| 5. Daire 1990/62 E. 1990/982 K. |
|
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ……. Belediye Bakanlığı Karşı Taraf : ……. İsteğin Özeti : ……. İdare Mahkemesinin 19.10.1989 günlü, E: 1988-834, K: 1989-557 sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen bozulması isteğinden ibarettir. Savunmanın özeti : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi : A.G. Danıştay Savcısı : S.E. Düşüncesi : ……. Belediyesince, tahakkuk memuru adayı olan davacının adaylık süresi içinde görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali yolundaki ……. İdare Mahkemesi kararının davalı idarece temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden davacının 14.9.1988 günlü 293 sayılı Belediye Başkanlığı işlemi ile 657 sayılı Yasanın 56. maddesi gereğince görevine son verildiği anlaşılmaktadır. 1580 sayılı Belediye Kanununun 83. maddesinin 10. bendinde “Belediye memurlarının, intibak, terfi, idareten tecziye veya taltifleri ve azil ve tekaüde şevkleri hakkında belediye riyasetinde vaki olacak tekliflerin tetkiki ve karara raptı” belediye encümenlerinin görevleri arasında sayılmıştır. Bu hükümde yer alan “azil hali” göreve son vermeyi de içerdiğinden belediye memurlarının görevlerine son verilmesinde encümen kararı alınması yasal bir zorunluluk olmaktadır. Atamada uygulanan usulün göreve son verme sırasında da uygulanması idare hukukunun önemli ilkelerinden olan usulde paralellik ilkesi gereği ise de, belediye memurlarının görevlerine son verilmesinde uygulanacak usulün yasada açıkça gösterilmiş olması nedeniyle davacının göreve atanması belediye meclisine sunulmamış ve tasdik edilmemiş olsa bile adı geçenin görevine son verilebilmesi için bu konudaki Belediye Başkanlığı teklifinin encümen tarafından incelenerek karara bağlanması gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden ise davacının görevine son verilmesine ilişkin olarak Belediye Encümenince bir karar alınmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin hukuka aykırılığı açıktır. Açıklanan nedenlerle uyuşmazlığın esasının incelenerek verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığından mahkeme kararının bozulması gerekeceği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü. Dava; ……. Belediyesi tahakkuk memuru olan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 56. maddesine göre görevine son verilmesine ilişkin 14.9.1988 günlü, 293 sayılı ……. Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. …….. İdare Mahkemesinin 19.10.1989 günlü, E: 1988-834, K: 1989-557 sayılı kararıyla; davacının ikaz ve uyanlara rağmen kendisine çeki düzen vermediği, hal ve hareketleri ile sorumsuz ve amirlerine karşı saygısız davranışlarda bulunduğu, günlük iş yapma yeteneğini geliştirmediği, bu nedenle olumlu sicil alamadığı gerekçesiyle adaylık süresi içinde 657 sayılı Kanunun 56. maddesine göre görevine son verilmiş ise de; görevine son verilmesine esas alınan fiil ve hususların somut bilgi ve belgelerle kanıtlanmadığı, soyut iddialardan öteye gitmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar davalı idare davacının görev yaptığı 21 aylık süre içinde Belediye Başkanından olumlu sicil alamadığını ileri sürmekte ise de; Davacı hakkında doldurulan sicildeki olumsuz kanaatlerin bilgi ve belgeye dayanmadığı, salt sicil amirinin soyut görüşlerinden ibaret olduğu, diğer taraftan davacının çalışmalarının olumlu bulunması nedeniyle adaylığının 9.9.1988 tarihinde kaldırılmasına rağmen bu işlemin geri alınmasını gerektirecek hukuken geçerli hiçbir nedenin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Davalı idare; davacının görev süresi içinde hakkında tutulan sicil belgeleri ile değişik tarihlerde yapılan