|
ÖZET: Mükelleflerin şüpheli ticari alacaklar için ayırdıkları karşılıkların, bu alacakların kendisinden fazla olması durumunda, kurumlar vergisi matrahının aşındığı tespit edilmiştir. 2023 yılında yapılan denetimlerde, mükelleflerin sunduğu mali tablolar incelendiğinde, şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabının, ilgili alacaklar hesabından yüksek olduğu ve bu durumun vergi matrahını olumsuz etkilediği ortaya çıkmıştır. Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesi, şüpheli alacakların nasıl değerlendirileceğini belirlerken, 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği de bu alacakların nasıl kaydedileceğine dair detaylar sunmaktadır.
Denetim raporları, şüpheli ticari alacaklar hesabının aktif bir hesap olduğunu ve bu hesabın borç bakiyesi vermesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak, mükelleflerin bu hesapları hatalı bir şekilde kullandığı ve bu durumun vergi kaybına yol açabileceği belirtilmiştir. Kamu İdaresi, bu hataların muhasebe kaynaklı olduğunu ifade ederek, gerekli önlemlerin alınacağını ve risk kriterlerine göre yaptırımların uygulanacağını duyurmuştur. Sonuç olarak, mükelleflerin beyan ettikleri şüpheli ticari alacaklar karşılığı ile ilgili hesaplamalarının doğru yapılması, vergi kayıplarının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi, beyanname verme süreçlerinin zorlaştırılmaması ve vergiye gönüllü uyumun desteklenmesi gerekmektedir. Başkanlık, bu konudaki aksaklıkları gidermek için gerekli düzenlemeleri yapmalıdır. |
BULGU: Mükellefler Tarafından Şüpheli Ticari Alacak Tutarlarının Üzerinde Karşılık Ayrılması Suretiyle Kurumlar Vergisi Matrahının Aşınması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
GİB’e 2023 yılında mükelleflerce verilen kurumlar vergisi beyannamelerine ek mali tablolardan olan ayrıntılı bilançolarda; şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabı, şüpheli ticari alacaklar hesabından fazla olan mükellefler bulunduğu, böylelikle kurumlar vergisi matrahlarının aşındığı görülmüştür.
213 sayılı VUK’un “Şüpheli alacaklar” başlıklı 323’üncü maddesinde; ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve Kanun’da belirtilen tutarları aşmayan alacakların şüpheli alacak sayılacağı ve bu alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabileceği ifade edilmiştir.
Ayrıca, 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde; şüpheli ticari alacaklar hesabının ödeme süresi geçmiş ve bu nedenle vadesi bir kaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış senetli ve senetsiz alacakları kapsadığı ve tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacakların ilgili hesapların alacağı karşılığında bu hesaba borç yazılarak normal alacaklardan çıkarılacağı ve alacağın tahsilinin veya tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi durumunda bu hesaba alacak kaydedileceği; şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabının ise, şüpheli ticari alacaklar için ayrılan karşılıkları içerdiği ve hesaplanan karşılık tutarının bu hesaba alacak, “654-Karşılık Giderleri Hesabı”na borç kaydedileceği belirtilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; şüpheli ticari alacaklar hesabı aktif karakterli bir hesap olup bu özelliği ile borç bakiyesi vermesi, işletmenin şüpheli hale gelmiş bir ticari alacağı bulunmadığı hallerde ise bakiye vermemesi gerekmektedir. Ayrıca, “128-Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı”nın tanımı ve 213 sayılı VUK’un “Şüpheli Alacaklar” başlıklı 323’üncü maddesinde açıklandığı üzere, bir alacak şüpheli hale geldikten sonra tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir ve karşılık ayrılması halinde “129- Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabı” kullanılmalıdır. Bu durumda “128-Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı” ile “129-Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabı”nın birbiri ile karşılıklı olarak çalışması gerekmektedir.
Ancak, 2023 mali yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri ile beyanname eki gelir tablosu ve bilançoların incelenmesi neticesinde, şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabı şüpheli ticari alacaklar hesabından fazla olan mükellefler bulunması nedeniyle kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde vergi matrahının azalmasına yol açıldığı tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından verilen cevapta özetle; tespit edilen bulgunun muhasebe hatalarından kaynaklandığı ifade edilmiştir. Pilot olarak seçilen ilde eğer bu durumun vergi kaybına yol açtığı tespit edilirse, ilgili risk kriterleri göz önünde bulundurularak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında özel usulsüzlük cezası da dahil olmak üzere gerekli yaptırımların uygulanacağı belirtilmiştir.
Bulgu konusu hususa 2021, 2022 ve 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporunda yer verilmiş olup, aynı uygulamaya 2024 yılında da devam edildiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, mükellefler tarafından beyan edilen şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabının, şüpheli ticari alacaklar hesabından fazla olması, beyan edilen kazanç ve kurumlar vergisi matrahının hatalı hesaplanmasına yol açarak vergi kayıplarına neden olabilmektedir. Bu çerçevede, beyan edilen finansal verilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla denetim ve kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesi ve risk odaklı kontrollerin uygulanması gerekmektedir. Bununla birlikte, gerçekleştirilecek denetimlerin, beyanname verme süreçlerini zorlaştırmayacak ve vergiye gönüllü uyumu olumsuz etkilemeyecek şekilde tasarlanması önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, başkanlık tarafından gerekli tedbirlerin alınması ve uygulamada karşılaşılan aksaklıkların giderilmesine yönelik düzenlemelerin yapılmasıyla vergi matrahının aşınması engellenmelidir.