|
ÖZET: Maden faaliyetlerine ilişkin izin taleplerinin MAPEG tarafından reddedilmesi, gerekçelerin yetersizliği nedeniyle hukuki ihtilaflara yol açmaktadır. 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın Taşınmaz Komisyonu kararlarının gerekçe olarak gösterildiği bu red işlemlerinin, mahkemelerce yetersiz kabul edildiğini ortaya koymaktadır. Anayasa ve 3213 sayılı Maden Kanunu, madenlerin aranması ve işletilmesi süreçlerinde devletin yetkilerini belirlemekte ve bu süreçlerin hukuka uygun bir şekilde yürütülmesini sağlamaktadır.
Maden ruhsatı ve süre uzatım taleplerinin değerlendirilmesi, MAPEG’in yetkisi dahilindedir. Ancak, idari işlemlerin kamu gücü kullanılarak yapılması nedeniyle, bu işlemlerin gerekçelerinin somut bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Yapılan denetimlerde, başvuruların sadece Bakanlık kararıyla reddedildiği, teknik incelemelere dayanan bilgi ve belgelerin sunulmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, sıkça hukuki ihtilaflara ve kamu aleyhine sonuçlanan davalara yol açmakta, bütçeye ek yük getirmektedir. Mahkemeler, idarenin kararlarının gerekçelerinin açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, hukuki ihtilafların önlenmesi için gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılması önem arz etmektedir. İdarenin takdir yetkisi, kamu yararı gözetilerek kullanılmalı ve bu süreçte somut gerekçeler sunulmalıdır. |
BULGU: Maden ile İlgili İzin Taleplerinin Reddedilmesine İlişkin İdari İşlemlerin Yeterli Düzeyde Gerekçeye Yer Verilmemesi Nedeniyle Hukuki İhtilaflara Konu Edilmesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Maden faaliyetleri ile ilgili izin taleplerinin MAPEG tarafından, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu Kararları gerekçe gösterilerek, reddedildiği ve bu red kararlarına karşı açılan davalarda söz konusu gerekçenin mahkemelerce yetersiz kabul edildiği görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “III. Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi” başlıklı 168’inci maddesinde “Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.” denilmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun,
“Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler.”,
“Madencilik faaliyetlerinde izinler” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasında,
“Madencilik faaliyetlerinin yapılması ve ruhsatlandırma işlemlerinin yürütülmesi ile ilgili olarak yeni verilecek ruhsat alanlarına maden işletme yöntemi, faaliyetin yapıldığı bölge, madenin cinsi, yapılacak yatırımın çevresel etkileri, şehirleşme ve benzeri hususlar dikkate alınarak, temdit talepleri dahil ruhsat verilen alanlarda kazanılmış haklar korunmak kaydıyla, ilgili kurumların görüşleri alınarak Bakanlık tarafından kısıtlama getirilebilir. İlk müracaat veya ihale yolu ile yapılacak ruhsatlandırmalarda müracaatın yapılacağı alanlar diğer kanunlar ile getirilen kısıtlamalar göz önüne alınarak Bakanlıkça ruhsat müracaatına kapatılabilir. Kısıtlama gerekçesi ortadan kalkan alanlar ihale yoluyla aramalara açılır. Bu Kanun dışında madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak yapılacak her türlü kısıtlama ancak kanun ile düzenleniri”,
7’nci maddesinin ondördüncü fıkrasında ‘“Maden arama faaliyetleri, bu Kanunda sayılanlar dışında herhangi bir izne tâbi değildir. İşletme faaliyetleri ise, bu Kanuna göre Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe göre yürütülür.”
denilmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun “İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi” başlıklı 24’üncü maddesinde işletme ruhsatı ve işletme ruhsat süresinin uzatma taleplerinin nasıl değerlendirileceği, hangi durumlarda talebin kabul edileceği, hangi durumlarda talebin reddedileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde maden ruhsat talebi ve maden ruhsatı süre uzatım talebi gibi maden iş ve işlemlerine ilişkin izin veya ruhsat verme hususunda idari işlem tesis etme yetkisi MAPEG’e verilmiştir.
Bilindiği üzere idari işlem, idarenin yönetim işlevine ilişkin olarak, kamu gücü kullanmak suretiyle yaptığı tek yanlı irade açıklamalarıdır. Dolayısıyla idarenin idari işlem yaparken kamu gücü kullanması sebebiyle takdir yetkisinin bulunduğu hallerde bu takdir yetkisinin kullanımı ve yargısal denetimi ayrıca önem taşımaktadır.
Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, idarelerin bireysel ya da düzenleyici işlemler tesis ederken sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmadığı, bu yetkiyi kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanmaları gerektiği, bu işlemlerin hukuka uygunluklarının yargı mercileri tarafından denetlenmesi sırasında ise, idareyi işlem yapmaya iten sebebin de irdeleneceği açıktır.
Her ne kadar idarenin takdir yetkisi kapsamında işlem tesis etmeye yetkisi bulunmakta ise de bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması ve yetki kullanılarak tesis edilen işlemin de somut gerekçesinin bulunması, yeri geldiğinde somut ve nesnel gerekçenin ilgili mercilere sunulması gerekmektedir.
Yapılan denetimlerde,
İdare tarafından, maden iş ve işlemleriyle ilgili izin veya ruhsat talebine ilişkin başvuruların herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin, sadece Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu kararı ile uygun bulunmadığı belirtilmek suretiyle reddedildiği,
İşin teknik boyutuna ilişkin inceleme ve değerlendirmeye dayalı somut bir bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı,
Söz konusu hususların sık sık hukuki ihtilaflara ve davalara konu edildiği ve davaların genel itibariyle kamu aleyhine sonuçlanması nedeniyle bütçesel anlamda yükün arttığı,
Mahkemelerce tesis edilen hükümlerde genel olarak “İdare tarafından, maden iş ve işlemleriyle ilgili izin veya ruhsat talebine ilişkin başvuruların hangi gerekçelerle, özellikle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Taşınmaz Komisyonu kararlarının hangi gerekçelerle verildiğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğinin” vurgulandığı,
tespit edilmiş olup bu konudaki hukuki ihtilafların önüne geçilmesi adına gerekli yasal ve idari işlemlerin tesis edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.