ÖZET: Bazı mal ve hizmet alımlarının, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin (d) bendi çerçevesinde doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilmesi amacıyla parçalara bölündüğü tespit edilmiştir. İdarelerin, ihtiyaçlarını zamanında ve uygun koşullarla karşılaması için, kanunla belirlenen ihale usullerine uyması gerekmektedir. Doğrudan temin, yalnızca belirli durumlarda ve küçük çaplı ihtiyaçlar için kullanılabilecek bir yöntemdir ve bu yöntemin kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla özel düzenlemeler mevcuttur.

Kanun, mal ve hizmet alımlarının belirli parasal limitler dahilinde yapılmasını öngörmekte ve bu limitlerin altında kalmak için alımların parçalara bölünmesini yasaklamaktadır. Özellikle büyükşehir belediyesi sınırları dışındaki idareler için, 2024 yılı itibarıyla belirlenen beş milyar Türk lirası sınırına kadar olan ihtiyaçların doğrudan temin yoluyla karşılanması mümkündür. Ancak, bu sınırın aşılmaması için yapılan alımların, doğrudan temin yönteminin sağladığı kolaylıklardan yararlanmak amacıyla kısımlara ayrılması, yasal ilkelere aykırılık teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kanunu’nun ilgili maddelerine uygun olarak, mal ve hizmet alımlarının doğrudan temin yöntemi yerine ihale usulleriyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, hem yasal yükümlülüklere uyumu sağlamakta hem de kaynakların etkin kullanımını desteklemektedir.

BULGU: Mal ve Hizmet Alımlarının Parçalara Bölünmek Suretiyle Doğrudan Temin Yoluyla Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Bazı Mal ve Hizmet alım işlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen parasal limitten yararlanmak suretiyle doğrudan temin yoluyla yapılması için parçalara bölündüğü görülmüştür.

İdareler, ihtiyaçlarının uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile kaynakların verimli ve etkin kullanılmasını sağlamak için kanunlarla öngörülen mal ve hizmet alımlarını 4734 sayılı Kanun’da öngörülen ihale esas ve usulleri çerçevesinde temin etmek zorundadırlar.

Esas itibarıyla bir ihale usulü olmayan doğrudan temine ilişkin esas ve usuller Kanun’un 22’nci maddesinde düzenlenmiştir. Doğrudan temin usulü, idarelerin küçük çaplı ihtiyaçlarının işin doğası gereği ilan yapılmaksızın ihale usullerine tabi olmadan basit biçimde karşılanması için getirilen ve sadece ilgili maddede sayılı ihtiyaçların temini ile yine maddede sayılan hallerin gerçekleşmesi durumunda kullanılması gereken bir usuldür. Maddede sayılan ihtiyaç ve hallerin bu usul kullanılarak temin edilmesinde kötüye kullanımın önlenmesi için Kanun’un 5 ve 62’nci maddelerinde bu konu ile ilgili özel düzenleme yapılmıştır. Buna göre “Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez.” ve “Bu Kanunun 21 ve 22’nci maddelerindeki parasal limitler dahilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin %10’unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamaz.”

Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; büyükşehir belediyesi sınırları dışında bulunan idarelerin beşmilyar Türk lirasını (2024 yılı için 207.453,00 – İkiyüzyedibindörtüzeliüç- Türk lirası) aşmayan ihtiyaçları ile temsil ağırlama faaliyetleri kapsamında yapılacak konaklama, seyahat ve iaşeye ilişkin ilişkin alımlarının doğrudan temin yoluyla karşılanabileceği düzenlenmiştir. Düzenleme kapsamında, söz konusu limite kadar olan münferit mal ve hizmet alım işlerinin doğrudan temin yoluyla gerçekleştirilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak idarelerin mal ve hizmet alım işlerini sırf doğrudan temin yönteminin sağladığı kolaylıklardan yaralanmak amacıyla işi/işleri parçalara bölerek ya da bir ihale kapsamında yapılması mümkün olan işleri kısımlara ayırarak doğrudan temin yoluyla karşılaması Kanun’un 5’inci maddesinde yer alan temel ilkelere aykırılık oluşturacaktır.

İdarenin, aynı tür ve mahiyette olan ve aynı tedarikçiden karşılanan bazı mal ve hizmet alımlarını Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen parasal limitten yararlanmak için parçalara bölündüğü ve/veya bir ihale kapsamında yapılması mümkün olan işlerin kısımlara ayırdığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen limit ve kolaylıklardan yararlanmak amacıyla işlerin parçalara bölünmeden veya kısımlara ayrılmadan anılan Kanun’da düzenlenen ihale usullerine göre yapılması gerekmektedir.