ÖZET: Kurumda iç denetçi istihdam edilmemesi ve iç denetim faaliyetlerinin yokluğu, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında yapılan incelemede belirginleşmiştir. İç kontrol sisteminin önemli bir parçası olan iç denetim için gerekli personelin eksikliği, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince, idarenin etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde faaliyet göstermesini engellemektedir. İç denetim, kamu idaresinin kaynaklarını yönetim açısından değerlendiren bağımsız bir süreçtir ve bu süreçlerin eksikliği, mali işlemlerin kontrolünü zorlaştırmaktadır.

Yapılan denetimlerde, üniversitede iç denetçi bulunmaması nedeniyle, mali işlemlerin izlenmesi ve disipline edilmesi gibi kritik işlevlerin yerine getirilemediği tespit edilmiştir. İç denetimin yokluğu, idarenin mali süreçlerinin hatalarını gözden geçirme ve düzeltme imkanını ortadan kaldırmakta, ayrıca danışmanlık hizmetlerinden faydalanma olanağını da kısıtlamaktadır. Bu durum, 5018 sayılı Kanun’un öngördüğü iç kontrol sisteminin yeterli düzeyde oluşturulamadığını göstermektedir.

Kurum, ilerleyen dönemlerde iç denetçi ataması için planlama yapacağını belirtmiş olsa da, gerekli adımların henüz atılmadığı anlaşılmaktadır. İç denetim fonksiyonunun etkin bir şekilde hayata geçirilmesi, mali kontrol açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, iç denetçi istihdamına yönelik çalışmaların bir an önce başlatılması gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: Kurumda İç Denetçi İstihdam Edilmemesi ve İç Denetim Faaliyetinin Olmaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi

Üniversitenin iç kontrol sisteminin incelenmesi sonucunda; Kurumda, iç kontrolün önemli bir unsuru olan iç denetimi gerçekleştirecek personelin istihdam edilmediği tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun, “İç kontrolün tanımı” başlıklı 55’inci maddesinin birinci fıkrasının;
“(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) İç kontrol; idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamak üzere idare tarafından oluşturulan organizasyon, yöntem ve süreçle iç denetimi kapsayan malî ve diğer kontroller bütünüdür.”
“Kontrolün yapısı ve işleyişi” başlıklı 57’nci maddesinin birinci fıkrasının;
“(Değişik birinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kamu idarelerinin malî yönetim ve kontrol sistemleri; harcama birimleri, muhasebe ve malî hizmetler ile ön malî kontrol ve iç denetimden oluşur.”
“İç denetim” başlıklı 63’üncü maddesinin;
“İç denetim, kamu idaresinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek için kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak amacıyla yapılan bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyetidir. Bu faaliyetler, idarelerin yönetim ve kontrol yapıları ile malî işlemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek yönünde sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaşımla ve genel kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir.
(Düzenleme ikinci fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) İç denetim, iç denetçiler tarafından yapılır. (Ek cümle: 22/12/2005-5436/10 md.) Kamu idarelerinin yapısı ve personel sayısı dikkate alınmak suretiyle, İç Denetim Koordinasyon Kurulunun uygun görüşü üzerine, doğrudan üst yöneticiye bağlı iç denetim birimi başkanlıkları kurulabilir.”
Hükümleri uyarınca 5018 sayılı Kanun’a tabi kurumlarda iç kontrol sistemi, ön mali kontrol, mali kontrole ve disipline yönelik organizasyon, yöntem ve süreçler ile iç denetimden oluşmaktadır.
Yapılan incelemede; Üniversitede iç denetçi istihdamının sağlanmadığı, dolayısıyla iç denetim faaliyetlerinin gerçekleştirilmediği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, iç kontrol sistemini oluşturan süreçler, idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara ve mevzuata uygun olarak faaliyetlerin etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde yürütülmesini, varlık ve kaynakların korunmasını, muhasebe kayıtlarının doğru ve tam olarak tutulmasını, malî bilgi ve yönetim bilgisinin zamanında ve güvenilir olarak üretilmesini sağlamaktadırlar.
İç denetimin olmaması, diğer bir deyişle Üniversitenin iç denetçi istihdam edememesi; ön mali kontrol yapmak, mali işlem ve faaliyetlere ilişkin süreçleri izlemek, disipline etmek ve kontrol etmekle yukarıdaki amaçların sağlanmasını zorunlu kılacaktır. İdarenin mali işlem ve faaliyetleri, kümülâtif ya da tek tek hata olup olmadığı noktasında denetim bakış açısıyla tekrar gözden geçirilemeyecek ve incelenemeyecektir. Bunun yanında iç denetimin danışmanlık yönünden de istifade edilemeyecektir.
Bu nedenle İdarenin, iç denetimden mahrum kalmak suretiyle 5018 sayılı Kanun’un 55’inci maddesinin birinci fıkrasındaki sistemi yeterli düzeyde oluşturamadığı ve bu şekilde mali işlem ve faaliyetlerindeki hataların önlenmesi ve çözüme kavuşturulması hususundaki eksiklikleri bertaraf edemediği görülmüştür.
Konu ile ilgili olarak kurum tarafından ilerleyen süreçte verilecek atama izinleri dâhilinde iç denetçi ataması için planlama yapılacağı belirtilmiş ancak gerekli işlemlerin başlatılmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; yukarıdaki mevzuat hükümleri göz önüne alındığında; iç denetimin, mali kontrolün çok önemli ve tamamlayıcı bir fonksiyonu olduğu açıktır. Bu nedenle iç denetim fonksiyonunun bir an önce harekete geçirilmesi için iç denetçi istihdamının sağlanmasına yönelik girişimlere devam edilmesinin gerekli olduğu değerlendirilmektedir.