|
ÖZET: Kurumun personel rejimine ilişkin mevzuat düzenlemeleri arasında uyumsuzluklar bulunmaktadır. Bu durum, özellikle mali ve sosyal haklar konusunda idare ile personel arasında hukuki uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’na dair düzenlemelerde, personelin istihdamı 4857 sayılı İş Kanunu’na göre yapılmakta, ancak mali ve sosyal haklar açısından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesi hükümleri geçerlidir. Bu çelişki, personelin ücretleri ve diğer ödemeleri konusunda ihtilaflara neden olmaktadır.
İdare, 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde sendika ile toplu sözleşme yaparak çeşitli mali ve sosyal haklar tanımaktadır. Ancak, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 28’inci maddesi gereği, bu hakların uygulanmasında sınırlamalar söz konusudur. Bu durum, personelin alacaklarıyla ilgili davaların açılmasına yol açmakta ve idare aleyhine sonuçlanan davalar, geçmişe dönük mali yükümlülükler doğurmaktadır. Sonuç olarak, Başkanlık personelinin kamu personel rejimindeki belirsizliklerin ortadan kaldırılması için yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Kamu idaresi, bu konunun çözümü için yetkili mercilerle işbirliği yaparak gerekli adımları atma taahhüdünde bulunmaktadır. |
BULGU: Kurumun Personel Rejimine İlişkin Mevzuat Düzenlemelerinin Birbiriyle Uyumsuz Hükümler İçermesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Diğer Kamu İdareleri
Başkanlığın kuruluş ve teşkilat mevzuatı düzenlemeleri arasında birbiri ile uyumsuz hükümler olduğu, bu durumun personeli ile İdare arasında özellikle mali ve sosyal haklar konusunda dava konusu olan hukuki uyuşmazlıklara neden olduğu görülmüştür.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hakkında düzenlemelerin de yer aldığı 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Başkanlık personeli” başlıklı 100′ üncü maddesinin ilgili bölümünde “Başkanlık hizmetleri, toplam sayısı üç yüzü geçmemek üzere, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 28 inci maddesine göre iş mevzuatı kapsamında istihdam edilen uzman personel ve destek personeli eliyle yürütülür. …” denilmektedir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “İş mevzuatına tabi personel istihdamı” başlıklı ek 28’inci maddesinde ise;
“14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen personel eliyle yürütülür.
Bunlara, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçememek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirlenir.
Personele ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür…” düzenlemeleri yer almaktadır.
Yukarıda özetlenen mevzuat düzenlemelerinden anlaşılacağı üzere, İdare personeli istihdam yönünden 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine tabi olup, iş sözleşmesine tabi olarak çalışmaktadır. Ancak mali ve sosyal haklar bakımından ise 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca ücret tavanı uygulamasına tabi olup, 22.12.2021 tarihli ve 4956 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı personelinin mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemeleri emsalleri olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memur personele yapılan bir aylık net ücret ile sınırlandırılmıştır.
Bu durum, İdare personeline ödenecek ücret ve ücret mukabili ödemelerin türü ve miktarı hususunda personel ile İdare arasında ihtilafa yol açmaktadır.
Şöyle ki, İdare 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi bir iş yeri olduğu için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu Sözleşme Kanunu uyarınca sendika üyesi personelle İdare’nin üyesi olduğu Kamu İşverenler Sendikası arasında toplu sözleşme yapılmakta, söz konusu toplu iş sözleşmesi ile personele doğum, ölüm, evlenme, yiyecek, ulaşım gibi bir çok mali ve sosyal hak tanınmaktadır. Ancak 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 28’inci maddesindeki emsal unvan ücreti uygulamasından dolayı toplu iş sözleşmesinde yer alan mali ve sosyal yardımlar personele ödenmemekte, bu durum personelle İdare arasında dava konusu olmaktadır.
Bir diğer ihtilaf konusu durum ise, İdare bünyesinde çalışan personelin tamamının mevzuat gereği işçi statüsünde olması nedeniyle personele 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2’nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun uyarınca personele ilave tediye ödenmesi hususu olup, İdare yine 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 28’inci maddesindeki emsal unvan ücreti uygulaması sebebiyle personele ilave tediye ödemesi yapmaktan imtina etmekte, ancak personel tarafından bu durum dava konusu edilmektedir.
Nitekim ilave tediye alacakları olduğu gerekçesiyle personel tarafından İdare aleyhine açılmış 57 dava olup, bunların 50’si ilk derece mahkemesinde, 2’si temyiz aşamasında halen görülmekte olup, 5’i ise kesin olarak İdare aleyhine sonuçlanmış durumdadır.
Bu durum idare aleyhine geçmişe yönelik olarak asıl borç ve faiz yükü oluşturduğu gibi, kaybedilen davaların yargılama giderleri de yine İdareyi mali külfet altına sokmaktadır.
Sonuç olarak, Başkanlık personelinin kamu personel rejimindeki durumu ve konumundaki tereddütlerin giderilmesi amacıyla gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği düşünülmektedir.
Kamu idaresi cevabından bulgu konusu hususun çözüme kavuşturulması adına yetkili merciler ile görüşülerek yasal düzenleme yapılması hususunda gerekli çalışmaların yapılacağı ifade edilmektedir.