, ilgili personelinin zarardaki sorumluluğu yadsınamaz.

Vaizpınarı Kültür Caddesi’nde hasar alan evin bağlı olduğu kanalizasyon hattının beton boru olması hasebiyle tamiratın, içme suyu gezici ekiplerince yapılma ihtimalinin bulunduğu, hat tamirinin tekniğine uygun olarak yapılmadığı, ayrıca kanalizasyon arızalarının etki durumuna göre ani olarak veya zamana bağlı olarak ilerleyen zamanlarda ortaya çıkabildiği, kanalizasyon hattının tamirinin, hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği, bunun tespiti durumunda çalışma esnasındaki o günkü koşullara bağlı olarak zararın ilgilisinden rücu edilmesi için işlem yapılacağı, bu tür zararların oluşmaması için ekiplere uyarıların yapıldığı ve gerekli hassasiyet gösterildiği belirtilmiştir.

Yukarıda belirtilen hususlardan anlaşılacağı üzere Kamu İdaresince ödenen zararlar, şahsi kusur bulunan ve bulunma ihtimali olan olaylardan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla mevzu bahis olaylardan kaynaklanan zararlarda sorumluluğu bulunan personelin, 657 ve 6098 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda tespiti ve tespit edilen personele, sorumluluğu oranında zararların ödettirilmesi gerekmektedir.