|
ÖZET: Murahhas üye tayinlerinin Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365. maddesi, anonim şirketlerin yönetim kurulunun yönetim ve temsil işlevlerini üstleneceğini belirtmektedir. Yönetim kurulunun yetkilerini düzenleyen 367. madde ise, yönetim devrinin esas sözleşmeye dayalı bir iç yönerge ile yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. Yönetim, devredilmediği takdirde tüm üyelerine aittir.
Yapılan incelemelerde, 21.08.2024 tarihinde alınan bir karar ile iki yönetim kurulu üyesinin murahhas üye olarak atandığı, ancak şirket esas sözleşmesinin 8. maddesinde yönetim ve temsilin yalnızca yönetim kuruluna ait olduğu belirtilmiştir. Bu durum, şirketin dışarıya karşı temsil yetkisinin nasıl kullanılacağına dair belirsizlik yaratmaktadır. Ayrıca, şirketin verdiği yanıtta bu konulara dair bir açıklama yapılmamıştır. Sonuç olarak, yönetim kurulu kararları ile murahhas üye tayin edilmesi ve bu kişilere huzur hakkı ile “murahhas üye ücreti” ödenmesi, mevcut mevzuata aykırı bir durum teşkil etmektedir. Bu durum, şirketin iç yönetim süreçlerinin yasal çerçevede düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
BULGU: Murahhas Üye Görevlendirmelerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine Uygun Olarak Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Murahhas üye tayininin yasal düzenlemelere uygun biçimde yapılmadığı görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Yönetim Kurulu” kısmının “B) Yönetim ve temsil” başlığı altında yer alan;
Yönetim ve temsilin genel esaslarını düzenleyen 365’inci maddesinde, anonim şirketin yönetim kurulu tarafından yönetileceği ve temsil olunacağı belirlenmiştir.
Yönetim kurulunda yönetimin devrinin esaslarını düzenleyen 367’nci maddesinin,
birinci fıkrasında, “Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılmabilir…”,
ikinci fıkrasında, “Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.”
hükmüne yer verilmiştir.
İlk fıkrada ayrıca, bu iç yönergenin şirketin yönetimini düzenleyeceği, bunun için gerekli olan görevleri tanımlayacağı, yerlerini göstereceği, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirleyeceği ifade edilmiştir.
Mezkûr Kanun’un yönetim kurulunda temsil yetkisinin düzenlendiği 370’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği ve en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşılacağı üzere yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilmektedir. Temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerinden bir ya da birkaçına devredilmesi durumunda, bu üyelere murahhas üye denilmektedir. Bu yetki devrinin esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, yönetim kurulu tarafından hazırlanacak bir iç yönergeye göre yapılması gerekmektedir.
Yapılan incelemede, Şirket Yönetim Kurulu tarafından 21.08.2024 tarihinde alınan 2024/07 sayılı Karar ile iki Yönetim Kurulu üyesinin murahhas üye olarak belirlendiği, ancak Şirket Esas Sözleşmesi’nin 8’inci maddesinde Şirket yönetimi ve dışarıya karşı temsilinin Yönetim Kuruluna ait olduğu, Şirket tarafından verilecek belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin iki yönetim Kurulu üyesinin müşterek imzası ile geçerli olacağının düzenlendiği tespit edilmiştir.
Şirket tarafından verilen cevapta bulguda tespit edilen hususlara yönelik bir bildirimde bulunulmamıştır.
Sonuç olarak, Şirket esas sözleşmesinde bir hüküm olmadan ve Yönetim Kurulu tarafından hazırlanmış bir iç yönerge bulunmadan Yönetim Kurulu kararları ile murahhas üye belirlenmesi ve bu kişilere Yönetim Kurulu huzur hakkı yanında “murahhas üye ücreti” ödenmesi mevzuata aykırıdır.