uyarının ve yasaya aykırı davranışı sebebiyle tutulan tutanakların adı geçenin görevine son verilmesini gerektirecek somut sebepler olduğunu, davacının Belediye Başkanının izinli olduğu bir dönemde Başkan vekiline imzalattığı bir yazı ile adaylığını kaldırttığını, davacının asli memurluğa atanacak yeterli sicil notunu alamadığını, sicil raporunun her iki sicil amirince olumsuz düzenlendiğini, davacının başarısız, kendisine verilen işi yapmayan, görevini savsaklayan Belediyenin sırlarını dışarı çıkaran bir kişilikte olduğunu, hizmeti aksattığına dair tutanakların dikkate alınmadığını ileri sürmekte ve kararın temyizen bozulmasını istemektedir. Dosyanın incelenmesinden 1.12.1986 tarihli Belediye Başkanı onayı ile tahakkuk ve tahsil memuru olarak atanan davacının 9.9.1988 günlü, 290 sayılı Belediye Başkan Vekili onayı ile asaletinin tasdik edildiği, 14.9.1988 günlü ve 293 sayılı Belediye Başkanı onayı ile görevine son verildiği anlaşılmıştır. 1580 sayılı Belediye Kanununun 96. maddesinin (B) bendinin 2. fıkrasında “….. bilumum belediye memurları ilk içtimamda belediye meclisince tasdik olunmak şartıyla belediye reisi tarafından intihap ve tayin olunurlar” hükmü yer almaktadır. Görüldüğü üzere bu madde de belediye memurlarının atanmalarında izlenecek yol gösterilmiş ve belediye başkanınca tayin edildikten sonra atamanın belediye meclisince onaylanması koşulu getirilmiştir. İdare hukukunun önemli ilkelerinden olan usulde paralellik ilkesi gereğince atamada uygulanan usulün göreve son verme sırasında uygulanması gerekmekte ise de; adı geçen Kanunun 83. maddesinin 10. bendinde; “Belediye memurlarının intihap, terfi, idareten tecziye veya taltifleri ve azil ve tekaüde şevkleri hakkında belediye riyasetinden vaki olacak tekliflerin tetkiki ve karara raptı” belediye encümenlerinin vazifeleri arasında sayılmaktadır. Bu hükümde yer alan “azil” hali belediye memurlarının görevlerine son verilmesini de kapsamakta olup, böylece bu memurların görevlerine son verilmesinde ayrı bir usul izlenmesi öngörülmüş bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, belediye memurlarının görevlerine son verilmesinde encümen kararı alınması yasal bir zorunluluk olmaktadır. Öte yandan belediye memurlarının görevlerine son verilmesinde izlenecek usulün Kanunda açıkça gösterilmiş olması sebebiyle, göreve atanması yukarıda hükmü yazılı 96. maddesinin (B) bendine uygun şekilde belediye meclisine sunulmamış ve tasdik olunmamış olsa bile bir belediye memurunun görevine son verilmesi durumunda bu konudaki belediye başkanlığı teklifinin encümen tarafından incelenerek karara bağlanması 83. maddenin 10. bendi hükmünün gereğidir. Dava dosyasının incelenmesinden davacının atanması sırasında Belediye Meclisince alınmış herhangi bir karar olmadığı anlaşılmakta ise de; yukarıda açıklandığı üzere davacının görevine son verilmesi işleminin tesisi sırasında Encümence karar alınmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönde de mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle hukuk ve usule uygun olan ……. İdare Mahkemesinin 19.1.1989 günlü, E:1988-834, K:1989-557 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına 14.5.1990 tarihinde oybirliği ile karar verildi. |
| ÖZET: Danıştay Beşinci Dairesi, davacının görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının olumsuz sicil belgelerinin somut bilgi ve belgelere dayanmadığını, dolayısıyla görevine son verilmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığını belirtmiştir. Ayrıca, belediye memurlarının görevlerine son verilmesinde encümen kararının alınmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle, İdare Mahkemesi’nin iptal kararı onanmıştır. |