|
ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, ilçe sınırlarında nazım imar planı olmaksızın uygulama imar planı hazırlandığını ortaya koymuştur. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 7. maddesi, büyükşehir belediyelerinin çevre düzeni planına uygun nazım imar planlarını hazırlama, onaylama ve uygulama görevlerini belirlemektedir. Ayrıca, 3194 sayılı İmar Kanunu, nazım imar planının tanımını yaparak, bu planların mekânsal strateji ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hazırlanması gerektiğini vurgulamaktadır.
Mekânsal planların kademeli yapısı, üst kademe planların alt kademelere yön vermesi gerektiğini ifade etmektedir. 14.06.2014 tarihli Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği, planların kamu yararına uygun olarak hazırlanmasını ve her planın, bir alt kademedeki planı yönlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, nazım imar planı olmadan uygulama imar planı yapılması, mevzuatın öngördüğü düzenlemelere aykırıdır ve bu durum, imar uygulamalarının geçerliliğini tehlikeye atmaktadır. Sonuç olarak, büyükşehir belediyeleri, nazım imar planlarını tamamladıktan sonra uygulama imar planlarını hazırlamalıdır. Üst kademe planların, alt kademelere yönelik hedefler belirlemesi ve yönlendirmesi, düzenli kentleşme için kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, belediyelerin mevzuat çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir. |
BULGU: Nazım İmar Planı Olmadan Uygulama İmar Planı Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İlçe sınırlarında nazım imar planı olmadan uygulama imar planı yapıldığı görülmüştür.
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu 7’nci madde (b) bendi ile çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla büyükşehir nazım imar planlarını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak, ilçe belediyelerinin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları tatbikat imar planlarını onaylamak ve uygulanmasını denetlemek büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5’inci maddesinde; “Nazım İmar Planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.”,
“Mekansal plan kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.”,
“Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8’inci maddenin (d) bendinde “… Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (Mülga ikinci cümle: 27/3/2015-6637/23 md.) (…) (Ek cümle: 18/6/2017-7033/29 md.) Mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarında; organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, sanayi sitesi ve teknoloji geliştirme bölgesine ilişkin kararların alınması ve bu kararlarda değişiklik yapılması Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının uygun görüşüne tabidir. Alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir.” denilmektedir.
Mekansal planların yapılmasına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında; planlama kademelerinin, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekansal strateji planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planından oluştuğu, ikinci fıkrasında; mekansal planların, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanacağı ve her planın, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olması gerektiği, plan raporu ile bütün oluşturması ve bir alt kademedeki planı yönlendirmesinin zorunlu olduğu ifade edilmektedir.
Yönetmelik’in 7’nci maddesinde de genel planlama esasları belirlenmekte; “(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. ç) Üst kademe planlar, alt kademesindeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren ve ilke belirleyen plandır. …” hükümlerine yer verilmektedir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere İdarenin imar yetkisi sınırları içinde nazım imar planının olmaması alt kademe planların yani uygulama imar planlarının uygulanabilirliğini engellemektedir. Nazım imar planı yapma görevi büyükşehir belediyesi uhdesinde olup İdare tarafından bu sürecin tamamlanmasından sonra mevzuat gereği uygulama imar planlarını yapması uygun olacaktır.
Sonuç olarak üst kademe planlar, alt kademedeki planlara mekânsal nitelikte hedef koyan, yol gösteren, ilke belirleyen, yönlendiren ve standart getiren planlar olması sebebiyle düzenli kentleşme için Belediyenin mevzuat hükümleri çerçevesinde hareket etmesi gerekmektedir.