ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, özel halk otobüsü işletme ruhsatlarının süresiz ve bedelsiz olarak verilmesini ele almaktadır. Rapor, belediyenin toplu taşıma hizmetlerini ruhsatlandırma yoluyla üçüncü kişilere bedelsiz ve süresiz olarak devrettiğini ortaya koymaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediyelere toplu taşıma hizmetlerini yürütme yetkisi tanırken, bu hizmetlerin imtiyaz veya ruhsat yoluyla devredilebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu devrin belirli bir süre ve bedel karşılığında yapılması gerektiği vurgulanmaktadır.

İncelemeler sonucunda, özel halk otobüsü işletme hakkının belirli kooperatiflere verildiği, ancak bu sözleşmelerde işletme süresi ve bedeli gibi unsurların yer almadığı tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, yıllık vize işlemlerinin süreyi belirlemediğini ve %1’lik payın ihale bedelini ifade etmediğini belirtmiştir. Bu durum, belediyenin toplu taşıma hizmetini bizzat yürütme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; dolayısıyla, bu hizmetin süresiz ve bedelsiz olarak devredilmesi hukuken mümkün değildir.

Sonuç olarak, şehir içi özel halk otobüsü işletme hakkının, belirli bir bedel ve süre karşılığında verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durum, kamu hizmetinin niteliğini korumak ve belediyenin sorumluluğunu sürdürmek açısından önemlidir.

BULGU: Özel Halk Otobüsü İşletme Ruhsatının Süresiz Ve Bedelsiz Verilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Belediyenin yürütmekle görevli ve yetkili olduğu toplu taşıma hizmetini ruhsat vermek suretiyle üçüncü kişilere bedelsiz ve süresiz olarak yaptırdığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde;

f) Toplu taşıma yapmak; bu amaçla otobüs, deniz ve su ulaşım araçları, tünel, raylı sistem dâhil her türlü toplu taşıma sistemlerini kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek.

p) Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.

Belediye, (e), (f) ve (g) bentlerinde belirtilen hizmetleri Danıştayın görüşü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebilir; toplu taşıma hizmetlerini imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde ruhsat vermek suretiyle yerine getirebileceği gibi toplu taşıma hatlarını kiraya verme veya 67 nci maddedeki esaslara göre hizmet satın alma yoluyla yerine getirebilir.” hükümleri yer almaktadır.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere Belediyenin yürütmekle görevli ve yetkili olduğu toplu taşıma hizmetini bizzat yapabileceği gibi Danıştay’ın görüşü ve İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile süresi kırk dokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz suretiyle devrine karar verebilir; on yılı geçmemek üzere 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre kiraya verebilir; imtiyaz veya tekel oluşturmayacak şekilde muhammen bedelini ve süresini belirtmek kaydıyla ruhsat vermek suretiyle gördürebilir.

Yapılan incelemede özel halk otobüsü işletme hakkının 2886 sayılı Kanun’un 51’inci maddesi kapsamında pazarlık usulüyle 18 nolu Şehir İçi Minibüsçüleri Kooperatifi, 31 nolu Şehir İçi Minibüsçüleri Kooperatifi ve 34 nolu Güzelyalı Minibüsçüleri Kooperatifine verildiği; İdarenin söz konusu hizmeti ruhsat vermek suretiyle yaptıkları sözleşmeye dayanarak gördürdüğü; ancak ilgili sözleşmede herhangi bir işletme süresi ve işletme bedeli öngörülmediği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında; her yıl yapılan vize işleminin süreyi, belediyeye gönderilen %1’lik payın ise bedeli ifade ettiği belirtilmiştir. Ancak vize işlemi araçların uygunluğunun her yıl tespit edilmesine ilişkin olup ihalenin süresine ilişkin bir belirleme değildir. Ayrıca %1’lik pay ise ulaşım alt yapısından yararlanma payı olup ihale bedelini ifade etmemektedir.

Sonuç olarak; Belediyenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmeti bizzat yerine getirmeyip, üçüncü kişilere gördürebilmesi mümkün olmakla birlikte bu husus söz konusu hizmetin bir kamu hizmeti olma niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi bu konuda belediyenin görevinin sona ermesine yol açmamakta ve bu hizmetin yerine getirilmesi yönünden sorumluluğu devam etmektedir. Bu niteliği gözetildiğinde, belediyenin görevine giren bir hizmetin süresiz ve bedelsiz olarak üçüncü kişilere bir hak verilmesi suretiyle gördürülebilmesi hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla şehir içi özel halk otobüsü işletme hakkının bir bedel karşılığı ve süreli olarak verilmesi gerekmektedir.