|
ÖZET: Kurumun mülkiyetindeki taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g maddesi çerçevesinde belediye şirketine kiraya verilmesi, yapılan denetimlerde tespit edilmiştir. Bu kanunun 1. maddesi, belediyelerin çeşitli işlemlerinin bu kanuna tabi olduğunu belirtirken, 3. maddesi idare kavramını tanımlamaktadır. 36. madde ise ihalelerin kapalı teklif usulü ile yapılması gerektiğini ifade eder. 51. maddenin (g) bendi, devletin özel mülkiyetindeki taşınmazların kiralanması gibi işlemlerin pazarlık usulü ile yapılabileceğini öngörmektedir.
Ancak, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesi, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesinin belediye taşınmazları için de geçerli olduğunu belirtmektedir. Bu durum, belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazların devlet malı statüsünde değerlendirilmesine yol açmaktadır. Danıştay’ın kararları, belediyelerin mülkiyetindeki taşınmazların devletin özel mülkü olarak kabul edilmediğini ve bu nedenle 51/g maddesinin bu taşınmazlar için uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesinin yalnızca hazineye ait taşınmazlar için geçerli olduğu, dolayısıyla belediyelerin bu madde çerçevesinde kendi mülklerini kiraya vermesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, belediyelerin taşınmazları ile ilgili işlemlerin mevzuata uygun bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. |
BULGU: Kurumun Mülkiyetindeki Taşınmazın 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g Maddesine Göre Belediye Şirketine Kiraya Verilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kurumun mülkiyetindeki taşınmazın Belediyenin şirketine 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında kiraya verildiği tespit edilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun;
“Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; Belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun’a göre yapılacağı,
“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; idarenin, ihaleyi yapan daire, kurum ve kuruluşları ifade ettiği,
“İhalelerde kapalı teklif usulünün esas olduğu” başlıklı 36’ncı maddesinde ise; 1’inci maddede yazılı işlere ilişkin ihalelerde, tekliflerin gizli olarak verilmesini sağlayan kapalı teklif usulünün esas olduğu, diğer usullerin ancak ilgili maddelerde yazılı şartların gerçekleşmesi durumunda yapılabileceği, hüküm altına alınmıştır.
Kanun’un 3’üncü maddesinde de ifade edildiği üzere Kanun’a tabi kurum ve kuruluşlar genel olarak ‘idare’ olarak tanımlanmış ve bu ifade Kanun’un birçok maddesinde yerini bulmuştur.
Pazarlık usulüyle yapılabilecek işler Kanun’un 51’inci maddesinde bentler halinde tek tek sayılmıştır. Bu maddenin (g) bendinde; “Kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi,” işinin pazarlık usulü ile yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Kanun’un diğer maddelerinde ifade edilen “idare” kavramı yerine bu maddede “Devlet” kavramı kullanılmıştır. Aynı Kanun’un diğer maddelerinde, hatta aynı maddenin diğer bentlerinde (örneğin (f) bendinde) Kanun’a tabi kurumlar için idare kavramı kullanılırken (g) bendinde “idarelerin özel mülkiyetinde” kavramı yerine “Devletin özel mülkiyetinde” ve “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan” kavramlarının kullanılması idare kavramından başka bir mana ve içeriği ifade ettiğini açıkça göstermektedir.
Kanun’un “Tarihi ve bedii değeri olmayan taşınmaz mallarla ilgili işlemler” başlıklı 74’üncü maddesinde söz konusu hususa bir parça açıklık getirilmiş ve tarihi ve bedii değeri olanlar hariç Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esaslarının Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirleneceği ifade edilmiştir.
Aynı Kanun’un 75’inci maddesinde ise Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar hakkında ecrimisil ve tahliye hususları düzenlenmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesi ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağına ilişkin düzenleme yapılarak belediye taşınmazları hakkında 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine atıf yapılmıştır. 5393 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine “2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır” hükmü getirilmiştir. Bu şekilde bir hüküm getirilmediği sürece 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (g) bendinin belediyeler için uygulanması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Nitekim Danıştay 13’üncü Dairesinin 21.10.2008 tarih ve E:2007/4476, K: 2008/6874 sayılı Kararında; “Belediyenin mülkiyetindeki taşınmazın, 2886 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin (g) bendi uyarınca, pazarlık usulü ile turizm amaçlı tesis yapılmak ve işletilmek üzere mülkiyetten gayri ayni hak tesis edilmek suretiyle, (daimi ve sürekli üst hakkı kurulmak suretiyle) 30 yıllığına kiralanmasına ilişkin belediye encümeni kararını, belediyelere ait taşınmazların “devletin özel mülkü” ve “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer” lerden olmadığı, bu nedenle 2886 sayılı Yasanın 51/g maddesi kapsamında kiralanmasının, trampasının ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi yoluyla devrinin, olanaklı olmadığı gerekçesiyle, iptal eden mahkeme kararının hukuka uygun olduğu” hususu hüküm altına alınmaktadır.
Gerek yargı kararları gerekse 5393 sayılı Kanun’la yapılan atıf, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz mallar kavramına belediyelerin özel mülkiyetinde olan mallarının girmediğini açıkça göstermektedir.
Yapılan incelemelerde idare tarafından Kurumun mülkiyetindeki otoparkın belediyenin şirketine 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (g) bendi kapsamında pazarlık usulü ile kiraya verildiği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi göndermiş olduğu cevapta, 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu’nun Pazarlık usulüyle yapılacak işler başlıklı 51 inci maddesinin (g) bendi; “g) Kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi,” şeklindedir. 1983 yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 2886 sayılı kanunun 51/g madde metni sadece lafzı ile değerlendirildiğinde hazine dışında hiçbir kamu kurum ve kuruluşunun bu maddeye istinaden işlem tesis edemeyeceği gibi bir anlam çıkmaktadır. Hâlbuki 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yapılan düzenleme ve değişikliklerle 51/g maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanabilmesine imkân sağlandığı düşünülmektedir. Çünkü Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15inci maddesinde Belediye mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşı suç işlemiş sayılacağı ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75 inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı ifade edilmektedir. Bu durumun sonucu olarak belediyelere ait taşınmazların da devlet malı statüsüne alındığı görülmektedir. Devlet malı sayılan belediye taşınmazları ile ilgili ihalelerde 2886 sayılı kanunun 51/g maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde bu madde kapsamında pazarlık usulü ile ihale edilmesi mümkün görünmektedir. Ayrıca, mahalli idarelerin yani belediyelerin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun Tanımlar başlıklı 3’üncü maddesinde belirtildiği üzere genel bütçeli kuruluşlarla birlikte genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında aynı kategoride gösterilmesi de bu görüşümüzü desteklemektedir. 11.01.2015 tarih ve 106 sayılı Sayıştay kararında kamu zararı olmadığı belirtilmiştir demiştir.
Yukarıda sayılan nedenlerle, 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesinin (g) bendinde belirtilen Devletin özel mülkiyetindeki taşınmaz kavramının, hazinenin özel mülkiyetinde olan taşınmazları ifade ettiğini, dolayısıyla belediyelerin söz konusu maddeden yararlanarak pazarlık usulü ile kendi mülkiyetinde yer alan malları kiraya vermesinin veya üzerlerinde gayri ayni hak tesis etmesinin açıklanan mevzuat hükümlerine uygun olmadığı değerlendirilmektedir.