ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinin danışmanlık hizmet alımında ön ödeme sınırlarına uyulmadığını ortaya koymuştur. Yapılan incelemelerde, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 33. maddesi gereğince, bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenen usul ve esaslara uygun olarak alınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, harcama yetkilisinin onayı ve ödeme emri belgesinin imzalanması gerekmektedir. Temel kural, hizmetin ifa edilmesinden sonra ödemenin yapılmasıdır.

Ayrıca, Kanunun 35. maddesi, belirli durumlarda avans ödemesi yapılmasına olanak tanımaktadır. Ancak bu ödemelerin, yüklenme tutarının yüzde 30’unu geçmemesi ve teminat alınması şartıyla yapılması gerekmektedir. İncelemelerde, 20.11.2024 tarihinde 204.000 TL bedelle danışmanlık hizmeti için sözleşme imzalandığı ve ödemenin 26.11.2024 tarihinde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ancak, hizmetin ifa edilmeden önce ödeme yapılması, 5018 sayılı Kanun’a aykırılık teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, danışmanlık hizmetinin gerçekleştirilmeden yapılan ödemelerin ve ön ödemeye ilişkin düzenlemelere uyulmamasının, kamu mali yönetimi açısından ciddi bir sorun oluşturduğu değerlendirilmiştir.

BULGU: Ön Ödeme Sınırlarına Uyulmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kamu idaresinin danışmanlık hizmet alımı işinde hizmet ifa edilmeden yükleniciye istihkakının tamamını ödendiği tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33’üncü maddesinde bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olmasının gerektiği ve giderlerin gerçekleştirilmesinin; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanacağı hükmü altına alınmıştır. Bu düzenlemeye göre giderin gerçekleştirilmesinde temel kural işin yapılmasından sonra ödemenin hak sahibine yapılmasıdır.

Kanunun 35’inci maddesinde de harcama yetkilisinin uygun görmesi ve karşılığı ödeneğin saklı tutulması kaydıyla, ilgili kanunlarda öngörülen haller ile gerçekleştirme işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi veya zorunlu giderler için avans vermek veya kredi açmak suretiyle ön ödeme yapılabileceği, sözleşmesinde belirtilmek ve yüklenme tutarının yüzde otuzunu geçmemek üzere, yüklenicilere, teminat karşılığında bütçe dışı avans ödenebileceği düzenlenmiş ve ön ödemeye ilişkin şartlar belirlenmiştir.

Ön Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların 7’nci maddesinde sözleşmelerinde belirtilmek ve karşılığında aynı tutarda teminat alınmak koşuluyla yüklenicilere mal ve hizmet alımlarında yüklenme tutarının yüzde 10’una kadar ön ödeme yapılabileceği bu oranın yeterli olmadığı durumlarda ise üst yönetici onayıyla yüklenme tutarının yüzde 30’unu aşmamak üzere belirlenecek oranda bütçe dışı avans verilebileceği belirtilmiştir.

Yapılan incelemede 20.11.2024 tarihinde düzenlenen sözleşmeyle 204.000 TL bedel karşılığında Ilgaz Pirinci ve Ilgaz Sarıkılçık Pirinci ibareli ürünün coğrafi işaret konulmasına yönelik müracaat işlemlerinin yürütülmesi, takibi, itiraz veya karşı görüş konularında danışmanlık hizmeti alındığı ve sözleşmenin 6’ncı maddesine göre bedelin sözleşmenin imzalanmasını müteakip beş iş günü içinde ödenmesinin düzenlendiği ve idare tarafından 26.11.2024 tarihinde ödemenin gerçekleştirildiği görülmüştür.

5018 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 33’üncü maddesine göre hizmet alınmadan ödeme yapılmamasının esas olduğu; eğer 35’inci madde hükmüne göre avans ödemesi yapılacaksa da yüklenme tutarının en fazla yüzde 30’una kadar ve teminat alınmak koşuluyla avans ödemesi yapılması mümkün olduğu düşünülmektedir.

Sonuç olarak, danışmanlık hizmeti ifa edilmeden ödeme yapılmasının ve ön ödeme yapılmasına ilişikin hükümlere uyulmamasının 5018 sayılı Kanuna aykırılık teşkil ettiği değerlendirilmektedir.