BULGU: Özel Sağlık Hizmet Sunucuları ile Yapılan Sözleşme ve Protokollerde Teminat Alınmasına İlişkin Bir Hükmün Bulunmaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere sağlık hizmeti sağlanması amacıyla özel sağlık hizmet sunucuları ile sağlık hizmeti satın alım sözleşmesi ve protokolü imzalanmaktadır. Söz konusu sözleşme ve protokoller ile sağlık hizmet sunucularının SGK ile olan ilişkileri kurallara bağlanmakta, belirlenen kurallara aykırılık halinde uygulanacak cezalar da düzenlenmektedir.
SGK, sözleşme ve protokol imzaladığı özel sağlık hizmet sunucuları ile sürekli bir borç ilişkisine girmektedir. Benzer hukuki borç ilişkisinin söz konusu olduğu kamu ihale kanunu ve bu kanun uyarınca hazırlanan sözleşmelerde teminat alınmasına ilişkin hükümler bulunurken, SGK ile özel sağlık hizmet sunucuları arasında yapılan sözleşme ve protokollerde teminat alınmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88’inci maddesind e;
“Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzere Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dâhil olmak üzere her türlü teminat almaya yetkilidir.” denilmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmelerinin/Protokollerinin Hazırlanması ve Akdedilmesine İlişkin Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde; “Sözleşme ve/veya SHS’nin türüne göre Kurum tarafından ilgili SHS’den teminat mektubu istenebilir. Teminat tutarının belirlenmesi ile teminat alınmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.” denilmekte iken bu madde Danıştay kararı ile iptal edilmiştir. Fakat Danıştay tarafından Yönetmelik maddesinin iptal edilmesi 5510 sayılı Kanun’un 88’inci maddesinin uygulanmasını durdurmamaktadır. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’da teminat alınmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmasa dahi Anayasanın sözleşme hürriyeti ilkesi çerçevesinde Kurum tarafından özel sağlık hizmet sunucularından teminat alınabilir. Dolayısıyla Kurum tarafından özel sağlık hizmet sunucuları ile yapılacak olan sözleşme ve protokollerden teminat alınmasına ilişkin yasal bir engel bulunmamaktadır.
Sözleşmelerin kurulmasında teminat alınmasının amacı, sözleşmenin taraflara yüklemiş olduğu borçların sözleşme hükümlerine uygun olarak ifa edilmesini sağlamaktır. Sağlık hizmet sunucuları ile sözleşme imzalanması sırasında SGK tarafından teminat alınmaması, Kurumun sözleşmeden doğan cezai şarta dayalı alacakları ile sözleşmesini feshettiği sağlık hizmet sunucularına hatalı faturalandırmalar nedeniyle avans olarak fazla ödediği tutarları tam olarak tahsil edememesi sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte, özel sağlık kurum veya kuruluşlarının muvazaalı olarak devredilmeleri hallerinde de SGK’nın menfaatlerinin ihlal edildiği görülmektedir.
Ayrıca, SGK’nın özel sağlık hizmet sunucularının faturalarından yaptığı kesintiler ve bu kuruluşlara uyguladığı sözleşmeye dayalı cezai şartlara karşı mahkemelerde ihtiyati tedbir kararları verilebilmektedir. Bu kararların bir kısmında ihtiyati tedbir kararı veren mahkemeler tarafından dava bedeli üzerinden teminat alınmadığı ya da sembolik rakamlarla teminat alındığı görülmüştür. İhtiyati tedbir kararı sonrası asıl alacak davası sonuçlanana kadar bazı özel sağlık hizmet sunucularının faaliyetlerini sonlandırdığı tespit edilmiştir. Söz konusu davalar SGK lehine sonuçlansa dahi Kurum tarafından bu alacaklar tahsil edilememektedir. Nitekim Kurum muhasebe kayıtlarında Adıyaman’da bulunan bir tıp merkezinden 158.359.106,80 TL alacak bulunmaktadır. Söz konusu tıp merkezi faaliyetlerini sonlandırdığı için bu alacak için tahsil kabiliyeti bulunmamaktadır. Kurum muhasebe kayıtlarında ise 2021 yılı sonu itibariyle hastanelerden toplam 5.336.257.738,33 TL eczanelerden ise toplam 1.151.425.236,73 TL alacak bulunmaktadır. Bu alacakların bir kısmı için dava ve icra aşaması devam ederken bir kısmı için ise Adıyaman örneğinde olduğu gibi alacakların tahsil kabiliyeti bulunmamaktadır.
Bu itibarla, SGK ile sözleşme ve protokol imzalayan özel sağlık hizmet sunucularından teminat alınması Kurum alacaklarının korunması ve kamu zararının önlenmesi açısından önem arz etmektedir. Özel sağlık hizmet sunucularının sınıf ve büyüklükleri dikkate alınarak her bir sınıf ve büyüklük için ayrı ayrı maktu bir miktar teminat alınması ya da özel sağlık hizmet sunucularına yapılan ödemelerden belirli bir oranda teminat kesintisi yapılması (örneğin %5- %10) gerekmektedir. Ayrıca söz konusu teminatın; hakkında herhangi bir müfettiş soruşturması, kurum incelemesi ya da mahkemede görülmekte olan bir davası bulunmayan özel sağlık hizmet sunucularına sözleşmenin bitim tarihinde ödenmesine ilişkin düzenleme yapılması gerekmektedir.


ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile özel sağlık hizmet sunucuları arasında yapılan sözleşmelerde teminat alınmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ortaya koymaktadır. SGK, sağlık hizmet sunucularıyla sürekli bir borç ilişkisi içinde olmasına rağmen, teminat alınmaması, Kurumun alacaklarının tahsilinde zorluklar yaşamasına yol açmaktadır. Bu durum, SGK’nın alacaklarının korunması ve kamu zararının önlenmesi açısından teminat alınmasının önemini vurgulamaktadır. Önerilen çözüm, sağlık hizmet sunucularından sınıf ve büyüklüklerine göre teminat alınmasıdır.